3 yıl önce, İstanbul.
Matthew sabah otelden Luciano ile çıkış yaparken karşı binadan sabaha kadar düşündüğü kızın çıkacağı aklının ucundan bile geçmezdi.
Ilgın yorgunluk içinde apartmandan çıkıp sokaktaki köpeklere yüzünü buruşturarak baktı. Umarım bugün de onu kovalamazlardı.
Kedileri besliyor diye köpeklerin düşmanlığı yetmişti artık.
Matthew kızı seyrederken Luciano'nun göğsüne elinin tersiyle vurdu ve,"Bekle beni."
Luciano cebinden anahtarını ararken,"Tamam."diye öylesine mırıldandı.
Ilgın elindeki çöp poşetini çöpe attığı gibi duyduğu sesle kaşlarını kaldırdı ve sesin nereden geldiğini şöyle bir aradı.
"Signora!" Matthew koşar adım kızın yanına gitti.
Ilgın şaşkınlıkla,"Aaa!"dedi. "Siz!"
"Siz burada mı yaşıyorsunuz?"
Ilgın kafasını sallayarak gülümsedi. "Evet, siz?"
Matthew yan taraflarında kalan koca oteli göstererek,"Buradayız."dedi. "Bu arada ben ismimi söylemedim size, Matthew."
Elini kıza sıkması için uzattı.
Ilgın küçük ve tontik elini, çocuk gibi eli vardı, çekingen bir şekilde adama uzatarak,"Ben de Ilgın."dedi.
Matthew kız elini uzattığı gibi sıkarak dudaklarına götürdü ve hafifçe eğilerek bir öpücük kondurdu.
Ilgın yanaklarının yandığını hissedip tebessüm etti. Bu yakışıklı adamın çekim alanına girmekten korktu.
Yoğun bir anksiyete problemi yaşardı Ilgaz, yirmi bir yaşındaydı ve on sekiz yaşında obsesif kompulsif bozukluğu sıkıntısı çekmişti.
Ara ara takıntıları geri gelirdi.
En büyük takıntılarından biri de homoseksüel olduğunu düşünüp korkmasıydı.
Ilgın çok korkuyordu, homoseksüelliğin kötü bir şey olmadığını bilse de korkuyordu, gay arkadaşları olsa da korkuyordu.
Ilgın korkuyordu.
Luciano bağırdı,"Hadi Matthew! Seni mi bekleyeceğiz? Akşamki konser için gitmemiz lazım!"
Matthew gülümseyerek kızın elini bırakıp,"Sizi bir konsere davet etmek istiyorum."dedi. "Biz şarkıcıyız. Pop opera sanatçısıyız ve bugün İstanbul'da bir konserimiz var. Size vib bilet vermek istiyorum."
Ilgın şaşırdı. "Şarkıcı mısınız?"
Matthew telefonunu cebinden çıkarırken kafasını salladı. "Evet," telefonunu açarak,"Telefon numaranızı alabilir miyim, ve tabii soy adınız."
Ilgın telefon numarasını gönül rahatlığıyla verdi çünkü bu adamdan kötü bir şey geleceğini düşünmemişti.
"Ilgın Parlak."
Matthew kızı çaldırdı ve,"Bu da benim numaram."dedi. "Maslak da konser. Lütfen gel, benim özel misafirim olacaksın."
Ilgın,"Ay,"diyerek elini saçına götürdü ve işaret parmağıyla kafasını kaşıdı.
"Ailem izin verirse neden olmasın, ancak ağabeyim,"
Matthew merak ve istekle sordu. "Arabada ki adam mı?"
Ilgın kafasını sallayarak,"Evet o."dedi.
Matthew içinden,'Yes!'diye çığlık attı. Sevgilisi değildi! Kocaman gülümseyerek,"Gelmeye çalışırsan sevinirim."dedi ve arkasında sinirle onu bekleyen Luciano 'yu gösterdi. "Benim şimdi gitmem lazım la mia bella," dedi kız anlamadığı için rahattı. Benim güzelim demekten gocunmamıştı.
Ilgın arkada onlara muzip bir şekilde bakan Luciano'da göz gezdirip,"Evet, tabii."diye mırıldandı. Ve mahcup halde,"Gelemezsem çok üzgünüm. İzin verirlerse geleceğim çünkü."dedi.
Matthew tebessüm ederek,"Hiç sorun değil, telefon numaram var. Dilediğin zaman arayabilirsin."dedi ve ekledi. "Tekrar görüşmek üzere."
"Görüşürüz."
**
Günümüz, İtalya-Roma
Luciano konser sonrası genç adamın yanına sinirle giderek,"Neydi o yaptığın Matthew!"diye gürledi. "Şarkıyı öyle bir söyledin ki altında kalmayalım diye daha güçlü söylemek zorunda kaldık, sonrasında yarım bıraktın ve gittin!"
Matthew arkadaşına öfkeyle,"Öyle gerekti Lucian!"diye hırladı.
Raoul,"Ben neden yaptığını biliyorum."dedi. Matthew ona dalga geçer gibi baktı. "Bak sen," güldü. "Niye öyle yapmışım?"
Luciano da merak etti. "Gerçekten Raoul, neden yaptı?"
Raoul kafasıyla sahneyi işaret etti ve tedirgince konuştu. "O burada."
Matthew küfür ederek oturduğu deri koltuktan ayağa kalktı.
Luciano anlamadı. "Kim?"
"O işte."diyerek omuz silkti Raoul. "Gördüm, Ilgın burada. Hatta ünlüler için ayrılmış o masalarda bir adamla oturuyordu. Öpüştüler ve tam o sırada Matthew'in sırası geldi. Onun siniriyle öyle okuduğunu düşünüyorum."
Matthew öfkeyle güldü. "Hiçbir sikten anladığın yok Raoul!"
Ama doğruydu.
Hâlâ içindeki o lanet his yerini koruyordu ve Matthew o hissiyat her dokunulduğunda deliriyordu.
Bugün sadece dokunulmamıştı.
Orası deşilmişti!
Sevgilisi Ana yanlarına gelince Matthew,"Susun şimdi."dedi ve yamacına giren sevgilisinin dudaklarına minik bir öpücük bıraktı. Ana şaşkındı. "Aşkım, ne oldu sana öyle?"
Matthew,"Nefret ettiğim birini gördüm,"diye homurdandı. "Burada olmaması gereken birini."
Raoul kafasıyla onayladı,"Nasıl geldiğini bile anlamadık."
Luciano oflayarak,"Neyse gençler,''dedi. "Ben eve gidiyorum, gece bitti zaten." Matthew 'e sinirle baktı. "Bazıları yüzünden ekstra yorucu bitti."
Matthew kızgınlıkla,"Siktir git?"diye karşılık verdi. Luciano göz devirerek kulisten çıktığında karşısında bir adamla konuşan kızı görünce şaşkınlıkla kekeledi. "Il-Ilgın."
Kız onu duymamıştı. Zaten kalabalık Roma sokaklarında nasıl duyacaktı ki? "Ilgın!"diye bağırdı sesini duyurabilmek adına. Ilgın, Gabriel onu öpmek için uzanınca geri kaçarak,"Dur artık Gabriel."diye homurdandı.
Sonra tanıdık bir ses duydu. Sesin geldiği yöne döndüğünde karşısında gördüğü adamla hiç mutlu değildi.
Gabriel şaşırdı. "Ilgın neyin var? Bugün geceden beri ne zaman öpsem kaçıyorsun."
Ilgın yan dönerek Luciano'yu inceledi ve Gabriel'e,"Bekle beni tanıdık birini gördüm."diye mırıldandı.
Yolun karşı tarafına arabalara dikkat ederek geçip,"Merhaba Luciano."dedi.
Luciano şaşırdı. "İtalyanca öğrenmişsin?"
Ilgın kafasını sallayarak,"Evet biraz."dedi.
Luciano ellerini ceplerine sokarak sordu. "Neden geldin Ilgın? Gabriel Barcha ile mi sevgilisin? Dünyaca ünlü bir şarkıcı olan Gabriel Barcha?"
Ilgın göz devirdi. "O kadar da ünlü değil, Avrupa tanıyor sadece."
"Yani sevgilisin?"
Ilgın oflayarak,"Evet Luciano, sevgiliyim."dedi. "Ayrıca beni buraya o getirdi, sizin sahne alacağınızı bilseydim emin ol gelmezdim."
Luciano,"Matthew senin yüzünden şarkıyı yarıda bırakıp gitti."dedi öfkeyle. "Buraya gelmemeliydin."
Gabriel sevgilisinin Libero grubunun solistini tanımasına şaşırsa da sustu ve karşı kaldırımda birbirlerine öfkeyle bakan ikiliyi izledi.
Ilgın sinirle,"Dışarı çıktım zaten!"diye çıkıştı. "Geri gelip söyleseydi!"
Luciano,"Onu böyle yüz üstü bıraktıktan sonra hiçbir şey yapmamış gibi konuşmana inanamıyorum."dedi ve alayla güldü. "Ne kadar da yüzsüz birisin böyle."
Ilgın sinirle,"Beni yüz üstü bırakan kişi o!"dedi. "Bir şeyleri bilip bilmeden konuşma! Neler çektim ben haberin var mı senin!"
"Yok." Dudak büküp alayla omuz silkti Luciano. Sonra birden kaşlarını çattı ve kızın yüzüne eğildi. "Ama Matthew'in ne çektiğinden haberim var. Bizzat şahit oldum her bir anına. Bu yüzden bilmediğim şey ne merak ediyorum doğrusu."
"Matthew bana bir ay boyunca psikolojik şiddet uygulayarak defoldu gitti!"diye ciyakladı Ilgın. "Onunla olan magazin haberlerinden sonra ailem beni terk etti! Ne tacizlere uğradım, zaten yaşadığım psikolojik sorunlara binlerce eklendi ve Luciano-" öfkeyle adama doğru bir adım attı. "Ben senin lanet arkadaşın yüzünden her gece avuç dolusu ilaç içtim!" Derin bir nefes aldı. "Gabriel ile tanışmamız ise tamamen tesadüftü ve o benim Matthew 'in içinden geçtiği ruh halimi düzeltmek için elinden geleni yapıyor!"
"Ya git ya,"diyerek güldü Luciano. Kızın dediklerinin hiçbirine inanmamıştı. "Matthew seni niye bıraktı, neden kötü davrandı diye hiç düşündün mü?"
Ilgın ofladı. "Bu konuşma hiç iyi sonuçlanmayacak ve sevgilim bekliyor. Sana iyi geceler."
Arkasını dönerek cevap beklemeden Gabriel 'in yanına koştu.
"Kaç tabii."dedi Luciano sinirle. "Konuşma yediğin halta gelince arkana bakmadan kaç."
**