Ateş'in sırtındayken bütün okulu turlamıştım. Önce onu en üst kata çıkartmış, her katta "Deh!" ve benzeri sözcükler söyleyerek ilerletmiştim. Sonra kantinin etrafında 5 tur attırıp kütüphaneye sokmuştum. Konferans salonuna inmeyi de ihmal etmemiştim. Uzun bir süredir sırtında seyahat ediyordum ve bu eğlenceliydi. Bana tek kelime dahi edememiş ama ona bakıp gülen herkese tek tek sövmüştü. Ebelerinden girip teyzelerinin oğlunun metresine kadar saydıran Ateş, en son tekrar bahçeye çıktığımızda durdu. "Ne duruyorsun bay öküz? Sola dön spor salonuna gideceğiz." "Bir oraya girmemiştik amına koyayım. Küfüre aldırma. Sana etmedim. Genel." Aldırmadım. "Sallanma, hadi yürü. Deh!" diyip güldüm. "Gitmiyorum oraya. Bu kadar gezmek yetmezmi?" "Yetmez. Yürü, gidiyoruz." "Gitmiyorum dedim. Çok

