Zilan, çiftliğin patika yolundan dört nala giriş yaptığında birçok bakışın ona doğrulduğunu görebiliyordu. Çünkü üzerinde bulunduğu atın heybeti o kadar büyüktü ki nallarından sanki silah ateşliyormuş gibi bir ses çıkıyordu. Ahırın tam girişinde durduğunda atın üzerinden indi ve onu orada bekleyen Pınar ile göz göze geldi. Pınar endişeli ve bir o kadar garip bakıyordu. Zilan hemen atlar ile ilgili bir sorun olup olmadığını merak etti ve anıda panik dolu bir sesle “Atlarla ilgili bir durum mu var?” diye sordu. Yarım saat uzun bir süre değildi fakat, eğitim esnasında her saniye bir şey olabilirdi. Bunu çok net biliyordu. Pınar ise nefret yüklü bir ifade eşliğinde “Hayır. Sürtüğün teki ile ilgili bir sorun var. Yeliz, seni odasına çağırıyor. Burada olmadığını söyledim fakat tam dört sefer

