8.BÖLÜM

2687 Words
YAĞIZDAN DEVAM Erva biran bayılınca elim ayağıma dolaştı hastaneye nasıl vardım bilmiyorum hastaneye girdiğimizde ervayı hemen bir odaya aldılar kapıda beklerken annem ablam yareni gördüm yaren ve ablam hızla yanıma gelip "Erva nasıl birşeyı yok değilmi?" başımı sallayıp "Bilmiyorum icerideler hayla birsey söylemediler" annem gülerek "Umarım geberirler de bu saçmalık sona erer " dediğinde anneme sertçe bakıp "De diyorsun anne sen içerideki kız benim karım karnındaki çocuk da benim bebeğim ya laflarına dikkat et yada git buradan şimdi seninle de uğrasamam zaten canım burnumda " "Bak annecim bu kız bizim dengimiz değil bu saçmalığa son ver artık " anneme iyice yaklaşıp "İstemiyormusun anne sen ervayı gerçekten" "Hayır yağız istemiyorum ne ervayı ne de karnındaki cocuğu" ağır ağir başımı sallayıp "Peki tamam erva gidecek evinden ve bir daha asla yüzünü görmeyeceksin ervanın " annem gülümseyince ablam ve yarene dönüp "Ben ervayı kendi evime götürüyorum bi daha gelmiyeceğiz size zahmet esyalarımızı toplattırıp gönderirsiniz ben efeyi gönderirim almaya" annemin yüzündeki gülümseme sönerken kaşları catıldı "Sen nereye yağız ben sen değil o kadın gitsin istiyorum" "Üzgünüm ama karım ve çocuğumun istenmediği bir evde bende istenmiyorumdur karıma söylenen her söz bana söylenmis sayılır " annem bi anda bana sertçe bakarken "Peki gidebilirsin karınla ama şunu unutma gittiğin anda tüm miras hakların elinden alınacak" cebimden arabanın anahtarını cıkarıp anneme uzattım daha sonra cüzdanımdakı sirkete ait kredi kartlarını ve telefonu da çıkarıp annemin eline bıraktım gülerek "Üzerimdekileri de şirketin kartlarıyla almıştım onları da çıkarıyımmi?" ablam ve yaren bize gülerken annem geçip oturdu anneme dönerek "Gitmiyormuydun sen size ait olan seyleri de aldın gitsene " annem sertce bana dönerek "Gelinim ve torunumu bekleyecem onlarla birlikte gidecez evimize " anneme gülüp beklemeye başladım kapı açıldığında doktor bana dönüp sert bir dille "Bu kadının yakını kim " doktora yaklasip "Ben kocasıyım neyi var karımın" "Nasıl bakıyorsunuz siz bu kadına iskence mi ediyorsunuz hizmetçilik mi yaptırıyorsunuz size daha geçen hafta düşuk tehliklesi var demistim ama bu gün durumu daha kötü birdahakine bu kadar şanslı olmaz serumu bittikten sonra ultrasondan muaine edecem iyi aksamlar " diyererek gitti doktor odaya ervanın yanına gittiğimde eli karnındaydi saçları yastiğa dagalmıs uyuyordu ah aptal kız ikimizin de hayatını alt üst ettin ne sen bana göresin ne de ben sana göre koltuğa oturup beklemeye başladım annem yaren ve ablam da yanıma gelip oturmaya başladılar ablam ervanın başına gidip saçlarını okşamaya başladı dolu gözlerle bize dönüp "Neyini sığdıramadınız şu küçücuk kızın koca eve o da istemezdi demi bu hayata gelmeyi sadece ervanın değil ikinizin de hatası olan olmuş madem veliahtım diye kızı yanında tutuyorsun o zaman düzgün bak kıza bu kız senin kum torban değil sinirini ondan cıkaramazsın anne artik sende farkına var senin oğlun da hatalı kız gelmek istemedi yağız zorla getirdi eve artık üstune gitmeyin" başımı ağır ağır sallarken hemsire geldi ve biten serumu çıkarıp ervayı uyandırdı erva uyandıgında etrafa bakıp ablama gülümsedi beni görünce bi anda kaşları catıldı hemsire ervaya kalkmayın doktor bey muayneye gelecek diyip çıktı kısa bir beklemenin ardından doktor odaya gelip ultrason aletini ervaya yaklaştırdı erva karnını açınca jelı karnına sıktıktan sonra aleti ervanın karnında gezdirmeye başladı yanındaki kadına birkac tıbbi terim soyledikten sonra 16 haftalık gebelik deyince günlerin ne ladar hızlı geçtiğini anlamıstık erva ekrana bakarken doktor ervaya bakıp "Kalp atışlarını dınlemek istermisin " diye sordu erva heyecanla başını sallayınca doktor ultrason cihazının sesini acarak bize kalp atışlarını dinletmeye başladı dünyanın en huzurlu sesi gibi gelmişti sevmediğim bir kadından çocuğum olacaktı belkide ervayı sevseydim şu an herşey daha farklı olabilirdi ama sevmiyordum bir gecelik birseyin başıma bu kadar iş acacağını hayatımı sikeceğini tahmin edememistim. Derin düşüncelerden kurtulup tekrar ekrana bakmaya başlamıştım. Doktor tekrar bize bakıp peki cinsiyetini oğrenmek istermisiniz dediğinde erva ikilemde kalmıs gibiydi yaren heyecanla "Ayyy evet ona göre odasını hazırlayıp minik minik elbiseler alırız" deyince doktor dahil hepimiz gülmeye başlamıstık doktor yarene bakıp "Malesef küçük hanım anneyle babanın kararı o " deyince erva doktora bakıp "Evet öğrenmek istiyorum" demisti doktor ultrason aletini ervanın karnında biraz gezdirdikten sonra "Hadi küçük göster kendini bize evet hazırmısınız " dediğinde erva heyecanla doktora bakarken başını salladı doktor ervanın gözlerinin icine bakarak "Evet kücük anne sana aşık bir yakışıklı geliyor" diyerek güldü erva sevincle yarene sarıldı yaren ve erva sarılırken icimde bi burukluk hissetmistim ablamda gidip ervaya sarılarak ervanın başını öptü annem gülerek izliyordu onları doktor ervaya yeterli beslenmesini fazla ayakta durmamasını hatta yataktan dahı cıkmamasını soyleyip birkac ilac yazdiktan sonra karnını silmesi için pecete verdi erva yaren ve ablamın yardımıyla ustünü düzeltip kalktı daha sonra çıkış işlerını halledip cıktık hastaneden annem ve yaren ablamın arabasına doğru giderken ben danışmadan bize taksı çağırmasını istedim annem bana şaşkınlıkla bakıp " Yağız ne yapıyorsun oğlum" "Taksi çağırıyorum anne mirastan men edilmistim ya az once " annem yanıma gelerek arabamın anahtarını ve kartlarımı uzattı bana "Hemen pesimizden eve gel yağız varisimi ve gelinimi benden uzaklaştırma " diyerek ablamın arabasına bindiler erva anlamamıs gözlerle bize bakarken elinden tutup arabaya doğru götürdüm ervayı Yola çıktıgımızda ara ara ervaya doğru bakıyordum erva kafasını cama yaslamış dısarıyı izliyordu sessizliği bozmak icın radyoyu actığımda SERKAN KAYADAN AŞK NE DEMEK BILEN VARMI calıyordu ervaya baktığımda gözleri dolmuş sessizce eslik ediyordu bir süre sessizce sadece şarkıyı dinledik ervanın yaşlarının aktığını görebiliyordum şarkı bittikten sonra radyoyu kapatıp ervaya seslendim "Kalbinde kimse varmı?" erva bana dönüp "Anlamadım" dediğinde "Neyini anlamadin erva kalbinde kimse varmı?" "Hayır ben daha önce kimseye aşık olmadım " dediğinde şaşkınlıkla baktım "Yani bu yaşına kadar kimseye aşık olmadın mi?" "Küçükken olduklarımız sayılırmı?" diye sorduğunda biraz gerilmistim "Evet sayılır " dediğimde "Hmm küçükken ismail yk ya asıktim tüm şarkılarıni ezbere bilirdim hatta yurda gizlice telefon soktuğum olmustu dinleyebilmek icin" Söylediğiyle kahkaha attım küçük karımın benden önce hayatında kimse olmamıştı eve vardığımızda ervayı odaya cıkarıp yatağa yatırdım duşa girip duş aldıktan sonra tekrar odaya döndüğumde ablam ve yaren ervanın yanımdaydı hatta ablam ervanın saçlarıyla oynuyordu benim geldiğimi farketmemislerdi henüz ablam ervaya "Uykun geliyormu ?" diye sorduğunda erva "Normalde uykum yoktu ama saçlarımla oynayarak uykumu getirdin abla " diyerek güldü hafifce öksürerek geldiğimı belli edince ablam ve yaren ayaklandılar onlar odadan çıktıktan sonra gece lambasını yakıp lambayı söndürüp yatağa yattım. Ben yatağa girdiğimde erva gerilmiş titriyordu. "Rahat ol kasma kendini uykuda insan yemiyorum" "Yemiyor olabilirsin ama bilemedim şimdi aniden boğazıma yapışırsın kafama silah falan dayarsın ne biliyim yastıkla boğarsın hersey olabilir acikcasi pek güvenemiyorum sana " kahkaha atarak "Yok be o kadar da cani değilim uyuyan bir meleği öldürmem uyurken melek gibisin de uyandığında icindeki seytan da uyanıyor" "Şeytanlarımız savaşıyor yağız " "Dilde papuç gibi" "Beyinde yok gibi" son söylediğiyle hızla elleriyle ağzını kapattı kolumdan destek alarak uzerine döndüm kaslarımı catarak "Ne dedin sen" "N-ne dedim ben " "Bana kelime oyunu yapma erva ne dedin" "Sana kelime oyunu yapmıyorum yağız ne dedim ben" "Ervaa" "Yağız" "Ne dedin sen " "Bende sana soruyorum ne dedim ben ?" derin nefes alarak "Beyinde yok gibi dedin erva beynim yokmu benim" "Aaa ne munasebet ben beyinde çok gibi dedim" derin nefes aldım basımı sallayarak tekrar yerime uzandım bu kadın benim sabrımı zorluyordu ervaya döndüğümde sırtını başlıga dayamıs etrafı izliyordu "Erva" "Hıı" "Uzan" "Uzanamam" "Neden" "Uykum yok" "Neden yok" "Bilmem yok işte" "Hiçmi yok" "Yokun çoğu azı mı olur yok yoktur" "Erva uyu" "uyuyamam" "Neden" "Neden mi bunu soruyormusun bi de " "Ne halin varsa gör erva ben yatıyorum" Elimi ervanın karnına attığım sırada ervanın karnı guruldamaya başladı kafamı kaldırıp baktığımda utanmıs etrafı izliyordu "Erva" "Efendim" "Açmısın" "Hayır" "Ama az önce karnında bi aslan kükredi" "Aslanın karısı aslan olur kedi mi miyavlasaydı?" dedi dalgayla sonra da "Neyse uyuyalım" diyerek uzandi erva "Eminmisin istersen mutfağa inelim" "Yok gerek yok uyuyalım " diyerek carşafı üstüne cekıp uyumaya başladı gece elimdeki hareketlilikle uyandım gözümü açıp gece lambasını yaktığımda erva gözlerini dikmis elimi inceliyordu "Erva" "Efendim yağız" "Iyimisin" dudağını yalayarak "Iyiyim sen" "Iyi bende" "Allah iyilik versin" "Sağol da elime ne yapıyorsun" "Inceliyorum" "Neden?" "Güzelmis" diyerek elimi daha fazla incelemeye başladı "Erva elimden uzak dur" diyerek elimi hızla çektim erva bana bakarken "Napacaktın elime" "Şey ben ııı sey yapacaktım elini" "Ney yapacaktın" "Şey yapacaktım işte" "Ben senin yerine söyliyim ham yapacaktın delimisin kadın sen ben yemiyorum ama uykuda az kalsın sen beni yiyordun " "Ne alaka ya ben uyku sersemliğiyle rüyamda yemek yediğimi görmüstüm o yüzden şey yaptım" yataktan kalkıtiğımda erva anlamaz gözlerle bana bakıyordu "Ben misafir odasında uyuyacam bu odada can güvenliğim yok" diyerek odadan çıktım mutfaga inerek ervaya atıştırabileceği birşeyler hazırladım tekrar yukarıya çıktığımda erva uzanmış gözlerını sıkıca kapatmıstı odanın kapısının sesine gözlerini açıp bana baktı "Kalk hadi acıkmışsın sen belli az kalsın beni yiyordun" "Ha bunu akıl edebildin sonunda vicdansız" "Vicdansız?" "Evet en son dün sabah 2 lokma kahvaltı verdiniz hamileyim ben hamile hamile kadınla böyle mi davranılır" diyerek ağlamaya başladı hormonları zirvedeydi yanına oturup "Tamam bizim hatamız haklısın kalk hadi ye bişeyler de uyu" "Senin için değil yoksa senin elinden ölümsüzlük iksiri olsa gider zehir icerim ama cocuğum ac" diyerek tepsiyi elimden alıp yemeye başladı bu kadın herzaman haklıydı benim hatamdı hamile olduğunu bile bile aç bırakmıştım verdiğim cezanın ağırlığını simdi anliyordum Erva tepsideki herseyi yedikten sonra tepsiyi tekrar elime verip banyoya yürüdü. ben tepsiyi masaya bıraktıgımda odaya gelip göz devirdi tepsiyi eline alıp kapıya doğru yürüdüğunde "Erva" "Hay erva kadar başına efendim" "Nereye" "Canım sıkıldı turlayacam biraz iznıniz varmi beyzadem" "Gecenin bu saatinde mi?" "Evet ya ne yaparsın can bu ne zaman sıkılacağı belli olmuyor" "Ha tamam o zaman fazla uzun sürmesın" dediğimde göz devirip yürümeye devam etti 2 adımda yanına varıp kapının önüne geçtım "Nereye" "Gecenin bu saatinde elimde tepsiyle nereye gidiyor olabilirim?" "Bilmediğim için soruyorum" "Çayda çıra oynamaya gidiyorum" "Saçmalama erva" "Tepsiyi mutfağa götürecem nereye gidebilirim ?" "Haaa dursun sabah asiye abla gelir alır" "Hooo dorson soboh asoyo ablo golor alor kokar be kokar" "Senin dilin uzadı ha iyice" "Uzat uzattırıyon sana tepsiyi götür diye vermistim sen götürmediğine göre ben götürecem" "Erva sinirimle oynuyorsun " "Vuracaksan haber ver tepsiyi bırakıyım sonra toplaması zor oluyor" tepsıyi elinden alıp cıktım odadan yetisemiyorum ben bu kadına herseye verecek bi cevabı var ve sonuna kadar haklı tepsiyi mutfaga birakıp tekrar odaya gectim erva uzanmıs tavanı izliyordu gidip yanina uzandiğımda bana sırtını dönüp uyumaya çalışıyordu "Erva" "Evet erva adım erva ezberledin artik " "Senin telefonun yokmu hiç görmedim elinde" "Vardı ama artık yok" "O nasıl oluyor" "Şöyle oluyor vardı ama sen beni buraya apar topar getirdiğin için alamadım yanıma o yüzden artık yok" "Neyse bi ara hallederim onu" "Gidip eski telefonumu alsam" "Hayır bir daha o eve o mahalleye gitmen hatta bu evden bu odadan çıkman bile yasak " usulca başını salladı sadece biraz sonra da nefesi düzene girince uyuduğunu anladım güzel kadındı cocuğum genlerini güzel kadından alacak ama sevmiyordum saate baktığımda 3 bucuğa geliyordu bende gözlerimi kapatıp uyumaya çalıştım Sabah gözlerimi açtığımda ervayla kitlenmiştik resmen biz bu hale nasıl gelmiştık ervanın saçlarını yüzümden itıp başımı kaldırdım ervanın başı goğsümde kollarını belime dolamıstı sıkıca bende ona sıkıca sarılmıstım bacaklarımız birbirine dolanmıstı ervayı yavaşca üstümden ittiğimde homurdanarak arkasını dönüp yastiğa sarıldı yataktan kalkıp banyoya girdim duş alıp çıktiğımda erva hayla uyuyordu yanına yaklaşıp omzundan sarsarak "Erva" "Hııı" "Erva" "Hııııı" bu sefer sert bir şekilde "Erva!" "Cehennem ne var ne bi uyutmadın sabah sabah" şaşkınlıkla kaşlarım havalanırken erva tek gözü açık bana bakarak başını salladı "Ne var papağan gibi erva erva " Başımı sallayarak "Kalk hadi kahvaltıya inelim" "Koyduğun yasaklara kendin bile uymuyorsun benden nasıl uymamı bekliyorsun ki unuttuysan hatırlatıyım benim bu odadan çıkmam yasak!!" "Ben yokken yasak ben yanındayken dışarıya da cıkabilirsin odadan da" "Bende seninle çıkmak istemiyorsam peki" "Öyle bir lüksün yok desem peki" diyerek kolundan tutup yataktan kaldırdım "Çıkmayacam aç değilim " "Yemek zorundasın vicudumdan bir uzvumu kaybetmeye dayanamam " "Afiyet olsun size ben aç değilim" diyerek banyoya doğru yürümeye başladı. Kolundan tutup kendime çektım ve kucağıma aldım kapıyı acıp merdivenlerden inerken erva "Ya bıraksana beni yemiyecem ac değilim hem daha giyinmedim" dese bile umursamadan aşağıya indirdim herkes masaya oturmus kahvaltı için bizi beklerken bende ervayı sandalyesinin yanına bırakıp kendi sandalyeme gectım herkes şaşkınlikla bize bakarken asiye ablanın kızı sıla bize çay doldurmaya başladı sılaya bakmadan "Erva'ya meyvesuyu getir sıla" ablam yaren ve babam bize samimiyetle gülerken annem sinirle bakıyordu ervaya bakıp "Neden yataktan çıktığın gibi geldin ne bu hal" Anneme bakmadan "Ervaya yürüme anne ben indirdim onu bu şekilde" "Bu evin kuralları var" "Olabilir ben nasıl uymuyorsam erva da uymak zorunda değil hem arada olabilir boyle seyler erva hamile ve rahat giyinmesi daha iyi olur" erva ayakta dinliyordu sadece "Hem şu an üzerinde pijama da yok bunlar normal kıyafetler dışarıda da giyinebiliriz" annem başını sallamakla yetindi sadece Erva ayakta beklerken ablam "Erva otursana tatlım ayakta bekleme" dediğinde erva sandalyeye oturdu Çekindiği her halinden belli oluyordu sadece arada meyvesuyundan içiyordu önüne biraz peynir koyduğumda bana baktı şaşkınlıkla hafifçe kulağına eğilip "Elimi kaybetmek için çok gencim erva o yüzden lütfen düzgün yemek ye" dediğimde erva başını eğip güldü herkes kahvaltısını edip kalktıktan somra birden dışarıdan silah sesleri duyuldu herkes şaşkınlıkla birbirine baktıktan sonra cökmüştü erva anın şaşkınlığıyla öylece kala kalmıştı ervayı hemen kolundan çekıp üstüne kapandım camların hepsı kırılmış cam kırıkları üzerime sıçrıyordu erva altımda sessizce beklerken ayağa kalkıp ervayı ablama emanet edip belimden silahımı cıkararak dışarıya doğru koştum efe yanıma gelip "Abi memduhun adamları yapmış gözünü korkutmak ihaleden çekilmen icin" "Kimsede birşey varmı efe" "Hayır abi amaçları sadece göz korkutmak" efeye başımı sallayıp tekrar içeriye döndüm erva cökmüş bekliyordu ervayı kaldırıp sarıldıgımda aglamaya başladı biraz ağladıktan sonra benden uzaklaşıp "Ne oluyor yağız" "Birşey yok erva önemli değil" "Önemli değil mi az önce yağmur gibi kurşun yağdırdılar neyi önemli değil" "Erva birşey yok dedim daha neyi uzatıyorsun" "Uzatıyorsun derken benmi uzatıyorum cidden kusura bakma ya normal böyle şeyler tabi özür dilerim ya hata ettim" diyerek hızla merdivenlerden çıkmaya başladı peşinden gittiğimde benim geldiğimi görüp sertçe kapıyı çarptı kapıyı açıp içeri girdiğimde erva ayakta bekliyordu yanına yaklaştığımda elini kaldırıp "Sakın sakın bana yaklaşma " bir adım daha atıp dibine girdiğimde "Benim sıradan bi hayatım vardı lanet olsun o geceye nereden tanıdım seni nereden girdin hayatıma çık artık hayatımdan lanet olsun çık allah kahretsin çık defol git artık istemiyorum seni hayatımda zorla getirdin buraya sormadın bile istiyormusun diye bırak beni gidiyim kendi sıradan hayatıma devam ediyim sende ne ben ne de bu bebek hayatına girmiş say" "Gidemezsin hiçbir yere burada benimle yaşamaya mecbursun benimle kalmaya mecbursun " "Ben hiçbirseye mecbur değilim ve sende beni burada zorla tutamazsın ne lanet bi adammışsın hayatıma girdiğin geceye lanet olsun" dediği anda sinirime hakim olamayıp tokat attım ervaya erva yatağa düşüp eli yanağına gitti ben elime bakarken icimden kendime lanet ettim o sırada erva ayağa kalkıp hiçbirşey söylemeden odadan çıkıp gitti ben anın şokuyla elime bakarken yaren odaya gelip "Abi erva koşarak gitti" dedi gitti sözü beynimde yankılanırken bende koşar adımlarla aşağıya indim herkes şaşkınlıkla bana bakarken ben dişarıya çıkıp efeye bağırdım efe ve yanında bi adam koşarak yanıma gelınce efeye dönerek "Nerde lan yengen" "Abi koşarak çıktı gitti" "koşarak çıktı gitti ne lan ben sizi bu kapıya niye diktim" diyip hemen arabama binip yola çıktım başta ervanın kendi evine sürdüm eve gidip sertçe kapıyı çaldığımda kapıyı deniz denen dallama açtı "Nerde lan erva " "Ne demek nerede erva" "Bana kelime oyunu yapma karım nerde?" diğerleri de kapıya koşup geldiklerinde daha siddetli bağırdım "Erva nerde cevap verin çabuk" başak hızla yanıma koşup "Asıl sen söyle nerede benim kardesım" başağı itip hızla içeri girdim ve tek tek tum odaları aradım "Erva buradaysan cık hemen kaçamazsın benden " diye bağırdığımda deniz kosarak yanıma gelip yakama yapışıp "Nerede lan erva ne yaptın kıza" "Yarrak yarrak konuşma bilsem gelip burada mi ararim lan sikik?" "Niye kaçtı lan o kız ne yaptında kaçtı" "Sana ne lan karı benim karım istersem döverim istersem el üstünde tutarım sana ne " "Lan ben ona bakmaya kıyamıyordum ben onu sevmeye kıyamıyordum sen ne yaptın lan benim sevdiğime" duyduklarımla kan beynime sıçramıştı denizi hemen yere yatırıp yumruklamaya başladım aynı zamanda zamanda bağırıyordum "Sen nasıl benim karımı seversin lan orospu çocuğu benim karımın adını ağzına almayacaksın benim karımı düsünmeyeceksin" hem yumruklayıp hem bağırıyordum beni üstünden alıp ittiler "Bu burada bitmedi amina koduğumun çocuğu unutma daha hesaplaşacaz" "Alacam onları senden ervayı ve bebeğini alacam senden " hızla geri döndüğümde beni tekrar geri itip dışarı cıkardılar aramadıgım yer kalmamıştı ama yoktu hicbir yerde eve geri döndügümde herkes salonda oturmustu "Geldi mi?" diye sorduğumda olumsuz anlamda başlarını sallamışlardı odaya gidip yatağa uzandım ervanın yastığına sarıldığımda onun kokusu vardı yastiğı fırlatıp yataga sırt üstü uzandığimda telefonun bildirim sesiyle gözlerımı actim....
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD