Karaca Laçin... Zihnimin içindeki bütün ışıklar aynı anda söndü. O uğursuz, o kulak tırmalayan düz çizgi sesi odanın duvarlarına çarpa çarpa beynimin içinde uğuldarken, göğsümün tam ortasında bir şeylerin koptuğunu, paramparça olduğunu hissettim. Az önce elimi tutan, bana sığınan, dillerinden dökülen o tek kelimeyle içimdeki bütün dünyaları yıkan adam, şimdi kollarımın arasında bir ceset sessizliğine bürünmüştü. "Hayır! Hayır, bu olamaz! Gitme, hayır!" Gözlerim yuvalarından fırlayacak gibi açıldı. Göğsüme oturan o devasa panik dalgasıyla ne yapacağımı bilemez bir halde geriye doğru sendeledim. Delirmiş gibiydim. Birkaç saniye önce duyduğum o ses bir serap mıydı, yoksa ölümün bana oynadığı son ve en vahşi oyun mu? Zaman daralıyordu; her geçen saniye o koca bedenden yaşamın kırıntılarını

