BERFU Konaktan gelen sesler kulaklarıma çalındığında, göz kapaklarımı araladım. Üzerimdeki ağırlıkla birlikte kaşlarım istemsizce çatıldı. Kulağımın dibinde, birinin derin ve ritmik nefes alışverişi vardı. Boğazım kurumuştu; yutkundum ve başımı yavaşça kaldırdım. Gece üzerime çektiğim çarşaf, şimdi Ciwan’ın bedenine dolanmıştı. Ayağı bacaklarımın üzerinde, koluysa göğsümdeydi. “Ciwan...” diye mırıldandım, kolunu hafifçe iterek kendimden uzaklaştırmaya çalıştım. Gece yatmadan önce aramıza yastık koymuştuk... Ama görünen o ki, yastık savaşta ilk düşendi. Gözlerimi sinirle kapadım, başımı tekrar yastığa gömdüm. Ama o an... Kalbim, göğsümün içinde hızla atmaya başladı. Bu yakınlık beni rahatsız etmiyordu. Ürkmüyordum. Tiksinmiyordum. Teninin bana değmesi, tuhaf bir şekilde güven veriyor

