Matthew yatağa yatırdığı kıza hayranlıkla ve hüzünle baktı.
Lanet olsundu.
Ilgın aniden irkilerek gözlerini açtı. Nerede olduğunu kısa bir süre anlamayınca Matthew kendisini gösterdi. "Güvendesin."
Ilgın gözleri dolarken dudağı büküldü.
"Matthew,"diye fısıldadı. Üstüne baktığında hâlâ o yırtık kıyafetleri giydiğini fark etti. "Bana o-"
Susup elleriyle yüzünü kapattı. Matthew,"Şistt,"dedi ve zoraki bir gülümseme ile yanına oturdu. "Sana kendi kıyafetlerimden verebilirim."
Ilgın elini yüzünden çekmedi. "Olur."diye mırıldandı.
**
Birkaç saatin sonunda salonda karşılıklı oturan ikili çok suskundu.
Özellikle de Ilgın.
Düşünmüyordu ki.
Düşünemiyordu.
Matthew iç çekti. "Özür dilerim Ilgın,"dedi bu biraz tabii geç olmuştu.
Üç yıl kadar.
Ilgın kafasını çevirip adama baktı. "Neden?"diye sordu fısıldayarak. Sesi çıkmıyordu.
Matthew omuz silkti. "Seni bırakıp gittiğim için."
Genç kızın yine gözleri dolmuştu. Lanet olsun.
"Önemli değil."
Matthew kafasını iki yana salladı. "Hayır önemli."dedi. "Belki o lanet arkadaşına inanmasaydım şu anda evli mutlu ve çocukluyduk."
Ilgın gülümsedi. "Hangi arkadaşım olduğunu tahmin edebiliyorum. Zeynep değil mi?"
Matthew kafasını salladı. "Bana fotoğraf attı."dedi. "Senle bir adam evde karşılıklı gülüyordunuz." Yanaklarını şişirdi. "Kan beynine sıçramıştı ve bir ay boyunca kendimce seni izledim. O bir ayda senin psikolojik şiddet uyguladığımın farkında bile değildim."
Ilgın ofladı. "Matthew bunları sonra konuşsak?"
Genç adam kafasını salladı. "Sadece şunu bilmeni istiyorum, ben seni hep sevdim."
Ilgın gülümsedi. Gülümseyince iki damla yaş düştü gözlerinden.
"Biliyor musun Matthew,"diye fısıldadı. "Sen de gittikten sonra ben kimsesiz kaldım." Burnunu çekti. "Lanet magazin haberini hatırlıyor sundur, babam Matth. Babam beni kapı önüne koydu." Gözünden bir damla yaş daha aktı. "Tam da beni terk ettiğin gece." Gülümsedi. "Param yoktu, okuyordum. Önce arkadaşlarıma gittim ama bir yere kadar gidebiliyor insan. Sonra kapı önünde buluyor kendisini. Dışarılarda yaşadım. Taciz edildim. Korkularım arttı, yenileri bile eklendi. İnsan öldürürüm diye çok korkuyordum. Param yoktu. Bazı günler yemek yemediğim bile olmuştu. Sonra bir gün bir kafede kara kara düşünürken Gabriel geldi ve beni tanıdığını söyledi."
Lânet olsundu Gabriel ile tanıştığı güne.
Matthew sessizce dinledi kızı. "Bana yardımcı oldu, doktora götürdü. Psikiyatri bana bir avuç dolusu ilaç yazdı. Kafayı yemiştim resmen. Doktora diyorum ki cinsel fobim var ve sanki birilerini öldürmek istiyorum ama istemiyorum da. Kendime bunu kanıtlayamıyorum. Doktor cinsel fobimin de zarar verme fobimin de çözümü olduğunu söyledi. Ancak ben cinselliği yenemedim ve Gabriel seni beklerim, üzülme falan diyerek beni rahatlattı ama bugün," hıçkırdı. "Matthew bana Gabriel tecavüz etti!"
Matthew yutkundu. Kız ne kadar çok acı çekmişti böyle. Matthew ayağa kalkıp kızın önünde diz çöktü. "Senin kadar çok acı çekmedim belki ama Ilgın,"diye fısıldadı. "Ben de acı çektim."dedi. "Hiçbir şey için çok geç değil. Tekrar mutlu olabiliriz, Gabriel 'e dava açıyoruz. Onu bu camiada rezil kepaze edeceğiz." Uzanıp kızın alnını öptü. "Her şey iyi olacak Ilgın. Tekrar başlayacağız. Sevmeye, yaşamaya, mutlu olmaya."
Ilgın adama şaşkınlıkla baktı. "Beni hâlâ daha seviyor musun?"dedi.
Matthew gülümsedi. "Ben sana aşığım Ilgın."dedi. "Ben sadece bu hayatta sana aşık oldum."
Ilgın şok üstüne şok geçirdi. "Matthew,"dedi fısıldayarak. "Sen ciddi misin?"
Genç adam kafasını salladı. "Beni tecavüze uğramış birini hâlâ seviyor musun?"
Genç adam yine kafasını sallayarak," Evet"dedi. "Seviyorum Ilgın."
Ilgın yutkundu.
Aldığı karar omuzlarına iyice çökse de söyledi. "Beni öper misin Matthew?" Burnunu çekti. "Vücudumdaki o lanetin pis lekesini siler misin? Benimle sevişir mısın?"
Hassiktir.
Hassiktir, hassiktir, hassiktir.
Matthew kızın yanına oturup ellerini tuttu. "Emin misin Ilgın?"diye sordu. "Bunu gerçekten istiyor musun?"
Ilgın kafasını salladı. "İstiyorum Matthew,"dedi göz yaşlarını silerek. "Gerçekten istiyorum."
Ve bu genç adam için yetmişti.
Kızın nasıl korktuğunu bildiğinden narin davranmıştı.
Usulca dudaklarına eğildi.
Ah, kokusu.
Nasıl özlemişti böyle.
Genç kız korkudan tir tir titriyordu. Ama karşılık verdi.
Genç adam yavaşça kızı kucağına alarak yatak odasına ilerlemeye başladı.
Her bir adım ileri gittiğinde kıza sordu. Ilgın korksa da ağlasa da kafasını salladı. Yap dedi.
Yap şunu.
Ve sonunda aşkla, mutsuzluktaki mutlulukla, ihtirasla birleştiler.
Matthew şu anda kafayı yiyebilirdi.
Sevdiği kadın kolları arasındaydı.
Her gece hayal ettiği beden hayalden de öte çok güzeldi.
Dolgun kalçası, ufak göğüsleri, ince beli.
Ah!
Matthew kızın boynunu öperken,"Seni seviyorum."diye fısıldadı. Ve yavaşça git gel yapmaya başladı.
Ilgın zevk alsa da ne inledi ne de başka bir şey.
Ağzını bıçak açmıyordu.
Ama şöyle bir şey vardı ki Ilgın temizlendiğini düşünüyor, öyle hissediyordu.
Genç adam göğüslerini ağzına alınca huylandı.
Genç adam kız zevk alsın diye elinden geleni yapmıştı ancak Ilgın put gibi yatıyordu.
Tüm Morlukların öptü, geçecek diye fısıldadı.
Gabriel pezevengine bunların hesabını soracaktı!
"Bu anın,"dedi terler alnında birikmiş gitgellere ara vermedim. "Hayalini ne kadar çok kurdum tahmin dahi edemezsin."
Ilgın gülümseyince adam da rahatladı.
Son iki darbesini sert tuttu.
Ilgın darbelerle sarsıldı.
Genç kız doyuma ulaşırken adamı kendisine çekmiş sarılarak sarsılmış, tir tir titremişti.
Sonra Matthew geldi.
Kafasını kızın boynuna gömmüş tohumlarını içine akıtmıştı.
Kızın kalp atışlarını hissedebiliyordu.
Matthew acaba rüya mı görüyordu?
Çok mutluydu.
Ilgın titreyen ellerini adamın saçlarına götürüp okşadı. "Teşekkür ederim,"diye fısıldadı. "Beni sevdiğin için."
Matthew kafasını kaldırıp kıza baktı. "Her şey çok güzel olacak Ilgın." Gülümseyerek dudaklarına uzandı. "Biz çok mutlu olacağız."
Ilgın adamın dudaklarına cevap verirken iç çekti. Mutlu olmak istiyordu ama yaşadıkları bu kadar çok ağırken nasıl başaracaktı ki?
Genç adam kız tarafından yatırılıp deli gibi öpüşürlerken kafayı mutluluktan yiyecekti.
Tanrım!
Teşekkür ederim!
Sonunda ikisi de yorulmuş uyurlarken aklına yeni gelen kızla homurdandı Matthew.
Aşkı yanında çıplak uyurken nasıl gelebilirdiki zaten?
Telefonuna uzanarak,"Ana, ben ayrılmak istiyorum."yazıp gönderdi. Saat henüz gecenin üçüydü.
Ana uyumamış olabilirdi.
Biraz bekledi. Ancak eski nişanlısı ne gördü, ne de bir şey yazdı.
Gülümseyerek yanında uyuyan sevgilisine baktı.
"Ti adoro."diye fısıldadı. "Hemde çok." Sonra telefonunu kenara koyup kızı çıplak belinden kendisine çekti ve sıkıca sarıldı. Ilgın uyuyor olmasına rağmen adama sımsıkı karşılık verdi.
Genç adam kızın saçlarını kokladı.
Aman tanrım,
Çok güzeldi.
Çıplak bedenini hissettiği her bir noktası alev alev yanıyordu.
Uyandığında bunların eğer rüya olduğu anlaşılacaksa, Matthew uyanmak istemiyordu.
**
Genç adam evden gelen tıkırtı sesleriyle gözünü açarken yanında uyuyan kızı fark ederek kocaman gülümsedi. Sonra sesin kimden geldiğini fark ederek,"Hassiktir."diye fısıldayarak ona sarılan kızı yavaşça kendisinden uzaklaşarak boxerını giyindi.
Vakit kaybetmeden odadan çıktı ve kapıyı sessizce kapattı.
Hızla mutfağa giderek,"ANA?"diye bağırdı. "Neden buradasın?!"
Ana hazırladığı sandivici gösterip,"Sana yemek yapmaya geldim?"diye sordu. "Sen niye çıplaksın? Hasta olursun böyle."
Genç adam ellerini saçlarına götürüp karıştırdı.
"Mesajımı almadın mi?"
Ana iç çekti. "Aldım ancak niye böyle bir şey istediğini anlamadım."
Matthew ofladı. "Hadi git buradan Ana."
Kafasıyla dışarıyı işaret etti. "biz ayrıldık."
Ana sinirle elindeki tabağı tezgaha bıraktı. "Bu kadar mı yani!"diye çığlık attı.
O çığlık atınca Matthew telaşlandı. "Bağırma!"
Arkasını dönerek odada bir kıpırdanma var mı diye baktı.
Sırtını kıza dönünce tırnak izleriyle,"Sen!"diye bağırdı Ana."Beni aldattın mı?!"
Hızla mutfaktan çıkıp adamın odasına gidecekken Matthew ardından koşup kolundan tuttu. "Ne yaptığını sanıyorsun sen?"diye kızdı. "Çık git evimden. Biz ayrıldık. Seni falan aldatmadı-"
"Matth?"
Hassiktir.
Ana sinirli bakışlarını adamdan çekip sesin geldiği odaya baktı ve kafasını çıkarmış onu gördü!
Lânet olsundu!
"Beni onun yüzünden mi bırakıyorsun?"diye sordu Ana hüzünlü bir sinirle. Sonra kolunu adamdan kurtarıp kıza bağırdı. "Seni adi sürtük!"
Ilgın şaşkınlıkla adama baktı. Matthew arkasını dönerek,"Sen odaya git sevgilim. Ben halledip geliyorum." Önündeki kızı itelerken,"Sevgilim mi!"diye bağırdı Ana. "Sana yazıklar olsun o orospu için beş yıllık geçmişimizi çöpe at-"
Matthew kızın suratına kapıyı kapatınca derin bir oh çekti.
Ana susmadı.
Kapının önünde yumruklarken bağırıyordu. "Seni lanet sürtük!"
Matthew gülümsemeye çalıştı. Sevgilisinin yanına giderek üstüne iç çamaşırlarını ve adamın tshirtini giymiş kıza baktı. "Günaydın aşkım."
Ilgın hüzünle kafasını kaldırıp adama baktı. "Ben Ana'nın varlığını unuttum Matth."dedi. "O kadar çok şey yaşadım ki aklımdan çıktı."
Matthew gülümseyerek kıza yaklaştı. "Onunla ayrıldım dün. Üzülme, öyle birinin varlığı yoktu."
Diz çöküp kıza baktı."Ben seni seviyorum."
Ilgın,"Ayrılmış mıydın?"diye sordu. Matthew kafasını salladı. "Evet."
Ilgın da tebessüm ederek,"Matthew sen beni gerçekten seviyorsun."diye fısıldadı.
Matthew hızla kıza sarıldı ve saçlarını öptü.
"Ilgın ben senin için canımdan bile vaz geçerim."