2.BÖLÜM 🔱

1339 Words
"Ben bakarım" dedim. Gri saçlı önce beni baştan aşağı süzdü. "Sen nasıl bakacaksın?" Tek kaşını kaldırmış alayla bana bakıyordu. "Merak etmeyin ben çok fazla hasta baktım." Ellerini arkasında bağladı bana doğru bir kaç adım attı. "Sen baktığın hastalarla patronu bir mi tutuyorsun!" kulağımın dibinde bağırmasıyla dişlerimi sıktım. Çatık kaşlarımla meydan okurcasına gri saçlının gözlerine baktım. "Ben Patronunuza en iyi şekilde bakacağım" kelimeleri bastıra bastıra söylüyordum. "En ufak bir hatanda kendini öldü bil!" dişlerini gıcırdatarak söylediği şeyler yüzümü buruşturmama sebep oldu. Yavaş adımlarla cevap vermemi beklemeden defolup gitti. Hemşire kız emekleyerek yanıma yaklaşmaya başladı. Hemen diz çöktüm. "S-sen ne yaptın" mahçup sesi kalbimi sızlatıyordu. "Ben bir şey yapmadım. Benim ellerinden kurtulmam zaten çok zor. En azından sen çocuklarına kavuş" minnetle bakan gözleri tekrar dolmaya başladı. Parmaklarımla gözyaşlarını sildim. "Adın ne senin?" diye sordu. Gülümsedim. Sonunda birimizin ismini öğrenecektik. "Ayla senin?" dedim. "Buse" başını yere eğdi. "Seni asla unutmayacağım Ayla" kalbim acımıştı. Dudaklarım istemsizce büzülmüştü. Elimi omzuna yerleştirdim. Burukça gülümsedim. "Bende seni Buse" ............ Evdeki hemşire ve doktorların hepsi gitmişti. Evin bir bölümünü hastane gibi kullanıyorlardı. Gördüklerimin şokunu hala atlatamıyordum. İnsanlar nasıl bu raddeye kadar gelebiliyorlardı. Bu kadar insanı zorla alıkoyup canlarıyla tehdit ediyorlardı. Sırf istedikleri gerçekleşsin diye. Başımı elimin üzerine yasladım. Tüm gece ayaktaydım. Her an tetikte bir şey olacak diye bekliyordum. Yüreğim ağzımdaydı. Bir türlü üzerimdeki stresten kurtulamıyordum. Bu adamların bana ne yapacaklarını bile bilmiyordum. Kapıda dikilmiş bana tip tip bakan kilolu adama baktım. "Yürü" sesi cüssesine göre inceydi. Oturduğum yerden doğrulup adamı takip etmeye başladım. Sayamayacağım kadar kapıdan geçtikten sonra en sonunda bir kapıda durduk. Ama kapının yanında kocaman bir cam vardı. Camdan göz ucuyla içeriye baktım. Vurulan adam makinelere bağlı yatıyordu. Yutkundum. Ama boğazımdaki yumru bir türlü gitmiyordu. Aksine acı veriyordu. Kilolu adam kapıyı tıklattı birkaç saniye bekleyip açtı. Gri saçlıyı görür görmez gözlerimi kaçırdım. Bu adamla konuşmak dahi istemiyordum. Küçümseyici bakışları çok rahatsız ediciydi. "Sen bu odada kalacaksın. Patronun yanından ayrılmayacaksın. Bütün ihtiyaçlarını karşılayacaksın" başımı olumlu anlamda salladım. Buse gitmeden önce yapmam gerekenleri detaylıca anlatmıştı. Hasta dedeme de baktığım için bu konuda az çok tecrübeliydim. İçeriye bir kadının girmesiyle gözlerim parladı. "Bir ihtiyacın olduğunda Ayşe hanıma söyleyeceksin" yaşlı bir kadındı. Ama kendinden emin ve güçlüydü. Odanın içi iyice kalabalıklaşmaya başlıyordu. Bu biraz tehlikeliydi. "Şey oda çok kalabalık oldu daha yeni ameliyattan çıktı yaraları enfeksiyon kapabilir." gri saçlı tek kaşını kaldırıp sert bir bakış attı ama umursamadım. Sonuçta bu adama bir şey olursa ölebilirdim. Her detayı göz önünde bulundurmalıyım. "Herkes dışarı" gri saçlının talimatıyla odadan çıktık. Gri saçlı yanımızdan ayrılmadan önce odadan asla çıkmamam konusunda beni sertçe uyarmıştı. Gözlerim dolmaya başlamıştı. Ayşe teyze bana destek olmaya çalışıyordu. Ondan bu davranışı beklemiyordum. "Neye ihtiyacın olursa bana gel güzel kızım. Ben her zaman bu evdeyim. Şimdi bana vücut ölçülerini ver ki sana kıyafet aldırabileyim." boğazımdaki yumru yerini tekrar belli etti. Ben sonsuza dek bu insanların elinde mi olacaktım. Dolu gözlerle Ayşe teyzeye baktım. "Ayşe teyze ailemi görebilecek miyim? İçerideki yatan adam iyileşinceye beni bırakırlar mı?" umutla Ayşe teyzemin gözlerinin içine bakıyordum. Küçük bir parıltı görmek istiyordum. Ama ne bir ışık ne bir umut hiçbiri yoktu gözlerinde. Elini yavaşça saçlarıma götürdü incitmeden okşadı. "Aileni unut kızım." gözlerini benden çekti kalbimdeki sızı daha çok arttı. "Sakın bu deli oğlanlara direnme kızım sesini çıkarma yoksa canından olursun ne olursa olsun yalan söyleme. Sen saf, güzel ve masumsun Karan beyimiz belki sana acır" dedi oturduğu yerden ağır ağır kalktı ve uzaklaştı. Gözyaşlarım serbest bıraktım. Hızla içeri girip kapıyı kapattım. Koltuğa oturdum ve bacaklarımı kendime çekip sessizce ağladım. Sadece yardım etmek istemiştim. Küçücük bir yardım. Karşılık bile istemiyordum ki. Uzattığım elimi kırıp bir kenara attılar. Kalbimin üzerinde koca bir yumru vardı. Bu adamı gördüğümden beri hafiflemiyordu. Yatakta uzanan adama ulaştı yaşlı gözlerim. Karan bey demişti Ayşe teyze. İsmi Karan'dı ne garip bir isimdi bu böyle. Sert çehresi tıpkı bankta gördüğüm gibi soğuk ve buz gibiydi. Tüylerimin ürpermesine engel olamadım. Uyuyor olsa bile korkmama sebep oluyordu. Kaşları hala çatıktı. Kirli sakalları onu daha tehlikeli gösteriyordu. Onlar olmadan da tehlikeli görünüyordu. Aslında çehresi çok güzeldi burnu, dudakları, kirpikleri, her şeyi mükemmel görünüyordu. Bu kadar güzel bir yüz neden korkutuyordu beni. Olması gereken bu muydu. Ona olan korkum normal miydi? Beynimdeki düşüncelere beni bir türlü rahat bırakmıyordu. Annemi çok özlüyordum. Kim bilir benim için ne kadar çok endişelenmiştir. Ben olmadan çok yıpranırdı, şu hayattaki tek tutunduğu dalı bendim. Şimdi ise yalnız kaldı. Gözyaşlarım gözlerimi ağırlaştırıyordu. Koltukta iyice kıvrıldım ve gözlerimi kapattım. ............. Gözlerimi yavaşça araladım. Vücudumu koltuktan zar zor kaldırdım. Saate baktım. İlaç saati gelmişti. Hemen ayaklandım. Kapının yanındaki çekmeceden ilaçları çıkardım. Sürahiden su doldurup yatağa döndüm. Başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Yatak boştu. Ahh öleceğim beni öldürecekler. Annem yalnız kalacak. Benim ölüm haberimi alırsa dayanamaz. Elimdekileri bırakıp hemen odanın lavabosuna koştum. Kapıyı hızla açtım. Derin bir nefes aldım. Ellerini yıkıyordu. Şok olmuş bir halde ona bakıyordum. Nasıl bu kadar hızlı ayaklanabilir. Daha dün gece ameliyattan çıktı. Beni farketti. Belkide çoktan görmüştü beni. Ellerindeki suyu sertçe lavabonun içine silkeledi. Yavaşça bana döndü. Hemen yardım etmek için bir adım attım. "Dur!" duyduğum sert ve kalın ses olduğum yere çakılmama sebep oldu. Gözlerimi yere indirdim. "Kaldır kafanı" öfkeli ses tonu yüzünden bacaklarımın titremesine engel olamıyordum. Yavaşça başımı kaldırdım. Gördüğüm görüntü karşısında yutkundum. Her an beni öldürecek gibi bakıyordu. "Kimsin" çenesi mümkünmüşçesine daha çok gerildi. "B-ben beni size bakmam için g-görevlendirdiler." kekeliyordum. Ellerimi birleştirdim. Stresten avuç içlerim terlemişti. O ise bütün ciddiyetiyle karşımda duruyordu. Beni öldürmemesi için içimden bildiğim bütün duaları okuyordum. "Sana diyorum beni duymuyor musun lan!" duyduğum kükreme ile olduğum yerde sıçradım. Dayanacak gücüm kalmamıştı. Kapının pervazına tutundum. Bir adım attı. "Kim görevlendirdi seni!" hemen gözlerim onun gözünü buldu. Mavileri okyanusun ölümcül dalgaları kadar korkunç bakıyordu. Acıdan alnından damlayan ter damlaları usulca yüzünden aşağı akıyordu. Gözlerimi kapattım "G-gri s-saçlı adam" kısık çıkan sesim beni ele veriyordu. Başımın yanındaki duvara avucunun içiyle sertçe vurdu. Başımı yere eğdim. Lavabodan çıktı. "ORHAAAAAN!" bütün evde sesi yankılandı. Arkasından ilerledim. Komidinin üzerindeki ilaçlara ve suya uzandım. Yanına küçük adımlarla ulaştım. "İlaç-ilaçlarınızı içmelisiniz" yüzüne bile bakamıyordum. Elimdekilere sertçe vurmasıyla bardak elimde parçalandı. Avucuma batan cam parçaları canımı çok ama çok yakmıştı. Akan kan midemi bulandırıyordu. 1 gündür hiçbir şey yemiyordum. Vücudumun ağırlığına daha fazla dayanamayıp dizlerim üzerine düştüm. Avucumun içindeki cama dokunamıyordum bile. Gözümden akan bir damla yaş elime ulaştığında tuz yaramı kavurmuştu. Kapının bir anda açılmasıyla gri saçlı adam içeriye girdi bir bana birde Karan denen adama baktı. "Samet Ayşe hanımı çağırın" gri saçlı adamın beni mutlu edeceği aklımın ucundan bile geçmezdi. "Buyurun Patron" hazır olda soğukkanlılıkla duruyordu. "Bu aptalı sen mi görevlendirdin!" duyduklarım karşısında bakışlarımı kalpsiz adama çevirdim. Tiksinerek bakıyordum. "Evet efendim." "Çabuk çıkar şunu! seninle ayrı konuşacağız!" onlara izin vermeden ayaklanmaya çalıştım ama bacaklarım bana ihanet ediyordu. Sağlam elimle yerden destek alıp kalkmaya çalıştım ama bir türlü yapamıyordum. "Senin gibi bir beceriksize nasıl tahammül ediyorlar!" Kolumdan sertçe kavradı. Kemiklerime uzanana kadar sıkıyordu sanki. "Ca-canım yanıyor" beni duymuyordu bile. Ayşe teyzeyi görmemle dudaklarımı büküp başımı sağa yatırdım. Koşarak bana ulaştı. Karan denen iblis beni ona doğru itti. Ayşe teyze hemen kollarını sardı. Bende sarıldım. Hıçkırarak ağlamaya başladım. "Gel kızım. Ah kıyamam ben sana." elimden akan kanı gördü. Yürümekte zorlanıyordum. "Samet gel oğlum Ayla'yı kucağına al yürüyemiyor" başımı olumsuz anlamda salladım. Ama Samet bana doğru adımlamaya başladı. "Samet geç yerine." duyduğum ses ile boğazımdaki yumru yerini tekrar buldu. Ayşe teyze bakışlarını bana çevirdi. Ardından ona çevireceği sırada engel oldum. Benim yüzümden ona zarar gelmesini istemiyordum. Burukça gülümsedim. O iblisi arkamızda bırakarak Ayşe teyzeyle yürümeye çalıştım. Evin müştemilat kısmına zorda olsa ulaştık. Ayşe teyze hemen bir cımbız ve ilk yardım çantasıyla yanıma geldi. Çok korkuyordum. Canım yanacaktı. Cımbızı önce ocakta iyice ısıttı. Ucu kıpkırmızı olmuştu. Gözlüklerini taktı. Elimi avucunun içine aldı. "Sakın elini kımıldatma" başımı olumlu anlamda salladım. Gözlerimi elimden çektim. Bakmazsam daha iyiydi. Kızgın cımbızı hissetmemle çığlık attım. Her bağırmamda boğazım yırtılıyordu. Sanki avucumun içini delik deşik ediyorlardı. Gözyaşlarım bir türlü dinmiyordu. Sağlam elimle bacağımı sıkıyordum. Ama avucumdaki acıyı hiçbir şekilde hafifletmiyordu. "Bitti çok az kaldı" başımı olumlu anlamda salladım. Bütün bedenim acıdan kasılıyordu. Dişlerimi sıkmaktan çeneme giren sancıya engel olamıyordum. "Dayan kızım dayan" Ayşe teyzenin sesi boğuk geliyordu. Görüş alanım bulanıklaşıyordu. Zihnim sanki uyuşuyordu. Başımın geriye doğru gitmesiyle gözlerimi kapattım. Bölüm sonu...
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD