Dün gece yıldızların altında parıldayan taze ve sıcak kanı bedeninden akıttıktan sonra sabahın altın sarısı güneşinin altında siyah takım elbisesini üstüne geçirmiş özel jetiyle İstanbul a uçuyordu Yaman. Gece olanlar vahşeti andırıyordu ama Yaman ın aklında tek bir pencere açıktı. Koyu zümrüt yeşili gözlerin hasreti yüreğinde yanan bir ateşle her daim aklındaydı. Yaman oturduğu koltukta geriye yaslandı ve derin bir nefes alarak gözlerini kapattı. Her ayrılık daha çok bağlıyordu onu vahşi güzeline. Hayal ettikçe yüzünde tebessüm göğsünde dolu dizgin bir yürek can buluyordu. Yaman ın yolunun sonu artık tek bir kapıya çıkıyordu Meva Kerimoğlu nun olduğu her yer yeni bir dünyaydı onun için. Yutkundu. Yaşadığı onca acıya rağmen bunu hissediyor oluşuna şaşırıp korksada bugüne kadar cesareti i

