Ruhu yorgun olunca bedeni de ağır bir çöküşe düşerdi. Ruhumun bedenimden büyük yükler taşıdığını defalarca hissetsem de ağırdı her şey gelip geçici olan dünyanın dertleri bedenimde kemer izi olarak yerleşmişken çok ağırdı. Zamanın bana verdiği dert tasa üzerime çöktüğünde kolay kolay gitmeyecekti. Ne kadar istesem de izler başlarda can yakarken artık bana ait kılınmış bedenimden sökülmemeye ant içmiş gibi izler bırakmıştı. Saatlerce kanayıp, kabuk bağlayıp soyulmuştu. Ama iz olarakta yerleşmişti... Ne acıydı ki, hayat bana bunu ders olarak defalarca kez vurmaktan göcunmamış keyifle eylenmişti. Her rüzgarda hissettiğim açık yaralar bedenimi ürpertiyordu. Kalbimin hasarlı yarası kabuk tutmuyordu... Kapısında beklediğim şey son kontrollerim için gerekliydi. Heyecanlı olsam da ritmi hiç b

