SİNSİLİK BEDAVA

1662 Words
CANKAT   " Ya bitmedi mi daha?” diye mızmızlandım. Bir hazırlık bu kadar sürer mi insafsızlar?  Ebru ve Şebnem benim de partiye gideceğimi öğrendiklerinden beri kulaklarına inanamayıp, beni hazırlamak icin swat ekibi oldular. Sanki dünya kupası finaline sahaya çıkıyorum. Altı üstü parti arkadaş. Kızların neden bir türlü zamanında bir yere gelemedikleri belli oldu. 1. Yüzlerine sıva, astar, boya yapar gibi kat çıkıyorlar arkadaş. Iyi ki bir izin verdim. Hemen o kocaman bavul gibi çantalarından bir sürü şey çıktı ortalığa. Kaç kat şey süreceksiniz kızım suratıma. Sür Allah sür bitmiyor. Kaş, göz, kirpik, dudak. Allah ne verdiyse hepsini boyadılar. Saçlarıma daldılar k******e gibi. Çekistiriyorlar, maşa mıdır nedir, o sıcak zamazingoyu kullanıyorlar samuray savaşçısı gibi. " Fenalık bastı ama. Bitmedi mi bu çile?” diye tekrar sordum. Ebru hanım çıkıştı. " Ne şikayet ettin kızım ya. Bitiyor işte. " deyip bir posta daha yanaklarıma bir şeyler sürdü. " Karnaval palyaçosuna benzetmeyin de. Bu kadar sür sür sür, bitiremediniz. Surat surat olalı bu işkenceyi görmedi. Parti bitecek, hazır olana kadar. " Şebnem gülmeye başlamıştı. " Ee güzellik emek ister Başak hanım. Ne sandın?” Ebru da başını sallıyordu. " Seni baştan yaratıyoruz kızım. Madem aldın o elbiseyi ki hala inanamıyorum " deyip, yatağın üzerine yaydıkları kırmızı mini elbiseye baktı. Şebnem elbiseyi askısından tutup, kaldırmıştı. " Ben de. Kafana ne düştüyse iyi olmuş. O kadar söylüyorduk, inat ediyordun illa oğlan çocuğu gibi görüneceğim diye. Oh be. Nihayet kurtuluyorsun o çuvallarından. " " Değişiklik zamanı gelmişti. " diye sırıttım. " Bence de. Azıcık göster kendini. Kanka bunun içinde seni görünce herkes şok olacak. Burak'ın ın var ya dibi düşecek sana. " diye kıkırdadı. Amaç da şok etmek zaten. Ebru da kıkırdıyordu. " Evet kanka, kesinlikle. Çok beğenecek seni kesin. Belki dans bile edersiniz " Dedi ve gitti benim kulaklar. Birbirlerine bakıp, çığlık attılar gene ve heyecanla el çırpıp, zıpladılar. Gene. Beni de aralarına alıp, aynı deli sevinç ayinine kattılar gene. Bu bizim gol sevincindeki halimiz gibi. Iyi de oradaki maç. Koca maçın kaderi o golle değişiyor. Bu sadece elbise. Yani bu tantana niye? Kızlar tuhaf. Üstlerine giymeleri bizi bağlamıyor ki. Ha beğeniyor muyuz?  Evet. Yakışmışsa kör değiliz herhalde. Ama ondan fazlası tinnn. Biz öyle bin tane ayrıntısına, modeline, rengine nerden dikkat edelim. Üstünüzde nasıl durduğu değil, üzerinizden ne yapsak da çikartsak kısmı bizi bağlıyor. Yanı ambalaj kağıdı güzel diye paketi açmamak olur mu?  Bu onun gibi. Hande teyze bugün bir heves bana iç çamaşırı aldı. ☺☺Tezgahtar kızla iki saat ölçüp biçtiler. Kup muymuş ne karın ağrısı ise ona baktılar. Yok göğüs çevresiymiş, yok duruşuymuş, yok büyük, yok küçük gösteriyormuş. Canım cennet gibi mağaza turu kabusa döndü. Şekerci dükkanına girip bir tane bile yiyemeden çıktım sanki. Yahu valla küçük büyük, yuvarlak, armut bizi çok bağlamıyor. Şeklini, şemalini filan öyle fazla tınmıyoruz. Yani tercihler olabilir. Gördükten sonraki aşama için tabi. Genel olarak başlangıçta sadece görmek istiyoruz. Yok be yalan ! Her daim görmek istiyoruz. Kendime not : Kızlar sandığımız gibi onlara dokunmayı , bakmayı bizim kadarı bırak, hiç akıllarına getirmiyorlar. Bunu bizim çocuklara söyleyeyim. Öyle sürekli dur bir açıp, bakayım durumları yok. 2. Tam istediğim gibi sazan'cığım panik atak oltaya geldi. Biliyordum benim başına öreceğim çorabı önceden görmek isteyeceğini. Bu Başak kadar kontrol delisi, bayan doğru olursanız işler kontrolden çıkarsa panik atak yaşarsınız. O deneme kabininden resim atarken panik olan suratı ve sinirden patlamasını yanımdaymış gibi gözümün önüne geldiği için sırıtıp durmuştum. Parti için seçip, sır olarak tuttuğum elbiseyi görmezse ölür ölür. Ortasından balon balığı gibi patlar safinaz. Tabi ki damladı eve. Iyi de yaptı aslında. Seneler sonra kız gibi giyinmem, üstüne üstlük partiye gitmem Doğan amcayı sevindirmiş, Hande teyzeyi neredeyse mutluluktan delirtmişti. Yazık alışkın değiller ki küçük asosyalin normal yaşıtları gibi davranmasına. O anca eve kapanıp, burnunu kitaplarına gömsün. Kızın bir hayatı yok. Okulda da öyle. Geçen yıl şu Ebru ve Şebnem'le samimi oldu da azıcık kantindi, kafeydi, bahçeydi filan sınıf dışında gördüm. Yoksa o en arkada, köşedeki sırasına yapışık, kitaplarının ve kulaklığından dinlediği şarkılarının dünyasında yaşıyor. Antisosyalin teki işte. Ha bir de insanı sinir eden ukala konuşması var. Anladık zekisin, çok kitap okuyorsun, sanat sepet seviyorsun da bu havan kime kızım senin? Konuşulanları saçma bulmuş gibi kafa sallayıp, göz devirmeler, hiçbir aktiviteye gelmemeler. mKız okul gezisine gelmedi yahu. Neyse iyi ki şimdi geldi de Hande teyzenin bir milyon sulu öpücüğü ve neredeyse mutluluktan ağlayacak halde çektiği bitmeyen fotoğraflara  poz vermekten kurtuldum. Doğan amcanın kapıyı açıp, " Cankat, merhaba. " dediğini duyunca iki şeyi merak ederek kapıya baktım. " Merhaba, baba.. Doğan amca. " dedi. Güzel, bu kez ezik gibi giyinmemiş. ✔Tişört de kot da sevdiklerimden seçmiş. Saç da. Yani, eh! " Hayırdır oğlum?" diye merakla sordu babam. Ben atıldım. " Cankat götürüyor ya beni partiye. Demiştim ya size. " deyip, laf kalabalığı yaptım. Hahaha, Odin'in sakalı adına. Beni, yani kendini kırmızı mini içinde görünce eşekten düşmüş karpuz döndü. Tek kelime etmeden, gözleri sinirden dolmuş halde kocaman açılmış bana bakıyordu. " Merhaba Cankat. Ta da nasıl olmuşum?” diye masum masum gözlerimi kırpıştırdım. Ne o kal mı geldi  çırpıbacak?  Adamın aklını alırım. " Hande teyze mutluluktan ölmek üzere omzuma sarılmıştı. " Çok güzel olmuş değil mi Cankat' cığım?” Gene sesi çıkmayınca, gidip, koluna girdim. "Eee yakışmış mı? Bir şey desene. "☻☻ Gözlerimin içine sen öldün der gibi baktı. " Değişik olmuş. Fazla değişik. Belki daha böyle rahat bir şey giymek istersin?  " " Yoo, bu iyi. Hadi gidelim artık. " deyip, çantamı aldım. Doğan amca ve Hande teyzeye baktım.  " Görüşürüz ev halkı. " Hande teyze atılmıştı. "Bir dakika bir durun. Resminizi çekeyim "  Başak da benim kadar istemiyordu ama Hande teyze telefonunu kaldırmıştı bile. " Hadi ama. Çok güzel oldunuz böyle. Gülümseyin bakayım. " Ikimiz de yanyana durup, zorla gülümsedik. Peşpeşe bir sürü resmimizi çekip, her poza da bayılıyordu. " Ayy bu ne güzel duracak albümünüzde çocuklar ya. " Şu meşhur albüm. Annemle Hande teyzenin bizi beşik kertmesi yaptıktan sonra beraber bir sürü resmimizi çekip koydukları meşhur albüm. Ilk doğumgünümüz, tatilimiz, gezimiz⛺, lunaparka gidişimiz, ilkokula başladığımız, ne ararsan var. Her pozda da illa ki ben ve çırpıbacak var. " Tamam artık. Geç kalıyor çocuklar, " diye Doğan amca araya girmese bizi sabaha kadar çakardı oraya. " Tamam tamam, ben istediğimi aldım. Iyi eğlenceler. " deyip, bana ve çırpıbacak'a sarıldı. Doğan amca bana sarılmış, Cankat'a yani kızına dönmüştü. " Cankat, kızım sana emanet. Sana oğlum kadar güveniyorum. O yüzden içim çok rahat. " demesin mi? Canım ya. Dayanamayıp, söylediklerinden gurur hissederek sarıldım. " Teşekkür ederim. Merak etme sen hiç Doğ.. " diye kendimi unutup, konuşacaktım ki Başak tepkime şaşıran babasının yanından beni kolumdan tutarak çekti. " Başak, baban bana söylüyor, sana noluyor. " diye güldü. Gerizekalı kafa, dalmışım. Benim için öyle güzel şeyler söyleyince duygulandım. " Ha, doğru. " dedim. " Merak etme Doğan amca. Başak güvenli ellerde. " dedi. Evden uzaklaşırken  Başak gözlerini devirmişti. " Gerzeksin Cankat !" " Napayım, ne güzel şeyler söyledi benim için duydun sen de. Beni seviyor seninkiler. " " Nedense?  " deyip, göz devirdi gene. Huysuz şey ya. " Yanlız bu tavırla mı gideceksin partiye sen?  " " Ne varmış tavrımda?” deyip, kollarını kavuşturdu. " Gudubet gibisin kızım. Surat beş karış, afra tafra. " " O sen oluyorsun canım. Gudubet gibi giden sensin. " Bir an düşünüp, sırıttım. " Doğru. O halde bu gece yepyeni sıfır kilometre bir Başak görecekler. Yeni bir tarz, yeni bir kişilik. Hadi hadi iyisin, popüler olacaksın. " deyip, arabama gittim. Suratı asılmıştı. " Bu giydiğim saçma sapan elbiseyle ancak şey olurum. Off ya, neden giydin böyle minnacık bir şeyi?  " Burnunun ucuna dokunup, sırıttım. " Çünkü bu bir parti. Oraya kütüphaneci veya emekli el işi öğretmeni gibi gitmene izin veremem herhalde. Gayet güzel bir elbise hem. Çok beğendim. " " Neden acaba?  " Yanağından makas aldım. " Amma kastın Başak ya. Senin için uğraşıyorum burada. Kızım, Burak seni fark etsin istemiyor musun?  Işte fark edecek. Bu kıyafetle seni fark etmemesi imkansız. Senin seçtiğin gibi bir şey seçsem, sen gibi gitsem hayatta fark etmezdi. " Allah Allah üzüldü sanki. " Yani illa böyle her yerimi göstermem, yüzümü boyamam mı lazım?” " Ilk aşamada dikkatimizi çekeceksen evet. Yani kimse kimseye ruhu güzel, karakteri müthiş diye bakmaz ilk defada. Huysuzluk yapma da teşekkür et. Şimdiye dek kendin gibi gittin de ne oldu partilere. Kimse fark etti mi seni?  Hayır. Sen söyle fark etti mi?  " Durgunlaşmıştı. " Hiç partiye gitmedim ki ben. Nerden bileyim. " " Nasıl gitmedin? Ev kuşusun, onu biliyorum da. Hiç mi?  Bir tanesine bile mi? Neden ki?” Dudağını ısırmıştı. " Bilmem. Çağıran olmadı hiç. " Allah Allah. Kimse çağırmamıştı demek Başak'ı. Hiç partiye gitmemişti. Düşündüm de ben de hiç sormamıştım parti verirken. Durgun hali hoşuma gitmemişti. Midemdeki burulma da. Şakaya vurdum. " Eh siftah seninkinin doğumgünü partisineymiş. " deyip, arabaya bindim. Ama o binmiyordu. " Kızım ne dikiliyorsun orada?  Binsene. Zaten bu aptal topuklular canıma okudu. Nasıl giyiyorsunuz, nasıl üzerinde duruyorsunuz bunların anlamadım ki. " dedim ve ona baktım Öyle dikiliyor sokak lambası gibi orada. " Başak binsene kızım şu arabaya. " " Ben gelmesem olmaz mı?  Sen git işte Cankat. Ben de eve döneyim. " dedi. " Saçmalama, olmaz. Gelmen lazım. Burak'ın doğumgünü, ekersen hayatta affetmez. " " Benim gelmediğimi fark etmez bile. Tanımıyor ki beni. " Gülmeye başladım " Teyallam,   sen bensin ya Einstein. Bu bir. Kankası orda olmazsa nasıl fark etmez. Bu iki.  Partiyi Burak için Deniz ve ben organize ettik. Bu da üç ve dört,  geç kalıyoruz. " Arabaya binecekken duraksadı ve arabanın etrafından dolanıp, kapımı açtı. " Beş, ehliyeti yeni aldığım için direksiyona geçersen annem panik atak olup, beni hayatta göndermez. Kendisi şu an pencereden dikizliyor. O yüzden yaylan canım. Ben kullanıyorum. " " Çok beklersin sen onu. Arabamı kimseye vermem ben. Hele de bir kıza. Hele de bu kız sensen. Unut. " Omuz silkti. " Iyi sen bilirsin. Gitmeyiz partiye. Senin de ünün, karizman çizilir. Yollarını gözleyen kızlar da artık başkasıyla fingirderler. " Hay senin o sırıtmana var ya. Mecbur indim. " Yapışsın sana o kızlar, yapışsın da çıkmasın. " " Ayy, egodan öleceksin yani. " deyip, koltuğa kuruldu. " Bedduası bile kendine dua. "  
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD