Kerim’in telaşla kendine doğru koştuğunu gören Mehmet bey, hızla indi gemiden. -“ Ne olayi ula..! Ne koşayisun?” diyip baktı kaşlarını çatıp. Kerim soluk soluğa kalmış halde, baktı babasının yüzüne; -“Baba Didê..” dedi koşmaktan kesilmiş nefesiyle. “Didêyi vurmuşlar..” diyen oğluna baktı Mehmet bey tedirgince.. -“Didêyu mi? Emin misun Kerum..!” diyip baktı kendisine basını sallayan oğluna. -“Tamam sen git ananun yanuna geleyrum ben.” diyip oğlunu gönderdikten sonra öfkeyle sarıldı telefona. Bir kaç kez çaldıktan sonra açılan telefonla öfkeyle bağırdı telefonun ucundaki adama; -“Ulan İt..! Yapacağinuz işe sıçayum. Kizun kiluna zarar gelmeyecek demedum mu size..! “ diye bağırıp gelen cevapla, kaşlarını çatıp kapattı telefonu öfkeyle.. MARDİN Geçen her dakika da Adâr sığamıyordu ha

