"Burası güzel." Oturup çantasını yanına attıktan sonra, diğer ikisinin oturmasını bekledi Aleyna. Miraç çantayı sakince alıp arkasına asarak yanına oturmuş, Gamze de onun karşısı yerine kendi karşısına geçmeyi tercih etmişti. İkisinin de gerginliği gözle görülür biçimdeydi. Aslında Gamze pek itiraz etmemişti, ama şu an onda da bariz bir gerginlik vardı.
"Ne yesek ki?" İkisinden de ses çıkmayınca, "Peki." dedi. "Siz bilirsiniz."
"Tavuk olabilir."
"Çorba mı içsek?"
Ikisi de aynı anda konuştuğunda gülümsedi ve eline aldığı telefonu masaya bıraktı. Bir dahaki suskunluklarında masadan kalkıp gideceğini ya da Koray'ı arayacağını açık bir şekilde belli etmişti ikisine de. Yani, Gamze itiraz etmedi dediyse, tamamen etmedi demek değildi. Onu da tehdit etmiş olabilirdi çok az. Tamam canım, biraz daha fazla, çok az..
"Çorbayla başlayıp, sonra tavuk yiyelim bari."
Siparişler verildikten sonra, sessiz geçen yemeğe dayanamayarak elindeki çatalı masaya sesli bir şekilde bıraktı ve ellerini masanın üzerinde birleştirerek çenesine dayadı.
"Derdiniz ne sizin?"
"Ne?"
"Ne derdi? Yok öyle bir șey."
Ikisi de aynı anda itiraz edince elini havaya kaldırdı susmaları için.
"Bahane üretmek yerine, açıklama yapsanız iyi olur. Sinirlerimin tepeme çıkmasına son üç milimetre falan kaldı çünkü. Malum, kısa insanım ben. Çabuk yükseliyor ibre."
Gamze "Annemi.." dediği anda "Bir şey olduğu yok." diyerek sözünü kesti Miraç.
"Sıkılıyorum ama ben."
"Sıkı can iyidir aslında."
"Hem yakışıklı hem espri anlayışı yüksek bir erkek arkadaş, bana çok fazlaydı zaten." deyip gözlerini devirdiğinde güldü hepsi.
Sonra ikisi göz göze gelince, gülümsemeleri solduğunda "Tamam." diyerek sandalyesinden kalkıp, Koray'ın oturması için yer verdi eliyle.
"Bu da ne?"
"Ne oluyor lan?"
"Biz gidiyoruz." diyerek Miraç'ın elini tuttu kalkması için. "E kardeşin sıkılsa mıydı tek başına? Yazık." diyerek hızla çıkarttı onu oradan.
"Kuzenin ne alaka kızım?"
"Kardeşinden nefret ettiğin halde, kıskanıyor da olamazsın değil mi?"
"Nefret mi? Benden nefret eden o."
"Hah. İşte tam da böyle. Anlat. Bi rahatla, bi kasma arkadaşım ya."
"Kanka da de istersen."
"Ha, ne?" diye sorduktan sonra "Aman be." diyerek güldü. "Ağzımdan çıkanı kulağım duymuyor arada, biliyorsun."
"Yine de, demezsek." deyip, arabaya bindiğinde, Koray konusu kapandığı için Aleyna'dan iyisi yoktu şu an. E gerisiyle de Gamze ilgilenirdi artık. Her şeye de o yetişemezdi ya..
****
"Ben de yiyeyim mi ondan?" dediğinde eline vurdu Gamze, bir kez daha.
"Ne var ben de yesem? Ismarlamıyorsun da."
"Miraç ödemiştir parasını. Al ye dedim ya ne istiyorsan."
"Olmaz." diyerek kaşlarını kaldırıp indirdi yavaşça. "Ben ondan istiyorum."
"Zıkkımın kökü Koray." dedikten sonra, bir çatal daha götürdü ağzına, yemeğinden. "Yiyemezsin dedim."
"Aç mı kalayım? Yazık değil mi bana? Büyümeyeyim mi ben? Gelişimimi tamamlayamadan mı öleyim istiyorsun?"
"Küçük olduğunu kabullenmen ne güzel." deyip gülümsediğinde, Koray'ın da güldüğünü görünce durdu bir an. "Ne?"
"Hiç. Üç etti."