Erna eve geri döndüğünde aradan bir saat geçmişti ve Doğu’nun tahmini doğruydu: Ne Dağhan evdeydi ne de Nisan. İçeri girip ortalığı topladı ve hazırladığı sufleleri üzüntüyle fırından çıkardı. Onları servis etmeyi unuttuğuna inanamıyordu. Nisan gelince resmen dikkati dağılmıştı. Hoş, belki kimse yemek istemezdi. Ne de olsa akşam boyunca herkes çok gergindi. Masayı toplarken gözüne çarpan eşyalar ona evde olmadığı süre içerisinde tatsız şeyler yaşandığını gösteriyordu. Her zaman Nisan’ın parmağında gördüğü alyans, tektaş ve evin anahtarı yemek masasının üzerine öylece bırakılmıştı. Anlaşılan ilişkileri gerçekten de sona ermişti. Kapı sesini duyduğunda tüm işleri bitmişti. Dağhan’ın tedirgin bir şekilde mutfağa girmesiyle birlikte buruk bir tebessüm yüzüne yayıldı. Çok zorlanmış olmalıydı

