CİWAN "Bulduk onları," diye fısıldadı Dewran, aracı ormanın derinliklerine çekerken. Peşimizdeki araçlar da aynı şekilde köşelerine kıvrılmış, farlarını söndürüp görünmez olmuşlardı. Arabadan fırladım. Kalbim göğsümden çıkacak gibiydi, her adımda toprağın bile beni tutmaya çalıştığını hissediyordum. Ama birden, sert bir el ceketimden tuttu. Rezan ağabey. "Bıraksana ulan beni! Karımı alacağım!" diye tısladım, öfkem sesime sızıyordu ama yine de bağırmamaya çalıştım. Sesimi yükseltmek, içeridekilere yerimizi belli etmekti. "Ulan nereye gidiyorsun böyle tek başına?!" dedi Rezan ağabey, sesi sabırlı gibi ama gözleri alev alevdi. "Sadece senin karın yok orada! Hepimizin canı içeride!" Dişlerimi sıktım, çenem kasıldı. O haklıydı ama bu, içimdeki yangını söndürmeye yetmiyordu. Gözlerimle d

