♫ Konuşma ♫

956 Words
O günden sonra Ilgın uyurken kapısını kilitlemeye başlamıştı. Çünkü farkındaydı ki Gabriel 'in gözü döndüğünde kimseyi, hiçbir etik değeri görmüyordu. Sabah olduğunda odasına girmek isteyen sevgilisi kapının kilitli olduğunu fark ederek şaşırdı."aşkım?"diye seslendi. "Neden kilitledin?" Ilgın homurdana homurdana ayağa kalkıp,"Bilmiyorum ki."diye mırıldandı. Gerçeği, korkularını asla söylemeyecekti. Açtığında Gabriel direkt boynuna baktı kızın. Morluklarla kaşlarını çattı. "Bu geçmemiş miydi?" Ilgın ofladı. "Boya sürdüm Gabriel." Genç adam gülümseyerek kızın alnını öptü. "Ben kayıta gidiyorum bebeğim, akşam seninle yemek yemeye çıkabiliriz." Ilgın yutkundu. "Tamamdır. Dikkatli ol." Gabriel gülümseyerek dudaklarına uzandı ve öpüp hızla döndü. O evden çıktığında göz yaşlarını serbest bıraktı Ilgın. Burnunu çekerek geri yatağa dönecekti ki kapı tekrar çalınca oflayarak oraya ilerledi. Hızla yanaklarını sildi. Sonra kapıyı açtığında,"Bir şey mi unuttun?"diye sordu ki karşısında Gabriel yoktu. Matthew kızın boynundaki morluklarla dehşet içindeydi. "Ne yaptı sana o manyak?"diye sordu. Ilgın eliyle boynunu kapatarak,"Ne geziyorsun burada?"diye sordu. "Git." Hızla kapıyı kapatacaktı ki Matthew eliyle itip kapatmasını engelledi. İçeriye girip kızı omuzlarından tuttu. "Ilgın,"dedi. "Bak biliyorum konuşmak istemiyorsun ama yapma böyle." Ilgın adamı kendisinden uzaklaştırmaya çalışarak,"Git buradan Matt!"diye bağırdı."Gabriel görürse her şey daha da zorlaşır! Git!" Matthew kızı bırakarak,"Sakin ol."dedi. "Sadece konuşmak istiyorum." Ilgın birden ayakta duramadı ve dizlerinin üstüne düşerek ağlamaya başladı. Böyle görünmek çok zoruna gitmişti. "Buraya gelerek,"dedi hıçkırarak. "Her şeyi daha beter edeceksin! Gabriel seni görürse!" "Çıktığını izleyerek geldim. Görmeyecek söz veriyorum. Raoul gözetliyor." Ilgın durup yutkunarak adama baktı. "Evet Matthew duymak istediğin buysa tahmin ettiğin şeyi yaşadım. Şiddet gördüm." Matthew diz çökerek kıza baktı. "Neden hala buradasın o zaman Ilgın? Neden gitmiyorsun?" Ilgın gerçeği söyleyemedi. Gidecek yerim yok diyemedi. "Ben-"diyerek yere eğdi başını. "Biz evleneceğiz." Mırıldandı. Burnunu çekti. "Ben onu seviyorum,"diye fısıldadı. Konuşurken tir tir titriyordu. Matthew kızın halinden yalan söylediğine yüz de yüz emindi ama bunu duymak bile moralini yerle yeksan etmişti. "Hayır sevmiyorsun."diyerek kaşlarını çattı. "Neden yalan söylüyorsun? Seni tehdit mi ediyor?" Ilgın ayağa kalkarak yüzünü sildi ve,"Git buradan ne olursun."dedi. "Magazin habercileri ya da herhangi biri gelir senin görürse benim için her şeyi daha kötü etmiş olacaksın." Matthew kızın kendisinden uzaklaşmasına öfke duyarak bağırdı. "Sadece yardım etmek istiyorum!" "Edemezsin!"diye karşılık verdi aynı sesle. "Bana yardım edemezsin! Edebileceğin zamanlar yanımda yoktun Matthew! Şimdi her şey için çok geç! Görmüyor musun!!" "Neden çok geç Ilgın?!"diye bağırdı Matthew. "Ben keyfi gitmedim bile!" Matthew kızın yaş yanaklarına, gözlerine baktı özlemle. "Ilgın ben seni sevmediğim ya da önemsemediğim için gitmedim!" Ilgın,"Duymak istemiyorum."diye fısıldadı. Ama bu da bir yalandı. Dinlemek, onu affetmek istiyordu. Matthew 'in üstüne yürüyerek elini göğsüne koydu ve geriye doğru itmeye başladı. Matthew kızın kendisini itmesine izin verdi. Kapıyı açtı ve adamı dışarı ittip elini tam çekecekken genç adam çektiği elini tutup sıktı ve,"Ilgın neden duymak istemiyorsun?"diye fısıldadı. "Belki de her şey için geç değildir." Ilgın elini çekmeye çalıştı. Matthew bırakmadı. "Onu sevmediğini biliyorum."dedi. "Paran mı yok? Okulunu bitirmedin mi? Neden-" Ilgın sinirle adamı iterek kapıyı hızla kapattı. Matthew yumrukladı yüzüne çarpan kapıyı. "Aç şunu Ilgın!"diye bağırdı. "Biliyorum sevmiyorsun onu!" "Nereden bilebilirsin ki!"diye bağırdı ağlayarak. Sırtını kapıya yaslayarak sürtüne sürtüne yere oturdu. Dizlerini karnına çekti ve ağlamaya başladı. "Nereden biliyorsun Matthew onu sevip sevmediğimi!" "Biliyorum."diye fısıldadı adam. Ama bağıramadı. Arkasını döndü ve,"Lütfen aç kapıyı!"dedi. Sırtını kapıya yaslayarak yavaşça aşağı düşerek oturdu. "Akşama kadar burada bekleyebilirim Ilgın! Aç şu lanet kapıyı!" ** Ilgın kapıyı açmamıştı. Genç adam saatlerce beklemişti. Ama kapı duvardı. Öfkeyle menajerini aradı. "Alexander,"dedi apartmandan çıkarken,"Gabriel'in numarasını ve stüdyosunun adresini at. Acil." Cevap beklemeden telefonu kapatarak son model arabasına bindi. O lanet herifin ağzına sıçacaktı. Alexander adamın isteğini sabır çeke çeke yaparken Raoul merakla sordu. "Ne diyor Matthew?" Genç adam burnundan nefesini sertçe dışarı verdi. "Gabriel'in numarasını istiyor," güldü. "O lanet kız geldi bizim oğlan yine üşüttü kafayı." Luciano sinirle,"Neye geldiyse orospu."dedi. Raoul sinirlendi. "Luciano sen neden bu kıza nefret duyuyorsun?" Luciano göz devirdi. "Kardeşimi aldatan bir kaşar o farkında mısın?" Raoul sinirle güldü. "Aldatmamış, iftira. Kız hâlâ bakire." ** Matthew stüdyoya dalıp şarkı sözü yazan beyinsizlere,"Lan!"diye bağırdı. Gabriel ve ekibi neye uğradığını şaşırarak ayağa kalktı. Matthew direkt adama saldırdı. Yakasına yapışarak,"Sen o kızı dövmüşsün!"dedi. Öfkeyle kafa attı. Herkes,"Hop hop hop!"diye bağırarak ikiliyi ayırmaya çalıştı. Gabriel kanayan burnunu tutup ayrılırken,"Ne diyorsun lan sen?"diye sordu. Matthew onu tutan adamları öfkeyle itmeye çalışarak,"Ilgın'a nasıl vurursun!"diye kükredi. Gabriel,"Neden bahsettiğini anlamıyorum."diye kızdı. "Siktir git belanı bulma bizden!" Matthew onu tutanlardan kurtularak ceketini sinirle düzeltti,"Senin ağzına sıçacağım!"diye bağırdı. "Ona kalkan o lanet elini kıracağım!" Sonra sinirle dönüp çıktı gitti. Gabriel arkadaşlarına,"Siz işinize bakın."diye homurdanarak ceketini alarak çıktı gitti. Eve öfkeyle varıp hızla dalarken,"Ilgın!"diye kükredi. Ilgın korktu. Koltuktan ayağa kalkıp,"Ne oldu?"diye sordu. "Beni ona mı anlattın!"diye bağırdı sinirle. Odadaki sandalyeyi tutup sinirle yere çaldı. "Beni o lanet eski sevgiline mi şikayet ettin!" Ilgın korktu. Titreyerek,"Neyden bahsettiğini bilmiyorum."dedi. Gabriel sinirle üstüne yürüyüp elini havaya kaldırdığında ona vuracağını düşünerek elini yüzüne siper etti. Gabriel kızı öfkeyle yere itti. Ilgın çığlıklarla yere düştü. "Gabriel ben seni kimseye şikayet falan etmedim. Neden bahsettiğini bilmiyorum." Gabriel öfkeyle odadaki sehpayı tekmeledi. "Nereden biliyor o zaman o pezevenk ne yaşadığımızı?" "E-eve geldi, sen sanıp açtım."dedi korkarak Ilgın. "Özür dilerim," ** Ilgın ağlaya ağlaya burnundan akan kanı silerken kendisine olan öz saygısını tamamen yitirmişti. Korkuları, lanet düşünceleri artmış, sığındığı adam ona cephe açmıştı. Ilgın dayak yemişti. Saçları yolunmuş, sert iki tokattan nasibini almıştı. Ilgın dayak yemişti. Ilgın dayak yemişti. Ilgın dayak yemişti. Pamuğu burnuna tıkarak hıçkırdı. Ilgın dayak yemişti. Gabriel odaya girerek,"İyi mısın?"diye sordu. Ilgın ağlayarak kafasını aşağı yukarı salladı. Gabriel iç çekti. "Vurduğum için üzgünüm, kafam yerinde değildi." Ilgın burnunu çekti. "Gabriel bana iki gündür vurup duruyorsun ve ben böyle yaşamak istemiyorum."dedi. "Ben Türkiye'ye dönmek istiyorum." Gabriel kaşlarını çattı ve kıza yaklaştı. "Yapma böyle güzelim."dedi. Diz çökerek kızın önünde durdu. Dizlerine elini koyarak okşadı. "Pişmanım." Ilgın ağladı. "Ben gitmek istiyorum." Gabriel uzanıp dudaklarına ufak bir öpücük kondurdu. "Söz veriyorum, bir daha böyle bir şey yaşamayacağız." Ilgın hıçkırdı. Adam ona sarılınca daha çok ağladı. Daha çok. Ve daha çok.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD