LİLY
HErkül ün söyledği söz kulaklrımda yankılanıyordu.
'' yemekten sonra seni hiç görmedim ''.
Nasıl olur onca yaşadığımız şey bir rüyadan ibaret olamazdı. bu kadar gerçekçi bir rüya gördüğümü kabul etmek istemiyordum.
- Lily iyi misin ?
Herkülün endişeli sesi ile düşüncelerimden sıyrıldım .
- Ee evet iyiyim ben özür dilerim bir rüya olacağını hiç düşünmemiştim çok gerçekçiydi.
cümleler ağzımdan dökülür dökülmez pişman olmuştum ona onu arzuladığım gerçeğini itiraf etmek gibi bir anlamı vardı bu cümlenin ama bir kere söylemiştim. geri dönüşü yoktu.
- sorun değil liliy bir rüya sadece hadi kahvaltımızı edip yürüyüşe çıkalım olur mu ?
- olur temiz hava iyi gelebilir.
kahvaltı bitene kadar sessizce yemeklerimizi yedik sonrasında yürüyüş ayakkabılarımızı giyip yürüyüşe çıktık.
ormanın temiz havası kuşların cıvıltısı oldukça neşeli aynı zamanda melankolik bir hava yaratmıştı.
sessizliği ilk bozan yine herkül oldu
- lily sana bir soru sormak istiyorum
- tabi dinliyorum .
- rüyanda ne gördüğünü merak ediyorum neden o kadar etkilendin ? hem benden bu kadar etkileniyor olmana rağmen yakınlaşmamıza engel olan nedir ? yeterince yakışıklı mı değilim ?
herkülün bu ani soru bombardımanına hazırlıksız yakalanmıştım ama ona bakireyim ve bu yüzden istemiyorum demek te istemiyordum .
- tek tek yanıtlayacağacım öncelikle rüya ile gerçeği ayırt edebilirim ama gördüklerim çok gerçekçiydi hatta birkaç ufak detay farklı olmasaydı bana yalan söylediğine yemin edebilirim.
ikinci olarak yakınlaşmamıza engel sensin, tek sözünle senin altına yatacağımı yada paranla dize getirebileceğini düşünüyorsun ve bu beni aşırı derece sinir ediyor.
son olarak yeterince yakışıklısın ama konumuzla alakası yok.
iç sesim haddinden fazla yakışıklısın derken herkülün gülümsemesi tüm yüzüne yayıldı .
- bir tahminim var ama bu ihtimal oldukça zayıf geliyor
-nedir
- bakiresin ?
- kes sesini !!
- lanet olsun cidden bakiresin bu yüzden benden uzak duruyorsun . Bunu anlamam lazımdı!
- burdan defolup gidemiyorum ama seni öldürebilirim kapat artık şu lanet çeneni
kahkaha atmaya devam ediyordu bu hem sinirimi bozmaya devam ederken aynı zamanda gözlerim hala tadını unutamadığım dudaklarına kayıyordu. O da bunu fark etmiş olacak ki kahkaha atmayı bırakıp benim gibi dudaklarıma bakmaya başladı.
usul usul dudaklarıma yanaştı ve öpmeye başladı bu gerçek miydi yoksa yine bir hayal mi görüyordum emin değildim bildiğim tek şey bunun bitmesini ve uyanmayı hiç istemediğimdi.
bir sürü uluma benzeri ses duymaya başladığımızda herkül panikle dudaklarımdan ayrıldı ve elimi tutarak hızlıca koşmaya başladı.
-neler oluyor neden koşuyorsun .
- lütfen liliy koş en hızlı şekilde koşman gerekiyor hemen geri dönmemiz gerekiyor
sesindeki panik beni dehşete düşürmüştü korkmaya başladım ama konuşamaycak kadar nefes nefese kalmıştım .
tam villanın önüna geldiğimizde birkaç adım atıp sınıra ulaştığımızda etrafımızda bir düzineden fazla kurt vardı gözlerime inanamıyordum ama evet bir düzineden fazla kurt hemde daha önce hiç görmediğim büyüklükte kurtlar her biri en az 2 metre yükseklik ve dört metre uzunluğunda korkuyla herkülün elini sıkmaya başladığımda.
- sakin ol lily , onlar bu bahçe sınırından geçemez.
korku tüm benliğimi sarmıştı. Gözlerim aniden ortama giren son büyük hatta aralarındaki en büyük kurtta takılı kalmıştı.kurt bu güne kadar gördüğüm siyahın en koyu rengindeydi ve gözleri parlıyordu . göz göze geldiğimiz bir an kısa ama yoğundu üstüme gelip beni parçalayacak paniği değildi hissettiklerim. Koca kurdun sanki benimle iletişime geçmek için çaba harcadığını hissediyordum .
- lily kendine gel bana bak
herkül ün beni sarsmasıyla kendime gelmiştim . Bİr trans halinden çıkmış gibiydim . Korku yine tüm benliğimi sardığı için
- onlar bizi öldürecek canlı canlı kurt yemi olacağız
- hayır beni dinle hiç bir şey olmayacak söz veriyorum
- nasıl
- etrafına bak lily yerdeki sınırı görüyor musun
yere baktığımda tamamı uzun mor çiçeklerden oluşmuş ve tüm villanın etrafını sardığını tahmin ettiğim bir çember vardı daha önce bunu hiç fark etmemiştim bu çiçek bahçenin içinde de neredeyse her yerde vardı
- ne demek bu çember bu çiçek ne anlama geliyor
- bu çiçek bir kurtboğan otu , bu ota yaklaşamazlar hatta uzun süre soluyamazlar onlar için ölümcül bir bitki. Dediğim gibi bize birşey olmayacak ve gidecekler geldikleri gibi.
dedikten sonra kurtlara uzun uzun baktı.Gece gibi zifiri karanlığı anımsatan en büyük kurt kulaklarımı patlatacak kadar yüksek bir desibelde ulumaya başladığında içimde bir yerlerde ufak bir an cılız bir uluma sesi kulaklarıma çalındı .Kurtlar gece nin peşine takılıp gittiğinde ne zamandan beri tuttuğumu bilmediğim nefesimi vermiştim .
- hadi gidelim lily bu yürüyüş sandığım gibi hoş sonlanmadı üzgünüm.
-Sorun değil bu senin suçun değil herkül.
- peki bölündüğümüz andan devam edebilir miyiz ?
dediğinde yüzünde yayılan o büyük gülümseme hem beni ona çekip tüm vucudumu bir elektrik akımına çekerken, aynı zamanda yaşadıklarımın stresnden kaynaklı ona adım atmamı engelliyordu . Sırtımı ona dönerek,
- sanırım dinlenmeye ihtiyacım var biraz yoruldum.
herkülün yüzüne yayılan bir anlık öfke ve hayal kırıklığı karışımı o duygu beni rahatsız etmişti .Bakışlarının aksine oldukça anlayışlı çıkan bir ses tonu ile,
- tabiki yoruldun üstüne gelmek istemiyorum sadece bu olayların öncesi oldukça iyiydi devam etmek istemiştim ama yaşadıklarının seni ne denli sarstığını fark edemedim. Üzgünüm ,
Anlayışla gülümsedim içeri geçtik. Bana ayrılan odaya geçtim ve odada dolaba yerleştirilmiş yeni bornoz ve picamaları görünce oldukça mutlu olmuştum. Duş alıp onları giyindikten sonra kapıı kilitleyip yatağa uzandım ve huzursuz bir uykunun kollarına kendimi bıraktım .