Saygı

1220 Words

Avlunun ortasında güneş taşları ısıtıyordu. Hazal, titrek eliyle tuttuğu silahın soğuk metal namlusunu doğrudan kalbinin üzerine dayamıştı. Gözlerinde çılgınca bir kararlılık vardı. Bu, bir yalvarış değil, bir sondu. Gözlerini yumduğu o kısa an, bir gölge hızla üzerine atıldı. Ozan'ın kolları onu sardı, ağırlığıyla yere devrildiler. Silah patladı, ses avluda yankılandı. Kurşun, Hazal'ın kafasının bir karış üstünden geçerek arkalarındaki taş duvara saplandı. Toz bulutunun içinde, yüz yüze geldiler. Ozan'ın nefesi sıcak ve hızlıydı, gözleri öfkeden yanıyordu. Vücudu Hazal'ı tamamen ezmişti ve hareket edemiyordu. "Seni öldürmeyeceğim” diye hırladı Ozan, sesi boğuk ve tehditkardı. "Seni ölmekten beter ederim. Bunu böyle bitirmene asla izin vermem." Hazal, altında hapis kalmış halde ona ba

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD