* Beni gerçekten üzen şey Murat'ın söyledikleri değil, Gökhan'ın hiçbir şeyi inkâr etmemesiydi. Bunca şeyi yaptırmıştı. Bir uyuşturucu satıcısı ve azmettirici olduğunu öğrendikten sonra ona karşı nasıl davranmamı bekliyordu ki? Beni yavaşça koltuğun üzerine bıraktıktan sonra ışığı açtı. Daha sonra gelip önümde yere oturduğunda, ona garipser bakışlarla bakıyordum. Yüzünde o sinirli ifadeyle, kaşları hâlâ daha çatık hâldeyken ayağımı eline aldı ve altına baktı. "Diken yok." "Var," dediğimde, gözleri bir anlık gözlerime çevrildi ve sorarcasına baktı, "ama orada değil." diyip yüzümü başka tarafa çevirdim ve ayağımı çekip elinden aldım. O kadar yorgun ve uykusuzdum ki, bu kâbus gibi geceyi bir an önce atlatabilmek, belki de kaçmak adına koltuğa yatıp ona arkamı dönerek gözlerimi kapadım.

