Arabayı durdurduğunda hemen inmedim. Bir saat kadar önce ona sunduğum teklif her ne kadar onu şaşırtsa da, teklifimi düşündüğünü biliyordum. Tanıdık birinin görmemesi için arka sokakta beni bırakmasını söylemiştim. Emniyet kemerimi çözüp ona baktım. "Ne düşünüyorsun?" Kirpiklerinin gölgesi elmacık kemiklerine düşüyordu. Gözlerini bana çevirdiğinde dikkatle ona baktım. Duygularını gizlemeyi o kadar iyi beceriyordu ki, onu anlamak adına yemin etmemek için kendimi zor tutuyordum. "Kendimden taviz vermemi istiyorsun." dediğinde kaşımı kaldırdım. Ondan istediğim tek bir şey vardı. Onu da çok iyi biliyordu. "Anlamadım." dedim sakin bir sesle. Bir süre bana bakmayı sürdürdü. Direksiyondaki elini sıktığını fark ettim. "Sana anlattığım anımı hatırlıyor musun?" Evet, anlamında başımı salladım

