Her gün alarm sesiyle zor uyanan ben, nasıl oldu da Pazar günü, sabahın dördünde uyandım bilmiyorum. Yatakta dönme dolap gibi dönsem de uykumun geleceği yok. Bende aşağıya inip televizyon seyretmeye karar verdim. Geceleri bu kadar saçma yayın yapmalarına söverek mutfağa girdim. Karnım kazınmaya başladı. Peynir, zeytin, domatesi masaya bırakıp ağzıma ekmeği atacağım anda kapı çalındı. ' Bu saatte kim olabilir ki?' Şevket'in gelebilme ihtimaline karşı elime bıçak aldım. Evin önünde adamlar bekliyordu ama onun ne yapacağı belli olmaz tabi. Tedbir almak şart. Kapı deliğinden baktığımda hiçbir şey görünmüyordu. Kapıya daha sert vurdu artık her kimse. Bizimkiler uyanmasın diye elimdeki bıçağı arkama sakladım. Kapıyı açtım. Doğru mu görüyorum? Gözlerimin fal taşı gibi açıldığına yemin edebilirim

