KUMANIN YEMİNİ - 6

1812 Words
(KURGU DA BEHMAN ADI BEHRAM OLARAK DEĞİŞTİRİLMİŞTİR. BİLGİNİZE) İşte bazı hayatların rotaları böyle anlarda belli oluyordu. Ceylan, Behram ’ın karşısında zar zor yediği yemekten sonra ilacını alıp odaya çekildi. Yatağa girip cenin pozisyonu alarak biraz olsun uyumaya çalıştığında dizleri acıyordu. Avuç içleri de iyi durumda değildi. Yine de belli etmemişti. Lakin bilmediği şey Behram çoktan anlamış giden karısının ardından bakarken iç çekmişti. Ceylan kıvrıldığı yerde için için ağlarken yatağın diğer tarafının çökmesi ile irkildi. Kımıldamadı ama üzerine örttüğü örtünün altından bacağı tutulunca nefesini tuttu. “Uyumadığını biliyorum. Dizlerinin ve ellerindeki yaralarının üzerine merhem sürelim saralım daha kötü olmasın. Sızlar şimdi onlar.” “Gerek yok acımıyor.” “Ceylan, uzat dedim.” “Boşver. İlgilenmek zorunda değilsin.” Kaşları çatılan adam dişlerini sıktı. Sert davranmak istemiyordu lakin Ceylan resmen bunun için zorluyordu. Gözlerini kapayıp göğsünü şişirecek kadar büyük bir soluk alıp verirken elindekileri komodinin üzerine bıraktı ve örtüyü kaldırdığı gibi onu ortaya çıkardı. Ayak bileklerinden tutup kendine çektiğinde zaten ince olan bilekler avucunun içinde sabit kalıyordu. “Dur ne yapıyorsun?” Sırt üstü yatar hale getirdiğinde paçalarını dizinin biraz üzerine kadar kıvırdı. Ceylan itiraz etmek istese de “Rahat dur” diye uyaran adamla durdu. Pamuğa biraz tentürdiyot sürüp hafif hafif yaralı yere sürek Behram ara ara üflüyordu. Kendini sıkan genç kadın ise yutkunuyor ellerini sıkmak istiyor ama yaralar yüzünden yapamıyordu. Bu yaşına gelmişti ama kendi ana babası bir kez dştüğünde yara olan dizlerini görmemişti. Merhem sürüp sızlar diye üflememişti. Gözlerinin dolduğunu anladığı an başını diğer tarafa çevirdi. Çok kötü bir ruh halindeydi. Behram ise canını yakmaktan korkar gibi önce ilaç sürdü ardından sargı bezi ile sardı. İki dizine de bunu yapıp biraz daha yaklaştı. Elini avucuna aldığında dudaklarından kaçan hıçkırığa engel olamayan Ceylan şimdi sesli biçimde ağlıyordu. Adam ne yapacağını başta bilemese de elindekileri yere bırakıp yatağa uzandı ve ağlayan kızı kendine çekti. göğsüne sığınması ile anlık nefesini kısıtlı tutsa da sakinleştirmek için sırtını okşadı. Saçlarını sevdi. Uzun saçları ilk defa örgü değildi. Açık aliyle sanki bir örtü misali örtüyordu sırtını ve boynunu. Ceylan ağladı. Ağladıkça Behram ’a daha da sığındı. Ardından yorgunluk omuzlarına tıpkı dünyayı taşıyan Atlas’ın omuzlarına binen yük gibi bindiğinde gözleri kapandı. O uyudu Behram düşündü. O biraz olsun rahatlamak istedi. Behram , bundan sonra neler olacağını kestirmeye çalıştı. bir kez koynuna almıştı. Onun ilki ve sonuydu. Bir de sevdiğinden bahsediyordu. Yutkundu. Dün gibiydi cılız küçük bedeni ile yanında oturuşu ve imamın nikahı kıyışı. Elbette dokunmamıştı. On sekiz yaşını geçtiğinde bir kez daha nikah tazelemişlerdi zira Emine Hanım istemişti. Behram dokunmamayı seçince de Zühre gelmişti. O da gözlerini kaparken başı genç kadının başına denk geldi. Saçlarından yayılan koku nefes aldıkça adamın içine işledi. Saatler geçti. Günler birbiri ardına geçip gitti. Ceylan sessizleşti. Behram onu anlamaya çalıştı. En başta da kendini çözmeyi istiyordu. Lakin bir şeye alışmıştı adam ve o da karısı ile bir yatakta uyumak. İnsan hemen alışır mı derler. Alışıyormuş. Orada kaldıklarının üçüncü gününde Ceylan başka odada yattığında gece yarısına kadar uyuyamayan adam kalkıp usulca gitmiş kadının yanına girip sırtını dönüp yatmıştı. Uyandıklarında ise sarmaş dolaşlardı. Diğer tarafta ise Aras daha da barut fıçısı, Elvan daha da sessiz, Nehir ise daha da sinirleniyor ama bir şey diyemiyordu. Ceylan’lar döndüğünde Emine Hanım onları karşıladı. Oğluna sıkıca sarıldığında gözleri hemen arkasındaki gelinindeydi. Onun da yanağını okşayıp “Hoş geldiniz kızım” dediğinde baş selamı veren Ceylan bakışlarını kaçırdı. Temizlik ve yemek için giden çalışan ona kanlı çarşafı söylemiş müjdeyi vermişti. Zühre ise ilk kez merdivenleri peş peşe çıkan karı kocaya bakarken kaşlarını çatıyordu. Koridorda karşılarına çıkıp “Hoş geldiniz. Behram , kızlar seni çok özledi bir baksan mı?” dediğinde adam “Tamam” dedi. Ceylan’a dönüp “Sen geç odaya birazdan geliyorum” deyip elindeki çantayı verdi. Kızların odasına geçen adam onları öpüp koklarken üst kata çıkan Ceylan odaya girmişti ki peşinden gelen Zühre kapıyı kapadı ve dönüp hemen “Girdin mi koynuna? Yattın mı onunla?” diye sordu. Genç kadın şoka girmişti. Çantayı yatağın kıyısına bırakırken ses çıkarmadı ama kolundan tutulup döndürüldüğünde ateş saçan gözlerle dudakları aralandı. “Söylesene. Kocamın koynuna girdin mi? Onunla yattın mı?” “Abla ne yapıyorsun? Bırak kolumu canımı acıtıyorsun.” Dişlerini sıkan kadın “Bana masum ayakları yapma. Emine ana zorlasa da senin gönlün varmış ki kocamın koynuna girip onunla yattın. Amacın ne? Erkek çocuk doğurmak mı? Bunca sene döşeğine yatmadın da şimdi mi yatasın tuttu. Bahane uyduramadın mı?” derken bu defa kaşları çatılan Ceylan oldu. Sanki o sonradan gelmiş de karşısındaki kadının kocasını elinden almıştı. Kendini geri çektiğinde “Yeter artık” diye sesini yükseltti. İnanamayan gözlerle Zühre’ye bakıp sordu. “Sen ne dediğinin farkında mısın?” “Farkındaydım.” “Bence değilsin. Farkında olsan sesini çıkarmazdın.” “Hadi ya nedenmiş o. Hem kocamla yat hem ben sesimi çıkarmayayım. Bu nasıl bir rahatlık ya.” Ceylan ona öyle bir baktı ki dilinden dökülenler karşısındaki kişiye haddini bildirmek için yeterliydi. “Sen durumunu ve konumunu unuttun galiba çünkü kocam dediğin adam önce benim kocamdı. Sen benim üzerime kuma geldin. İkinci kadın sensin. Benim kocamdan çocuk yapan da sensin. Şimdi onunla birlikte oldum diye bana hesap soramazsın.” Zühre, büyümüş gözlerle bakıp “Sen, sen çok fenasın. Anam zorlamasa koynuna girmediğin adama ne hakla kocam diyorsun? O benim çocuklarımın babası. Seninle önce evlenmesi bir şeyi değiştirmez.” Dediğinde sesindeki ton kıskançlığın zehriydi. Genç kadın kapıyı gösterdi. “Çık dışarı. Sana kocamla yaptığım şeylerin hesabını verecek değilim. İster anamın zoruyla ister keyfim istedi diye. bunu anlasan iyi olur. Ben Behram ’ın karısıyım. Önce benimle evlendi. Unutmaman gereken şey tam olarak bu.” Zühre o kadar öfkelendi ki üzerine yürüyüp genç kadına tokat attığında yere düşmesini sağladı. Tehdit eder gibi parmağını sallarken “Kocamdan uzak duracaksın. Duydun mu beni? Bir daha onun koynuna girmeyeceksin. Yoksa hiç görmediğin yüzümü gösteririm sana” dedi lakin sertçe kapanan kapı ile irkildi. “Hangi yüzünmüş o Zühre önce bana göster bakayım.” Behram , yerdeki kadına baktığında sağ gözünün seğirdiğini hissetti. Zühre bir şey diyemeden Ceylan kalktı. Yanağından süzülen yaşı silerken “Bir şey yok Behram . Zühre de şimdi çıkıyordu.” Deyip konuyu kapamak istedi. Ceylan’ın yüzündeki tokat izini fark eden adam “Vurdu mu sana?” dediğinde sesi kaskatıydı. Zühre korku ile bir adım gerilediğinde adam gürledi. “Sana vurdu mu?” Genç kadın yutkundu. Başını eğdiğinde bu kabulleniş ile yanındaki kadının kolunu tuttuğu gibi odadan çıkardı. Peşi sıra sürükler gibi götürürken gözlerinin önünde Ceylan’ın perişan ve kendini ölüme gönderirken ki bitmiş hali geliyordu. Ona sevdiğini söylediği bunun için sonunda kendini ona sunduğu ve geçen beş gün. Çalışma odasına soktuğunda kapıyı kapadı. Zühre korkudan titriyordu çünkü Behram eser gürlerdi ama ona hiç böyle davranmamıştı. Bu defa tehdit eden adamdı. “Bak, ilk ve son uyarımı yapıyorum sana Zühre. Lafımı ikiletir sorun çıkarırsan hele hele Ceylan’ın üzerine gidersen andım olsun kızları alırım seni de babanın kapısına bırakırım. Anladın mı? Bana kötülük yaptırma. O kızı da ezebileceğini düşünme. Unutma. O senin değil sen onun kumasısın. Bu hanede senden ötürü çıkacak sorunu istemiyorum. Bir daha uyarmayacağım.” Kadın itiraz etmek için ağzını açtığı an odaya dalan Ceylan ikisine baktı. Behram ’ın koluna yapışıp “Yapma. Çocuklarının annesi o. Benim yüzümden ezme onu” dedi. Adamsa “Senin yüzünden değil sınırlarını bilmediği için ilk ve son kez uyardım. Ayrıca sana öyle davranmaya hakkı yok. bunca zaman sen ona sesini dahi yükseltmedin. O da sana saygı duyacak.” Dediğinde Zühre’ye döndü. “Dediklerimi iyi belle.” Ceylan’ın kolundan tutup odadan çıktığında geride kalan Zühre sinir, korku ve ihanete uğramışlığın verdiği o duyguyla ağlamaya başladı. Çöküp kaldığı koltuğun üzerinde “Benim de adım Zühre’yse bu konakta sana gün yüzü göstermem Ceylan” diye yemin etti. Odaya geçtiklerindeyse başını eğmiş parmakları ile oynayan karısına bakan adam çenesinden tuttu ve başını kaldırdı. “Eğme başını sen kötü bir şey yapmadın.” “İyi ama ona kötü davrandın. Kızlarının annesi o yapma. Bana bilensin istemiyorum.” “Öyle bir şey yapamaz. Hem çocuklarımın annesiyse ona göre davranacak. Sana vurma hakkını ona kim veriyor.” Bakışlarını adamın gözlerine diken genç kadın boynunu kimsesiz gibi büktü. Dudakları titriyor kalbi sol yanını acıtıyordu. “Behram . Bunları yani tüm bu olanları bana acıdığın için yapmıyorsun değil mi?” İç çeken adam olumsuz şekilde başını sallarken dudaklarını yaladı. “Sana dürüst olacağım. Sana acımıyorum ama kör kütük de aşık değilim. Sadece geçen bu kısacık zaman da görmeye başladım. Seni görüyorum Ceylan ve bu görme kalbimde neyi nasıl şekillendirecek bilmiyorum. Lakin ne yapıyorsam içimden geldiği için yapıyorum. Neyse, hadi sen üzerini değiş bende aşağıya ineyim.” Ellerini kızın yanağına koyup eğildi ve alnından öptü. Geri çekildiğinde dudaklarında yer eden tebessüm Ceylan için kalp kıpırtısıydı. Behram odadan çıkıyordu ki genç kadın “Bu gece gelecek misin?” diye sormadan edemedi. Zühre’ye gitme düşüncesi boğazına kızgın demir saplıyordu. Başını sallayan adam kahvelerini kadının yeşillerine değdirirken “Uyumak istiyorsam gelmem lazım zaten” dedi. Odadan çıktığında koridoru yürüyüp alt kata inerken düşündü. Zühre ile de birlikte olmuş hatta çocukları doğmuştu ama hiç onsuz uyuyamadığını hatırlamıyordu. Zaten iki kadının odasından hariç kendi odası vardı ve ikinci kızı olduğundan beri orada kalıyordu. Şimdiki kalış yeriyse Ceylan’ın odası olacak gibiydi. Kim bilir belki de böylelikle kalbi ısınır onun kendini sevdiği gibi kadını severdi. *** Kına yapılırken Elvan solgundu. Nehir yanından hiç ayrılmıyordu. Emine Hanım kına yakılırken gerinerek tam altını iki avucuna da koyduğunda kadınların bakışlarında kıskançlıkla gıpta bir aradaydı. Satılıp mal gibi hanesinden yollanıyordu. Ona en çok da bu koyuyordu. Düğün ise tam bir hayal kırıklığıydı. Elvan yine solgundu. Hiç kalkıp oynamadı. Nehir de aynı şekilde öylece ablasının yanında bekledi. Onun hasta gibi yüz halini görüyor korkuyordu. Aras ise öyle bir suratla oturuyordu ki sanki onun düğünü değil düşmanının eğlencesiydi. Düğün bitip konağa geldiklerinde ise en üst kat onlara ayrılmıştı. Odada baş başa kaldıkları an Aras boynundaki kravatı yırtar gibi çıkardı. Ceketi de çıkarıp tekli koltuğun üzerine attığında duvağının altından öylece titreyerek bakan kişi Elvan’dı. Sinirle soluyan adam işaret parmağını kaldırıp kıza sallarken “Bu odanın içinde olanlar ve olacaklar burada kalacak. Sorana sesini çıkarmayacaksın. Anamın da ağzını ben sabah kapatacağım. Anladın mı?” dediğinde cılız bir “Anladım” dan başka bir konuşma geçmedi. Odada giyinme kısmı vardı. Eşyalar gelirken Aras oraya geniş bir koltuk yerleştirmelerini söylemişti. Camın önüne geçip bir sigara yaktığında Elvan hala ayakta öylece dikiliyordu. “Dikilip durma sinirlerimi bozuyorsun. Git gelinliğini çıkar zıbar.” İncecik parmaklı elini yumruk yapan kız tek kelime etmeden kendini banyoya attı. Suyu açıp ağlamasını kamufle ederken duvağını çıkardı. Tokalar teller derken başının dibi resmen asit dökmüş gibi sızlamıştı. Gelinliğin fermuarının yanda olması işine gelmiş hemen çıkarmıştı. İç çamaşırları ile kaldığında gördüğü şeyle gözleri büyüdü. Regl olmuştu. beyaz çamaşırı kirlenmiş kasıklarındaki sızı ben buradayım dercesine kendini belli etmişti. Aklından geçense “Bu gece istese de beni koynuna alamazdı.” Oldu. Aras, giyinme tarafına geçtiğinde üzerini değiştirdi. Duş almakla uğraşmayacaktı. Sabah da çarşafa birkaç damla kan damlatıp gerçek karı koca olduklarını göstermek yeterli olacaktı seslerinin kesilmesi için yani en azından bir süre. Hoş, sabah uyanan Elvan sayesinde buna da gerek kalmayacaktı ama ikisi de bunu bilmiyordu.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD