Sana Git Demeyecegim Ama Siktir Git Koray

739 Words
"Koray, bak git diyorum." diyerek dik dik bakmaya başladı Gamze. Neden uyuzdu bu çocuk bu kadar? Neden yani? Neden sevimli bulunacak tek bir tarafına bile denk gelmemişti ki? Ego yığınının tekiydi işte. "Gözlerin kal der gibi gibi." "Gözlerim daha çok siktirip gitmezsen ağzının ortasına yumruğu yersin der gibi ama, yine de sen bilirsin." "Tabi ki ben bilirim. Bir ilişkide her zaman erkeğin sözü geçer Gamzeciğim, bunun bilincinde olman çok hoş olmuş gerçek--" dediğinde, sözünün bitmesine sebep olan cidden tam ağzının ortasına yediği yumruktu. "Oha! O neydi lan öyle?" "Uyarmıştım." diyerek okuduğu kitaba geri çevirdi başını Gamze, sanki az önce yumruğu atan kendisi değilmiş gibi. "Kızım desene boyum bir elli, ama kodummu oturtmam demek anlamına gelmiyor diye. Çenem çıktı galiba lan." Gamze dudağını ısırıp, gülmemek için kendisini zor tutarken, Koray da çenesini sağa sola oynatıyordu eliyle. "Vallahi de hissetmiyorum." "O zaman, konuşamıyor da olman gerekirdi teknik olarak. Ama, malesef ki susmuyorsun. Bu da, bir şeyin yok demek. Şimdi, defolur musun?" "Siktirden daha nazik en azından. Kabul edilebilir." "Gidiyorsun yani." "Yok. Sen bi tık üzüldün gibi canısı. Az daha oturayım madem." dediğinde kolundaki sızı ile birlikte çığlık attı. "Biliyorum, çok tatlıyım. Mükemmelim. Hatta muhtesem ötesiyim de, niye bunu ısırarak belli ediyorsun? Öpebilirsin mesela." Yanağını uzattığında cevap olarak aldığı tokattan sonra derin bir nefes alıp "Peki." dedi. "Bu sefer ben seni öperim." "Kezzap dökerim ağzına." "Gözlerime de şiş sok bari. Tam olsun olmuşken." "Planlarım var zaten." "Doğru zamanı kolluyorsun demek, fantazilerini üzerimde uygulamak için. Biliyordum." "Of ya. Cidden." dedikten sonra, bağırdı Gamze. "Offfffff!" Ayağa kalkıp kitabını aldı sinirle ve tekrar çığlık atarak uzaklaştı oradan. Belki okuldan birileri duyar, Koray rezil olduğunu düşünür ve birazcık olsun rahat bırakır onu sanmıştı, lakin, arkasından "Çok ateşli hatun be." diyen Koray'ın düşünceleri bunun tam aksini söylüyordu. ***** "Hadi diyorum Aleyna ya. İmzala şunu." "Hayır dedim ya. Yürü git. Atmam ben imza falan. Gideceğim diyorum." "Ya tamam, baban tamam. Annenin suçu ne, söyler misin?" "Bilmiyorum. Bilmek de istemiyorum. Düşünmek de istemiyorum." "Mantıklı düşünürsen affedeceksin çünkü. Sen de biliyorsun." "Off. Benimle uğraşacağına kardeşine baksana sen ya. En son öldürecek biri bir köşede." "Kim?" "Sevdigi kız, erkek kardeşi. Ben. Ve tercihen, ben." "Tamam. Sen şunu imzala. Ben de gidip onu sizin başınızdan alayım." "Kadir. Bak git." diyerek kağıdı itekledi. "Ne güzel sözleşme sunuyorum sana işte. Daha ne istiyorsun, anlamadım ki?" "Rahat bırakmanızı." "Teyzem istemese sana yalvarmaya meraklı değilim zaten ben de. Ne nazlandın ha?" "Gel biraz da sen nazlan, madem çok sıkıldın." dediğinde Miraç'ı tuttu Aleyna. "Dur be, manyak!" "Sebep?" "Kuzenim. Hatırladın mı?" "Ne çok akraban var senin de be." dediğinde güldü Aleyna. En azından geçerli bir sebep bulduğu için mutluydu. Yani, Koray dururken abisini dövmesi pek de akıl kârı değildi. Birini dövecekse kesinlikle bu Koray olmalıydı. "Anlaşmanıza çok sevindim. Hadi şimdi de biz anlaşalım." diyen Kadir'e göz devirdi Aleyna. "Ne anlaşması." "3. Dünya Savaşı, barış anlaşması galiba. Bu kadar düşünmesinin başka sebebi olamaz yoksa." "Düşünmüyorum ben." dedi sinirle. "Hayır diyorum. Neden anlamıyorsun?" "Aley. Bak canım kuzenim. Beni illegal işlere zorlama. At şunu." "illegal?" "Senin yerine imza atarım diyor yani." diyerek Kadir'e döndü tekrar. "At. Mahkemede kabul etmediğimi söylediğimde bir güzel içeri attıklarında mükemmel resimlerini ve kopyalama tekniklerini orda icra edersin artık." "Biri anlatır diye bekliyorum da, neyse." diyerek kağıdı aldı ve Aleyna'nın yanına oturarak okumaya başladı Miraç. Madem kimsenin anlatmaya niyeti yoldu, kendi öğrenirdi. "Neden zorluyorsun bu kadar?" diye sordu, okumayı bitirince Kadir'e. "Anne babası onu çok seviyor da, ondan. Tamam, karısı ölmek üzereyken bir eşeklik yapmış olabilir adam. Aleyna da haklı. Haksız demiyorum. Ama bu kadar büyük bir cezayı hak etmiyor. Gerçekten." "Iyi." Ayağa kalkıp "Bende de kalabilirsin. Ciddiyim." dedikten sonra gitti Miraç. Annesine olanlardan sonra, başkasının hayatına karışmaya asla niyeti yoktu. Hele ki sevdiklerinin. O iyiliklerini isterken, her seferinde tersini yapmış vaziyette buluyordu çünkü kendini. Kadir "Sevgilin bu. Değil mi?" diye sorduğunda başını salladı Aleyna. "Neden hiç şaşırmadım acaba?" "Hayret. Ben her gördüğümde şaşırıyorum oysa." dediğinde güldü ikisi de. "Bu arada, bizde de kalabilirsin. Yani, kalacak yerin yok diye yapmıyorum bunu. Gerçekten, herkes üzüldüğü için, seni sevdikleri için. Yani, sevdiğimiz için yapıyorum. Yoksa, hepimizin kapısı, her zaman açık sana. Bunu bil." "Ağlamaya da başlayacak mısın?" "Biraz daha yalvartirsan, neden olmasın?" "Al ya. Iyi tamam." diyerek imzayı attı ve sinirle oturdu yerine. "Olur da tekrar sinirlenirsem, senin odanda yatıp, seni de camdan aşağı atacağım." "Alt kattaki kızın baya gideri var aslında.. Bir nevi iyi olur. Direkt kucağına atlayıp, hayatına a böyle girsem ne yapabilirsin ki diye sorabilirim. Hayır demez bence." Gülerek "Def ol git Kadir." dedi Aleyna.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD