4.Özür Dilerim...

1101 Words
"Ben evlenmeni istemiyorum... çünkü bu sevdayı tek başıma yaşamaktan çok yoruldum..." Aldığımız bazı kararlar bizi büyük bir sona sürüklerdi.Hele ki bu düşünmeden verilmiş ani bir kararsa. Ya mutlu olacaktık ya da çok mutsuz. Bunu Diyar'ın gözlerinin içine bakarken daha iyi anlıyordum.Bu sözler dudaklarımdan çıkar çıkmaz utançtan gözlerim dolmuştu ama başka çarem yoktu.O evlenemezdi.Ben onu bu kadar severken, sevdamdan bir haber başkasının kocası olamazdı. Ellerim titriyor, kalbim göğsümden çıkmak ister gibi kaburgalarımı dövüyordu.Ondan en ufak bir tepki bekledim çaresizce. Kısacık bir an.Sadece göz açıp kapanıncaya kadar kısa süren bir an gözlerime öyle bir baktı ki dünyalar o an benim oldu sandım.Sert bakışları kırılmış, ilk defa bir duyguyla bana bakıyor diyebileceğim gözleri hızla aynı sertliğe döndü. O.. benim gibi hissediyor muydu gerçekten?Öyle olmasaydı bakmazdı bana öyle değil mi?Ben o bakışı yanlış anlamayacak kadar büyümüş müydüm? Ona kız istemeye geldiğimiz bir evde, küçücük bir banyoda, yıllardır göğsümde taşıdığım sevdayı dile getirmiştim. Olduğumuz yer, zaman belki çok yanlıştı ama sevdam gerçekti.Canımı yakacak kadar doğru hissettiriyordu. Ben ondan ufacık da olsa bir duygu kırıntısına dair bir şey beklerken çattığı kaşları ve dilinden dökülenlerle sendeledim. "Bir daha böyle saçma sapan konuşayım deme!Senin yaşın kaç başın kaç kızım!" Gözlerim dolarken titreyen çenemi durdurmak için çenemi sıkıca birbirine kenetledim.Durmadım ama,yine çaresizce fısıldadım. "Ama ben... seni-" "Kes!Bir gören olmadan çık şuradan.Ne aşkı ne sevdası!Çocuksun sen daha!" Sevdamı küçük görüyordu.Duymaya bile tahammül edemiyordu.Ama neden bakmıştı bana öyle.Ben mi bir bakışa çok anlam yüklemiştim? Kalbim,şimdi paramparçaydı ve yıllardır bana yoldaş olan sevdam bir bıçak gibi oyuyordu göğsümü.İçim acıya acıya söyledim canımı yakan sözleri. "Özür dilerim Diyar a-abi...Dediğin gibi çocukça bir şey sanırım... " Bunları söyleyeceğime ölümümü dilerdim ama söylemiştim.Ona abi demiştim. Yoktu artık.Bizim olurumuz bu sözlerinden sonra yoktu.Gözlerinde artık bir duygu aramadım.Ben taşıdığım bu sevdanın altında ezilerek can verecektim. O ise başkası ile mutlu olacaktı.Donuk bir ifade ile gözlerine baktıktan sonra yanağıma düşen yaşı elimin tersi ile sildim.O kadar çok utanıyordum ki yerin dibine girmek istedim o an ama ona belli etmedim.Bundan sonra gözlerimde sevdamı değil, bin parçaya böldüğü ruhumu görecekti. Arkamı dönerek kapı kulpunu tuttum ve donuk ifadem dağıldı.O görmesin diye sıktığım bedenim yere yığılacak gibiydi ama ben daha fazla kendimi küçük düşürmeyecektim onun yanında. Beni sevmek de zorunda değildi neticede.Bunu kabul etmek boğazıma kızgın demirler soksa da,edecektim.Beni sevmediğini kabul edecektim. Yanaklarımı ıslatan yaşlara aldırmadan onu arkamda bırakarak çıktım o banyodan.Bütün hayallerimi, sevdamı, kırıklarımı alarak çıktım.Ben bu gece sevdamı söylemiştim Diyar'a ve o da çok acımasız bir şekilde dersimi vermişti bana. Ben bu geceyi ölsem de unutamazdım. Bu sevdayı da ölene kadar göğsümde taşıyacaktım belki ama bir daha onun yüzünü bile görmek istemeyeceğim kadar yaralamıştı beni. *** Kızarmış gözlerimle halâ aynı eziyeti çekiyordum.Konağa gitmek istemiş ama annem tarafından sert bir dille yine red edilmiştim. Sanırım bu gece red edilmek kaderimdi. Gözlerim hiç kimseyi görmüyordu. Öylece,oturduğum köşede yok olmak istedim.İçeri giren Diyar'ı bile fark edemeyecek kadar acı çekiyordum. Artık değmeyecekti zaten gözlerim ona ama en azından yaşadığım andan sonra yalnız kalabilmeyi isterdim.İçim çıkana kadar ağlamak isteyip de ifadesiz durmanın ne demek olduğunu bir gecede öğretmişti bana sevdiğim adam. Az sonra ayaklanan insanları fark edip dağılan ifadem ile ne olduğuna baktım. Neden ayaklanmışlardı?Herkesin yüzünde memnun gülümsemeler vardı. Ortaya geçen ikiliyi gördüğümde ise nefesim kesildi.Yan yana duruyordu o kızla.Yüzü ifadesiz ve her zaman ki sertlikteydi ama o kızın yanındaydı. Omzu ,kızın omuzuna değiyordu. Göz göze geldik sonra.İlk defa ona olan sevdamı bilerek göz göze geldi benimle. Ben onun gözlerinde hayatım boyunca yaşayacağım acıya bakarken, o hiç umrunda olmayan ve küçük gördüğü sevdama baktı. Yutkunamadım. Gözlerim hızla dolarken acele ile kaçırdım ondan.Titreyen parmaklarımı birbirine kenetlerken konuşulan hiçbir şeyi anlamıyordum.Bir adam konuşuyordu ama ne dediği hakkında bir fikrim yoktu.Bütün bedenim yaşadığım şeyin acısı ile uyuşuyordu.Yerde ki gözlerimi kaldırdığım da elinde yüzük tepsisi taşıyan bir kız gördüm. Sonra ise o yüzükler boynuma dolanan bir ip gibi onların parmaklarına geçti.Diyar'a baktım. Mutlu muydu şimdi? Yanında ki kız karısı olacaktı ve o mutlu olacaktı yani öyle mi? Nefes alamadığımı hissettiğim için elim boynuma gitti. Gitmeliyim buradan hemen. Dayanamıyordum gördüğüm şeye. Gözleri gözlerime değdi.Görüyor muydu acımı?Yoksa acımı da mı küçük görecekti?Kaşları her zaman ki gibi çatıktı ama yapılan hiç bir şeye itiraz etmiyordu.Demek ki istiyordu onu.Bakışlarında anlam vermediğim bir duygu vardı.Ama artık anlamlandırmak istemedim.Bir önemi yoktu bu andan sonra.En ufak bakışına onlarca anlam yükleyecek o salak değildim artık. Gözlerimi ondan çektim yine. "Hayırlı,uğurlu olsun inşallah.Allah tamamına erdirsin." Duyduğum şeyler ve kesilen kırmızı renk kurdele ile sevdamı kalbime gömdüm bu gece.Diyar ve artık nişanlısı olan kız karşı karşıya durdular ve ömrüm boyunca bana hiç dokunmayacak dudaklar o kızın alnına değdi... Ne yapacağımı bilemez gibi etrafıma baktım dolu gözlerle.Elimi koyacak yer bulamaz gibiydim.Sonra ise kalabalığı yarıp kendimi dışarı attım.Nefes alamıyormuş gibi aralı dudaklarımdan ard arda soluklar çektim içime. Kalbimden akan kanları soyut bir şekilde hissediyor gibi acı çekiyordum. "İyi misin?" Duyduğum ses ile irkilerek yan tarafıma baktım.Genç bir kız, bana endişe ile bakıyordu.Tanımadığım simasında yardımcı olmak isteyen tavrı gördüğümde boğazımı temizleyip cevap verdim. "İyiyim.Kalabalıkta biraz rahatsız oldum." Anlamlı bir cümle kurmuşumdur inşallah diye içimden geçirirken kız gülümseyerek elini uzattı bana. "Olur öyle.Ben Heja.Gelinin kız kardeşiyim." Bana uzattığı eline baktım.Gelinin kız kardeşi?Diyar'ın gelini... Buz kesmiş elimi ona uzattım. "Nalin." Damadın hiçbir şeyi olan Nalin. "Memnun oldum." Kafamı sallayarak cevapladım onu.Konuşacak durumda değildim.Bir an önce gitmesi için dua ettim içimden.Yalnız kalmak istiyordum.Bu evden çıkana kadar kimseyi görmek istemiyordum artık. Heja,konuşmak istemediğimi anlamış gibi yanımdan gittiğinde dolan gözlerimden akan gözyaşları yanaklarıma düştü.Kimse görmesin diye sessizce akıttığım yaşlar geceye karıştı. Omuzlarım sarsılırken kendimi durdurmaya çalıştım ama yapamıyordum.İçimin acısı o kadar büyüktü ki gözyaşlarımı tutamıyordum. Diyar nişanlanmıştı.Evlenecekti ve ben ise ömrümün sonuna kadar acı çekecektim.Ondan başkasını sevemeyecektim.Mutlu olamayacaktım asla. *** Gecenin ilerleyen saatlerinde konağa gelmiştik nihayet.Diyar'ın en mutlu gününde, benim ise hayatımın en kötü gününde ailem geç saatlere kadar kalmıştı o evde.Mutluluğunu paylaşmışlardı.Bu bana çok daha fazla acı çektiriyordu.Ailemin duygularımdan habersiz olması canımı yakıyordu. "Nalin... ağlama artık. Geceden beri yaş kalmadı gözünde, yeter." En yakın arkadaşım, sırdaşım Zerya'nın sesi telefonun diğer ucunda yeniden yankılanmıştı.Saatlerdir benimle konuşmaya çalışıyordu ama aldıpı tek karşılık benim hıçkırıklarım oluyordu.Sesinde ki üzüntüyü hissediyordum.Benim için üzülüyordu. "G-gözlerimin önünde takıldı o yüzük...ler...Ben nasıl dayandım buna Zerya?Gözümün önünde ö-öptü o kızı...Onu sevdiğimi söyledim ben...ama o..o gözlerime baka baka nişanlandı..." Kaç kere ağlayarak söylemiştim bu cümleleri saymamıştım artık.Burnumun ucu kıpkırmızı olmuştu.Gözlerim ise ağlamaktan yanıyordu. "Haketmiyor senin sevdanı Diyar Abi.Sen de kendini harap etmeyi bırak o zaman ve uyu artık Nalin.Yarın yanına geleceğim.Lütfen ağlama.Yanında değilim diye çok kötü hissediyorum zaten." Burnumu çekip yanaklarımı pijamamın kolları ile sildim.Zerya ile vedalaşıp telefonu kapattım ve cansız bir şekilde yastığa kafamı koydum.Burnumun dibinde ki tişörtü gördüğümde ise yaşlarım yeniden aktılar.Hırsla alıp yere attım ve dudaklarımı yastığa bastırıp hıçkıra hıçkıra ağladım. Bu sevdanın hep gözyaşlarına gebe kalacağını bilemezdim.Sanmıştım ki o da, onu sevdiğimi söylediğimde bana karşılık verecekti.Ama olmamıştı. Diyar beni sevmiyordu. Ve sevmeyecekti...
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD