Mahir Sonunda cesaretimi toplamış ve Mira’nın yanına gitmeyi başarmıştım. Ama şu an duyduklarım yüzünden ne hissedeceğime karar veremiyordum. Sevinsem mi, yoksa üzülsem mi bilemiyordum. Erkek arkadaşı yoktu; bu, içimi rahatlatan bir haberdi. Ama "kullanmıyorum" dediği andaki o üzgün tavrı... O yüz ifadesi beynime kazınmış gibiydi. Gözlerinin derinliklerindeki kırgınlığı hissetmemek imkânsızdı. Üzülmüştü. Belli ki birileri onu üzmüştü. O ilk gördüğüm andan beri kalbime yerleşen, aklımdan çıkmayan kadını... Kim incitmeye cüret edebilirdi? Onu üzen her kimse, şu an önümde olsa tereddütsüz ayaklarımın altına almak isterdim. Ama hayır... Böyle bir hakkım yoktu. Onun hayatında kimin ne yaptığını sorgulamak için daha erken değil miydi? Kendimi geri çekmeye çalışıyordum, ama tam da o anda içimde

