32. Bölüm - “Felaket” Sevim Malkoçoğlu… Atilla, bizimle kahvaltı yaptığı o günün akşamında yurt dışındaki işi için gitti. Resmen gözü arkada kaldı. Asansöre binene kadar her fırsatta beni sıkı sıkı tembihledi: “Dikkatli ol, asla yalnız kalma,” diye. Gitmeden iki korumayla da tanıştırdı beni. Emre ve Samet, iki tane korumam var; biri binanın dışında bekliyor, aynı zamanda okula ya da gideceğim yere arabayla o getirip götürüyor. Diğeri ise daire kapısının önünde bekliyor. Çok üzülüyorum, benim başımı bekledikleri için. Ama Atilla, “Onların işi bu, seve seve yapıyorlar. Üzülme, vicdan azabı çekme,” dedi. Ben de Atilla’nın içi rahat etsin diye mızmızlanmadım. O ne diyorsa yaptım. Bir haftaya da, on gün demişti, galiba on günü bulacak. Çünkü Atilla gideli bir hafta oldu. Arabayla okula gid

