Nalin'den
***
[Nalin:Dertli]
Genç kızın kömür rengi gözleri Antep'in yakıcı güneşinin aydınlattığı gökyüzündeydi.Derin bir iç çektiğinde nefesi ciğerlerine yetmiyormuş gibi kiraz rengi dolgun dudakları aralandı.
Kalbinde ki aşk her geçen gün büyüyor, onu amansız bir hastalığa yakalanmış gibi tüketiyordu.Küçük yüreği bu aşkı kaldıramıyordu artık.
Pençesine düştüğü karşılıksız sevda,Diyar onu görmediği her an daha da çoğalıp genç kıza acı çektiriyordu sanki.
Kollarını göğsünde bağlayıp fersiz gözlerini açılan avlu kapısına dikti.Öğlen vakti kimse gelmezdi konağa.
Merakla kaşlarını çattığında içeri girenlere baktı.
Abisi ve Diyar...
Bu saate ne işleri vardı burada?
Yutkunarak Diyar'da takılı kalan gözlerini çekmeye çalıştı ama yapamıyordu.Ona olan aşkı o kadar büyüktü ki gördüğü an gözlerini ondan çekmek bir eziyetten farksızdı.
Nalin elini pencere pervazına yaslayarak dikkatle baktı ikiliye.Daha doğrusu Diyar'a.Abisi gülerek ona bir şeyler anlatıyordu konağın büyük merdivenlerine ilerledikleri sırada.Diyar ise her zaman ki gibi ifadesiz ve sert bir surat ifadesi ile ona kafasını sallamak dışında bir tepki vermiyordu.
Gözden kayboldukları sırada Nalin heyecan ile odanın ortasında dolaşmaya başladı.
Yine gelmişti Diyar onlara.
Hep geliyordu zaten ama bir kez olsun Nalin'i görmüyor,ona gelmiyordu adam.Derin nefesler aldığı sırada abisinin sesini duydu aşağıdan.
"Nalin!?Nerdesin bak bir buraya abim?"
Onu çağrıyordu!
Kalbi şiddetle çarpmaya başladığında gözleri hızla odasında ki aynadan kendisine kaydı.Eli hızla saçlarını ve üzerini üstünkörü düzeltirken kapıyı açıp aşağıya indi.Yanaklarının kıpkırmızı olduğundan emindi genç kız.
Az sonra salona adım atacağı sırada abisinden duyduğu şeyler ile kalbi bin parçaya bölündü.
"Sonunda seni de baş göz ediyoruz Diyar'ım."