Tekerlekli sandalyedeki adam soğuk ve sert bir ifadeye sahipti. Yüz hatları keskin, duruşu ise doğal bir asalet taşıyordu. Rahatça geriye yaslanmış hali, sanki bir tahtta oturuyormuş izlenimi veriyordu; sessiz ama baskın, sakin ama buyurgan… Kaan Alper. Onu görür görmez Raife Hanım her şeyi anladı. Bakışlarını sertçe Sude Naz’a çevirdi. Demek mesele buydu… Kızın son günlerdeki cüretinin, bu özgüven patlamasının sebebi belliydi artık. Bu adam… Ona güveniyordu. İçinden “Biliyordum!” dedi. “Demek Kaan Alper’le birlikte oldun!” Sude Naz ise Kaan’a baktığında kaşları hafifçe çatıldı. Buraya neden gelmişti? Onu izlemeye mi yoksa olacaklara müdahale etmeye mi? “Sevgili nişanlım,” dedi Kaan Alper sakin bir sesle. “Geciktiğim için kusura bakma lütfen.” Tekerlekli sandalyede oturmasına rağmen

