Ömer Ali neredeyse on beş dakikadır Hatice’yi seyrettiğini fark ettiğinde, öfkelenerek rahat koltuğundan kalktı. Çoktan sabah olmuştu. Hatta saat neredeyse on bire geliyordu. Kendisi iki saat kadar önce kalkmış, duşunu almış, tıraşını olmuştu. Üzerine hakim yaka beyaz bir gömlek altınada keten ince bir pantolon giymişti o kadar. Kahvaltı saati de çoktan geçmişti. Muhtemelen sevgili ailesi yol yorgunudurlar diye onları rahatsız etmek istememiştiler. Aşağıya inmeleri gerekiyordu ama işte… Genç adam Hatice’yi uyandırmaya kıyamıyordu. Sonra yapacak başka bir şey bulamadığından karısının yanına getirdiği, odadaki küçük kitap raflığına dizmiş olduğu kitaplara bakınmaya başlamıştı. Kitapların neredeyse hepsi iki yazara aitti. Birisi Julia Quinn diye yabancı bir yazar bir diğeride Türk yazar Fat

