Akşam üstü hâlâ odasında oturan Zişan'ın aklından geçenler tam anlamıyla beynini kemiriyordu. Bu sabah olanları ne yaparsa yapsın aklından çıkaramıyor, Hamza'nın hareketlerini de sözlerini de unutamıyordu. Bu olanlar hiç hoş şeyler değildi ve yaklaşan bir fırtınanın hafif esen meltem rüzgârını andırıyordu. Nasıl kurtulacaktı bu beladan, onunla nasıl baş edecekti? Tek başına elbette bunu yapabilirdi. Kendisinde o gücü buluyor, kendine inanıyordu. Ama bu iş böyle yürümezdi. Artık Hamza ağanın yaptıkları çizmeyi çoktan aşmıştı. Bir an önce birilerine söylemeli, onun bu saçma yakıştırmalarından kurtulmalıydı. Yaptıkları, söyledikleri aklına geldikçe nefesi daralıyordu Avşar kızının. Annesinin dediği bunca zamandır çıkmıştı, ve işte, yine anacığının doğru bir lafı geldi aklına. Öylesine bi

