Gözlüğümü düzelterek tablete son kez göz gezdirirken odasından çıkan Yalçın Bey beni görünce ona gitmem için el salladı. Sakince sandalyemden kalktım ve ona doğru ilerledim. Yeniden odasına girdi, bende peşinden içeri girip kapıyı kapattım. "Buyurun Yalçın Bey." Henüz masasına geçmemişti. Hatta sadece kalçasını yaslamış bana bakıyordu. Şu an ki tavrı, sanki lisede öğretmenin ödevimi arkadaşımdan kopyaladığımı anlamış ve azar çekecekmiş gibiydi. Tam anlatamadım ama beni inanılmaz germişti. "Kahve molasına mı göndereceksiniz?" diye sordum. Gözümden bir şey kaçmış olma ihtimaline karşın kafam tam hızda çalışmaya başlamıştı. Unuttuğum şeyin ne olduğunu hatırlamaya çalışıyordum. "Hayır." dedi. Duruşunu bozmadı. Gözü ile koltuğu işaret etti oturmam için. İkiletmeden gösterdiği yere iliştim.

