Kimse ne olduğunu anlayamamıştı, kör bir kurşun gelip , delip geçmişti Mehmet beyin göğsünü.. Kalender fertleri ile Kanlıca aşireti karşı karşıyaydı. Mehmet beye sıkılan kurşun ile her iki tarafta doğrultmuştu birbirine namlularını. Yerde babasının üzerine kapanmış, feryâd figan ağlıyordu Didê. -“Yeter, herkes indirsin silahları.” diye yükselen ses ile, Kanlıca’lar mecburen indirmişti silahlarını. Kalender erkekleri ise öfke, nefret kusan gözlerle bakıyorlardı genç adama. -“Sizde indirin silahları.! Ambulansı arayın hemen.!” diyen Adâr’a ile, Ambulansın da gelmesi bir olmuştu. Sağlık çalışanlarının gelmesi ile Didê’yi zar zor kaldırmışlardı babasının başından. İlk müdahaleyi yapan doktora; -“Babam nasıl? İyi.. iyi değil mi?” dedi Didê.. Umutla.. -“Çok kan kaybetmiş, hastan

