2.Ben Başkasına Aşığım

1051 Words
Yanağıma düşen gözyaşları yüreğime düşenler kadar yakmıyordu canımı.Birbirine bağladığım parmaklarımı gergince sıktım.Karşımda oturmuş yabancı adama göz altından baktım. Ağladığımı farketmiş miydi bilmiyorum ama utanmadım ağlamaktan.Başkasının sevdasını göğsümde taşırken onunla nasıl evlenirdim ben? "Neden ağlıyorsun?İstemiyor musun?" Yabancı ses sessizliği ikiye bölerken burnumu çekip kafamı kaldırdım. "Ben..." Kıca bir yumrunun olduğu boğazıma dizilen bütün sözcükler çıkmadı dışarı. Gözlerinde ki ifade halimi çözmeye çalışıyordu. "Eğer istemiyorsan seninle zorla evlenecek değilim.Ağlamana gerek yok." İyi birine benziyordu.Hatta belki kalbimde ki sevda olmasaydı onunla evlenmeyi kabul bile edebilirdim.Ama bir lanet gibi beni tutsağı eden sevdam buna izin vermiyordu.Karşımda ki adam dirseklerini dizlerine yaslamış, ellerini birbirine bağlamış bir şekilde bana bakıyordu. "Ben... başkasına aşığım." Söylediğim şey ile kaşları havaya kalkmıştı.Annem bu söylediğimi duyarsa beni öldürürdü ama yapamazdım. Başkasını severken evlenemezdim.Dudağında oluşan küçük bir gülümseme ile baktı bana.İfadesi anlayışa dönmüştü. "Umarım bu yaşlara değecek bir adamdır. Bu kadar sevildiği için çok şanslı." Beni görmeyen bir adamdı.İçli bir nefes alıp baktım yabancı adama.Omuz silkip gözlerimi karanlık gökyüzüne çevirdim sonra.İkimiz terasta yalnızdık.Konuşup tanışmamız için böyle uygun görmüşlerdi. "Benden haberi bile yok..." Sessizlik oldu.Ayağa kalkıp taş trabzanın önünde durdum.Yanaklarımda kuruyan yaşların izini elimin tersiyle sildim.Avlu kapısının açıldığının farkında olmadan yanıma gelen adama döndüm.Bana elini uzatmıştı. "Serhat ben.Yalnış anlama beni.Maksadım sadece tanışmak,adını öğrenmek istedim." Niyetinin kötü olmadığını hissediyordum zaten.Bu yüzden bana uzattığı avucuna elimi bıraktım ve hafifçe sıkmasına izin verdim.Tenime değen yabancı ten beni rahatsız hissettirse de bir kaç saniyelik tutmasına izin vermiştim.Üzerimizde ki koyu bakışları fark etmeden mırıldandım. "Nalin." Kafasını sallayıp elimi serbest bıraktı.Yanıma düşen elim ile önüme dönmüştüm ki aşağıda gördüğüm adam ile nefesim kesildi.Tenime çarpan hafif rüzgar kokusunu bana getirir diye titrek bir nefes aldım.Dağınık saçları ve üzerinde ki siyah tişört ve pantolona değdi kısa bir gözlerim.Parmaklarımın önümde ki taş zemini sıktığının farkında değildim.Uzunca bakamadım ona. Hep böyle oluyordu zaten.Onu ilk gördüğüm saniyeler nefesim kesilir sonra ise bakmaya çekinirdim.Kaşları hafifçe çatılmış bir şekilde bakıyordu bize.Göz göze geldiğimizde bakışlarını çekip konak kapısından içeri girdi.Arkasında kalan boşluğa dolan gözlerle baktım. "O, değil mi?" İrkilerek yanımda ki Serhat'a baktım.Onu gördüğüm an dünya ile olan tüm bağım kesiliyormuş gibi herkesi unutuyordum. Sanki sadece o kalıyordu dünyada. "Hı?" Gülerek kafasını yere eğdi. "Yok bir şey.Hadi içeri gidelim.Ben ailelerimize uygun bir dille bu işin olmayacağını söylerim." Yutkunarak az önce gördüğüm gözlerin etkisinden çıkmak ister gibi ellerimi birbirine bağladım ve ona baktım. "Teşekkür ederim." İyi bir adamdı.İsteseydi benimle zoraki bir şekilde evlenebilirdi ama o sevdama saygı duymuştu.Merdivenlerden birlikte indiğimizde herkesin gözü bizim üzerimize dönmüştü.Bizden güzel bir haber bekleyen gözlerden gözlerimi çekip onu aradım. Gelmişti. Ama ne kadar baksam da göremedim onu.Az önce konağa girmemiş miydi?Yoksa ben artık onun hayâlini mi görmeye başlamıştım? Serhat ailesinin yanına doğru yürüyüp sessizce bir şeyler söylemişti.Saniyler süren bu anlarda gergince bekledim.Annemin ciddiyet dolu gözleri üzerimdeydi ve bu beni daha da geriyordu. "Behiye Hanımağam...Çocuklarımız bu evliliğe ve birbirlerine uygun olmadıklarınıa karar vermişler.Haklarında hayırlısı buymuş demek ki.Biz müsadenizi isteyelim?" Annemin delici gözleri benim üzerimde dolaşıp misafirlere döndü.Ellerini iki yana koyduğu büyük koltukta pozisyonunu bozmadan sırtını doğrulttu. "Müsade sizin.Haklarında hayırlısı elbette." Yavaş yavaş ayaklanan insanlar ile derin ve sessiz bir nefes aldım.Şükürler olsun ki bir sorun çıkmadan bu iş bitmişti. Sadece geriye annemin bana çekeceği nutuk vardı,onu da sonra dinlerdim. Arkamda ki bakışlardan habersiz göz göze geldiğimiz Serhat'a minettar bir bakış göndermiştim.Gözlerini açıp kapatarak cevapladı beni. "Misafirlerimiz gidiyor mu?" Efruz abimin sesi ile hızla arkamı döndüm.Yüzüme çarpan saçlarım omuzumdan geriye dökülürken abimden çektiğim gözlerim anında yanında ki adamı bulmuştu.Uzun boyundan dolayı kaldırdığım başım ve yakınlığından dolayı kesilen nefesim ile olduğum yerde kaldım. Önüme döndüğümde kalp atışlarımın sesi kulaklarımda çınlıyordu.Odadan çıkan misafirler ile yavaşça kenara çekildim ve annemin uyarıcı bakışı ile merdivenlere yönelip odama çıktım. Titreyen dizlerim ile kendimi odama attığım da cama yöneldim hemen.Avlu kapısından çıkan görücüler arabalarına binmiş ve konaktan uzaklaşmışlardı. Elimi göğsüme koyarak rahat bir nefes aldım. Aynı gecede onun da burada olması kaderin cilvesiydi bana sanırım.Sanki canım ne kadar daha yanacak deniyordu beni kader.Gözlerim dolarken odamdan çıktım yavaşça.Merdivenlerin dibinde gördüğüm iki bedenle adımlarım duraksadı. Abim ve...sevdiğim adam. "Çocuk iyidi,işinde gücünde biriydi ama hayırlısı böyleymiş demek.Bizim kız istememiştir kesin." Abimin sözlerine karşılık elinde ki sigarayı dudaklarına götüren adama baktım.Kalbim ne söyleyeceğini beklerken yerinden çıkacak gibiydi. "Efruz hiç sevmem bu işleri,hadi çıkalım artık." Kalbim bir kez daha kırılırken gözlerim doldu.Sevmediği,görmediği birinin istenmesi neden umrunda olsun ki zaten. Konu o olunca kalbim neden her seferinde alevler içinde yanıyordu ki? "Bekle iki dakika lan." Abim salona giderken ben içimde ki acı ile odama gitmek için geriye adım atmıştım ki çarptığım şey ile küçük bir gürültü çıkardım. "Hii!" Hızla arkamı dönüp çarptığım cam vazoya baktım.Kırılmıştı.Yüzümü buruşturuken hızla aşağı baktım gördü mü diye.Gördüğüm gözler ile içimden 'kahretsin' dedim. Merdivenleri çıkıp yanıma geldi.Onları dinlediğimi anlamamıştır inşallah diye dua ederken sesi doldu kulaklarıma. "Basma şu tarafa geç." Yutkunarak hızla çarpan kalbimi susturmayı denedim ama beni kenara çeken eli ile titredim.Kolumda ki eli bana ilk dokunuşuydu ve ben bayılmak üzereydim.Kokusu beni çepeçevre sardı ve ben omuzuna bile gelmeyen boyumla onunla yan yana durmanın güzelliğini yaşadım saniyeler boyunca. "Ben... anlamadım nasıl oldu..." Mırıltım ile kafamı kaldırıp gözlerine baktım.Elini cayır cayır yanan kolumdan çektiğinde ikimizde cam kırıklarından uzaktık artık. "Daha düz yerde yürüyemeyen bir çocuk bir de istemeye geliyolar." Gözlerim söylediği şey ile hızla dolarken çenemi sıktım.Sessiz söylemişti belki ama ben her kelimesini duymuştum.Ben çocuk değildim.Sessiz kaldım ve artan öfkemi yuttum ama ona cevap vermedim.Kalbimi kırmıştı ve gözlerinde bunu umursamayan bir ifade vardı.Canımı en çok yakan da bu oldu.Umrunda değildim.Gözlerimde ki şeyi görmeyecek kadar uzaktı bana. Kısa süren bir sessizlik aramızda büyürken abimin sesi geldi aşağıdan. "Diyar!Nereye gittin lan?" Bana hiçbir şey demeden arkasını dönüp merdivenlerden indiğinde yanağıma düşen gözyaşını hızla sildim ve odama yürüdüm hızlıca.Sırtımı kapıya yasladığımda gözyaşlarımda bir bir dökülmeye başladılar. Diyar... Beni çocuk olarak gören büyük sevdam... Elimi ağzıma kapatıp yere çöktüm.Beni görmediği yetmiyormuş gibi bir de çocuk demişti.Dalga geçmişti benimle. Allah'ım ben bu sevdayla nasıl yaşayacaktım. Abimin en yakın arkadaşına neden aşık olmuştum ki?Bu benim cezam mıydı? Ama kime ne yapmıştım ki ben... Avlu kapısının sesi ile gittiğini anladım.Ondan defalarca kez vazgeçemee çalışan kalbim onun tarafından yara almıştı.Ama kalbim o kadar zavallıydı ki ondan gelen her şeyi mutlulukla kabul ediyordu.Benimle konuşması bile kalbimin teselli bulmasına yetiyordu.Sanki kalbim benden bağımsız ve sadece Diyar için atıyordu. Yavaşça ayağa kalkıp yatağıma yürüdüm ve yığılır gibi oturdum.Başım yastığa düşerken bir kez daha vazgeçmek istedim bu sevdadan. Ama olmuyordu. Yarın yaşayacağım büyük yıkımı bilmeden ağlayarak uykuya daldım. Yaşayacağım şey ondan vazgeçmeme sebep olacak kadar büyüktü ama kalbim nasıl vazgeçecekti onu da yaşayarak görecektim sanırım...
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD