27. BÖLÜM (DENİZ) Telefonumun ısrarla çalmasına karşılık gözlerimi zar zor aralamaya çalıştım. Nihayet bundan vazgeçip el yordamıyla bulduğum telefonu açıp direkt kulağıma götürdüm. ‘’Evet?’’ ‘’Kardo? Neredesin oğlum, kaç seferdir arıyorum seni?’ ‘’Uyuyordum duymamışım Ozi ya.’’ ‘’Oğlum ağaç oldum lan kapıda iki saattir. Aç şunu hadi.’’ ‘’Dur tamam bekle, açıyorum şimdi,’’ derken yavaşça doğruldum yatakta. Bakışlarım aniden üzerimdeki çarşafı, ardından odayı taramıştı. ‘’Alo! Oğlum Fizan’dan mı geliyorsun lan, hadisene!’’ ‘’Hassiktir...’’ ‘’N’oldu oğlum, cevap versene? Alo!’’ Bakışlarım yavaşça sol yanıma kaydığında Sanem tüm gerçekliğiyle uyuyordu. Üzerimdeki çarşafı kaldırıp baktım. Kalbim bu anın bir rüya olmasını dilerken deli gibi çarpıyordu. ‘’Siktir! Siktir!’’ ‘’Ulan cev

