44. BÖLÜM DENİZ’İN ANLATIMINDAN DEVAM Çalan zilin sesiyle başımı gömüldüğüm bilgisayardan kaldırdım. ‘’Kim be bu saatte?’’ Kapıyı açar açmaz Ozi tüm enerjisiyle daldı içeri. ‘’Kardom! N’aber ya!’’ Kapıyı kapatıp peşinden salona yöneldim. ‘’Oğlum bu ne enerji lan sendeki? Bütün gün tek başına prova yaptık sanki anasını satayım?’’ Koltuğa yayıldığı gibi ayaklarını uzattı. ‘’Ruhum genç benim oğlum, ruhum. Senin gibi erkenden çökmedim.’’ Teklinin yastığını fırlatıp oturdum. ‘’Siktir oradan, ruhu gençmiş.’’ ‘’Kıskanma oğlum. Ee, ne içiyoruz? Ne ikram edeceksin bana?’’ ‘’Hizmetçin mi var lan karşında? Dolabın yerini biliyorsun, git al ne zıkkımlanacaksan.’’ ‘’Senin şu misafirperverliğin gözlerimi yaşartıyor gerçekten.’’ Orta parmağını çekip mutfağa yöneldiğinde arkasından seslendim. ‘’

