DUR

1090 Words

Cihan’ın parmağındaki altın halka, sanki bir yüzük değil de etini dağlayan kızgın bir demirdi. Hazer Bey’in makasından çıkan o son "çıt" sesi, Cihan için özgürlüğün, Sezen’in ve adaletin sonu demekti. Tam o anda, kalabalığın gürültüsü, zılgıtların tiz sesi ve tebrik fısıltıları Cihan’ın kulaklarında uğuldayan bir sessizliğe dönüştü. Çünkü tam karşıda, köy evinin tozlu avlusunda, bir hayalet gibi duran Sezen’i gördü. Sezen’in üzerinde İstanbul’un renklerini taşıyan ince bir hırka vardı ama yüzü Ağrı’nın kışından daha beyazdı. Gözleri, Cihan’ın parmağındaki o parlayan kurdele artığına çivilenmişti. Cihan, Sezen’i gördüğü an nefesinin boğazında düğümlendiğini hissetti. Yanındaki Evin, mahcup bir gülümsemeyle Cihan’ın elini tutmaya çalışıyordu ama Cihan’ın eli buz kesmişti, bir taş parçası g

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD