♫ O, yine geldi ♫

909 Words
3 yıl önce, İstanbul Ilgın onu bekliyordu. Matthew ekibi ikna edip bir sonraki klibi İstanbul'da çekmek için gelmişlerdi. Koşarak aşkının yanına gitti. Ilgın karşıdan karşıya geçerken elindeki koca çiçek buketiyle duran Matthew 'e gülümsedi. Matthew de ondan farksız değildi. İkisinin de içinde büyük bir coşku vardı. Ilgın koşarak sevgilisinin kollarına atladı ve Matthew bunu coşkuyla karşıladı. Elini kızın beline atarak yanağını kızın yanağına yasladı. Kokusunu içine çekti ve fısıldadı. "Sevgilim..."dedi. Ilgın kollarını adamın boynuna sarmış ayakları yerden kesilmişti. "Çok özledim."dedi Ilgın. "O kadar çok özledim ki anlatamam." Matthew kızdan ayrılıp dudaklarına yapıştı ve Türkiye'de olmalarını, sokakta herkesin onlara bakmasını önemsemeden öptü. Bu öpücük için Matthew ne kadar çok beklemişti Tanrı bilirdi. Kız korkuyordu. Çok korkuyordu. Bundan ötürü uzun bir süre alıştırmaya çalışmıştı. Ilgın utansa da öpücüklerine karşılık verdi. Çok mutluydu. Kollarına sığındığı adam yanındaydı! ** Günümüz İtalya, Roma Matthew gergin bir halde kızı beklerken hava iyice kararmıştı. Ve sonunda gelmişti. Ilgın arabasından inerek kafeye girdi ve soğuk bir,"Merhaba,"ile oturdu. Matthew göz devirip,"Merhaba, haberleri gördün mü?"diye sordu. Ilgın kafasını salladı. "Sahnede sürekli olarak sorun çıkaran sensin. Adı çıkan yine benim." Mattphew ofladı. "Senin yüzünden sahnede sorun çıkardığımı düşünüyor herkes." "Ve bu benim problemim mi? Matthew, beni neden çağırdın buraya? Yaramı iyice deşmek için mi? Başarılısın. Tebrikler." Güldü genç adam. "Asıl sen neden Roma'ya geldin? Yaramı deşmek için mi geldin, maalesef. Başaramadın." Ilgın alayla güldü,"Ondan değil mi tüm şarkıları bok gibi söyledin." Matthew kaşlarını çattı. "Bu seni ilgilendirmez. Ayrıca bok gibi de söylemedim. İnsanlar bayıldı." Ilgın göz devirdi. "Ne istiyorsun Matthew?" "Gelme."diye kısa kesti Matt. Uzaklara değil ilk defa kızın gözlerinin içine bakarak söylemiş ve bu yükün altında ezilmişti. Bu lanet gözler, sıradan ve kahverengi lanet gözler. Sinir bozucuydu. Ilgın anlamadı. "Nasıl yani?" Matthew elini tuttuğu bardaktan uzaklaştırdı. "Çok basit,gelme. Bir hafta sonraki galaya gelme. Sahne alacağız ve ben artık magazine çıkmak istemiyorum," Ilgın kaşlarını çattı. "Bu da ne demek şimdi Matt-" yaptığı hatayı düzeltmek için tekrarladı."Yani Matthew, nasıl gelmem? Gabrial da sahne alacak. Sevgilimin yanında olmalıyım, değil mi?" Sevgilim. İkisi içinde çok kırıcı bir kelimeydi. Matthew kızın bir başkası ile bu derece yakın olmasını kaldıramıyorken Ilgın ise hayatı bulduğu adam yerine bir başkası yaralarını sardığı için mutsuzdu. Ilgın adamın birden katılaşan yüz ifadesini görse de buna inanmak istemedi. O, Matthew'di işte. Kızların gönlünü çalıp onları bir çöp poşeti gibi kullanan sonra da olması gereken yere atan Matthew'di. Çöpe atardı. Ilgın'ı direkt çöp yakma makinesine atmıştı. "Gabrial,"diye fısıldadı Matthew. "Ne zamandır birliktesiniz?" "İki yıl." Matthew şaşkınlıkla gözlerini açtı. "İki yıl,"diyerek tekrar etti. "Baya acı çekmişsin Ilgın, hemen ardımdan birini bularak." Alayla güldü. "Bir de gelip bana acındırak yapman yok mu, şaka gibisin." Ilgın kaşlarını çattı. "Matthew,"dedi sinirle. "Öncelikle bana laf ediyorsun ama benden sonra direkt eski sevgiline dönen sensin, ayrıca senin benim ne yaşadığım hakkında ne bilgin var ki böyle laubali laubali konuşuyorsun? Ben senin yüzünden evden atıldım. Beş parasız bir gün sokakta yattım geriye kalan her gün arkadaşlarımın evlerinde geçirdim!" Öfkeyle ayağa kalktı. "Bu da daha buz dağının görünen kısmı! Yaşadığım tüm acıların sebebi sen ve senin pis egon! Yaptıklarını legalleştirmek için bir de bana iftira atıp adımı çıkarmak da senin gibi bir dunkofa yakışacak bir şey!" Arkasını döndü. "Afiyet olsun sana!"diye bağırdı ve dolan gözlerine inat ağlamayarak dışarı çıktı. Matthew ise göz yaşlarını tutamadı. Lanet olası hayat! Neden sürekli onun üstüne geliyordu ki! ** Gabrial kız arkadaşının beline sarılıp koltuğa yatırdığında Ilgın tir tir titriyordu. Ama bu sefer korkudan değildi. Bu sefer kalbi acıyordu. Ruhu yanıyordu. Benliği sızlıyordu. Göz yaşlarını içine akıta akıta karşılık vermeye çalıştı ancak bunu sadece beş dakika yapabildi. Beş dakika sonra kafasını yana çevirip adamdan kurtuldu ve nefes nefese,"Olmuyor Gabriel."dedi. "Yapamıyorum." Gabrial oflayarak geri çekildi ve,"Ne zaman olacak Ilgın?"diye sordu. "Ben artık seni istiyorum, iki yıldır uğraşıyoruz ancak öpüşmekten ileri gidemedik." Ilgın sinirle doğrulup üstünü düzeltti. "Ben elimden geleni yapıyorum Gabriel!"diye çıkıştı. "Sen rahat rahat seks hayatı yaşa diye başkaları ile olmana bile sesimi çıkarmıyorum!" Gabrial sinirle elini saçlarından geçirip ayağa kalktı. Kot ceketi ve beyaz kısa kollu tshirtüyle acayip serseri duruyordu. "Biliyorum uğraştığını ama olmuyor!"dedi öfkeyle. "Bedenim senin için yanıyor!" Ilgın göz devirdi. "Bunun psikolojik baskısını bana yüklemene anlam veremiyorum." Gabrial oflayarak arkasını döndü ve mutfağa gitti. ** O gün gelmiş hazırlıklar yapılmıştı. Gala da sahne alacak olan Libero grubu çok heyecanlıydı. Her sahne almadan önce heyecanlanırlardı. Menajerleri yanlarına gelip,"Matthew gözünü seveyim bu sefer bir şeyleri mahvetme."dedi. "Bak yapımcılar o kadar kızıyor ki bu gala işi iptal olmasın diye bir yerlerimi yırttım." Matthew göz devirip takım elbisesinin ceketini düzeltti. "Bu sefer sorun çıkarmayacağım." Leonardi güldü. "O kaltağı gördüğün müddetçe sinirlerin bozulacak." Raoul sinirlendi. "Leonardi biraz daha adam akıllı konuşamaz mısın?" Matthew ofladı. "Susun." Menajerleri kablosuz kulaklığı ile konuşmayı bitirip heyecanla kafasını salladı. Sonra çocukları itelemeye başladı. "Sahne sizin, sahne sizin!" Sahneye çıktıkları gibi Matthew'in gözleri onu aradı. Ilgın. Adamın ilk ve tek gerçek aşkı. Yanındaki pislik Gabrial ile çok uyumlu giyinmişlerdi. İkisi de kırmızı ve tonlarını elbiselerinde çok güzel sergiliyordu. Grubun söylediği şarkı aşkla ilgili derin anlamlar barındıran özel bir şarkıydı. Bu şarkıyı ilk Ilgın'a dinletmişti Matthew. O gün de sadece onun gözlerine bakarak söyledi. Şarkıda geçen' Büyük aşkım,' kısımlarında kızın tüylerini ürperten o lanet bakışını atmıştı. Ilgın ise gözleri dolu dolu izledi adamı sahnede. Yaşlar aktı yanaklarından. Kalbi tuzla buz oldu. Gabrial bunu fark etmedi bile. Ancak Matthew kızın ağladığını anladı. Şarkının sonuna doğru tuvalete gitmek istediğini söyleyen Ilgın'ı Gabriel pek de umursamadı. Zaten Ilgın'da bunu istiyordu. Umursanmamak. Tüm genç kızlar adamı sahnede izlerken kalp krizi geçiriyordu. Herkesin aklında Matthew ve yakışıklı yüzü vardı. Ancak Matthew'in aklında sadece o vardı. O. Büyük aşkı.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD