BÜYÜK YIKIM

1097 Words

Hazer Bey, telefonu masanın üzerine bıraktığında yüzünde bir zafer ifadesi vardı ama kalbi hâlâ öfkeyle çarpıyordu. Kendi kanından olan oğluna karşı kurduğu bu pusu, ona göre sadece bir "terbiye" yöntemiydi. Telefonu sanki bir suç aletiymiş gibi Fatma Ana’ya uzattı. "Götür, yerine bırak. Ruhunun bile duymasına izin verme," dedi. Fatma Ana, elleri titreyerek telefonu aldı ve yukarı süzüldü. Cihan banyodan çıkmak üzereydi. Odasına girip telefonu yastığın altına aynı özenle yerleştirdi ve hiçbir şey olmamış gibi mutfağa kaçtı. İstanbul’un o sabahki güneşi Sezen için buz gibiydi. Elinde tuttuğu telefonun ekranı kararmıştı ama kulağında hâlâ o yaşlı adamın, o cellat sesli babanın sözleri yankılanıyordu: "Haftaya düğünü var... Cihan artık senin için bir ölüdür." Sezen, yatağının kenarına çökt

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD