Ela'nın Anlatımından; Sabah kalktığımda Mert'i koltukta bulamamıştım. Burcu'da çoktan sağlık ocağının yolunu tutmuş gibi görünüyordu. Saate baktığımda neredeyse, dersin başlamasına on beş dakika vardı. Alel acele kahvemi yaparken, bir yandan da hazırlanmaya çalışıyordum. "Off Ela off... nasıl geç kalabilirsin ya!" diye kendi kendime söylenirken, üzerime kalın kazağımı giydim. Ağrı'nın kışı gerçekten içimi üşütüyordu. Mert'in sobayı yakmış olma fikri, içimin ısınmasına sebep oluyordu. Aceleyle kahvemide içip kendimi dışarı attım. Allah'tan okula yürümek kolay olur diye düşünürken, diz boyu karla karşılaşma fikri aklımda yoktu. Karlara bata çıka okula gittiğimde, çocukların çoktan gelmiş olduğunu gördüm. Hepsiyle kısa bir selamlaşmanın ardından "Mert komutanınızı gördünüz mü?" diye sor

