"Ilgın, DNA'da iki kişinin izi çıktı. Gabriel doku örneği vermiş olmalı. Uyuşursa açacağız davayı."
Matthew atladı. "Biri benim."diyerek araya girdi. Ilgın yutkundu. "Bu dava, gizli olabilir mi?"
Adam kafasını salladı. "Merak etme. İsminden kimsenin haberi olmayacak."
Matthew yanında oturan sevgilisinin saçlarını uzanıp öptü. Ilgın,"Teşekkür ederim."diye mırıldandı.
Bir kafede avukatlarlarıyla birlikte oturuyorlardı.
Birden magazin habercileri kafenin camından flashlarını patlattığında genç adam kızı yüzünü direkt omzuna kapattı.
Ilgın,"Of!"diye bağırdı. Matthew,"Sorun yok."diyerek kızın sırtını sıvazladı. Güvenlikler magazin habercilerini tutup gönderirken Ilgın,"Matthew herkes beni ara bozan olarak biliyor."diyerek burnunu çekti. "Sosyal medyada adım çıktı."
Matthew sevgilisine sıkıca sarıldı. "Gördüm."diye mırıldandı. "Ama bunu dert etme güzelim. Ben her şeyi halledeceğim. Hadi eve gidelim."
Ilgın kafasını salladı ve sarılmayı keserek içinden geldiği şekilde adamın yanağını öptü. "İyi ki varsın."dedi.
Matthew gülümsedi. "Bundan sonra her zaman var olacağım."
El ele ayağa kalkıp hesabı ödediler. Dışarı çıktıkları gibi Matthew kızın omzuna elini atıp göğsüne çekti ve yürürken saçlarına öpücükler kondurdu. "Ben bir rüyada değilim, değil mi?"diye sordu. "Bunlar gerçek?"
Ilgın tebessüm etti,"Kesinlikle gerçek."
Sonra aniden önlerini bir grup kameralı adam kesip bir sürü soru sormaya başladı.
"Efendim, Gabriel Bey ile ayrıldınız mı?"
Matthew kızın yüzünü kapatarak,"Çekilin arkadaşlar, lütfen!"diye uyardı.
"Efendim siz nişanlınız Ana ile ayrıldınız mı? Eski sevgilinize mi döndünüz?"
Matthew oflayarak,"Evet arkadaşlar ayrıldık. Ilgın ile evleneceğiz. Lütfen daha fazla soru sormayın! Çekilin!"
Arabanın park olduğu yere gelerek,"Bin güzelim."diye fısıldadı. Ilgın hızla bindi.
Kameralı adamlar pes etmemişti. "Ilgın Hanım siz Gabriel Bey'i kullandınız mı?"
"Bize evleneceğiniz söylendi."
"Matthew Bey düğün ne zaman?"
"Ne zamandır birliktesiniz?"
Ilgın sinirle sürücü koltuğuna oturan sevgilisine baktı. "Neden susmuyorlar?"
Matthew anahtarı çevirip,"Sen dinleme onları. İki kuruş para kazanabilmek için insanlığını kaybediyorlar."
Gazı kökleyerek konuşmaya devam etti. "Ben her şeyi düşündüm Ilgın,"dedi. "Önce evleneceğiz." Sonra yutkundu. "Tabii sen de istersen?"
Ilgın tebessüm etti. "Devam et konuşmaya."
"Okulunu bitirmediğin için pişman olduğunun farkındayım, sesin çok başarılı. Seninle sahne almak istiyorum. Böylece kendi ismini oluşturabilirsin."
Ilgın yutkundu. Utandı, ne diyeceğini bilemedi. "Matthew ben yapamam."dedi.
Matthew sağa dönüp,"Yaparsın."dedi. "İlk başta yanında her zaman ben olacağım zaten. Beraber söyleyip beraber kazanacağız."
Ilgın adama baktı. "Matthew ben ne diyeceğim bilemiyorum. Çok teşekkür ederim."
Adam sonunda evinin önüne geldiğinde gülümsedi ve yana bakarak kıza eğilip dudaklarına ufak bir öpücük kondurdu. "Artık teşekkür etme. Baştan, daha özgür,daha aşık bir şekilde başlayacağız."
Ilgın 'ın gözleri doldu. Adam geri çekilecekken öne atılarak dudaklarını tekrardan birleştirdi.
Onları izleyen biri vardı.
O gelmişti.
Gabriel.
Arabadan indikleri gibi üstlerine saldırdı. "Ilgın!"diye bağırdı sinirle. "Sen beni dava mı ettin!"
Matthew kızı arkasına alarak onlara atılan adamı sinirle ittirdi. "Siktir git belanı benden bulma!"
Gabriel öfkeyle bağırdı. "Nişanlım lan o benim!"
"Bok nişanlın!" Arkasını dönerek kıza baktı. "Sen daireye git."
Ilgın korksa da kafasını salladı. Gabriel bağırdı,"Hiçbir yere gitmiyorsun Ilgın!"
Ilgın koşarak apartmana girdi ve kapıyı hızla kapattı.
Matthew,"Sen bittin oğlum!"diyerek parmağını tehdit edercesine salladı. "O kıza yaptıklarını burnundan fitil fitil getireceğim!"
Gabriel,"Ne diyorsun lan sen!"dedi. "O kıza herkesten çok sen zarar verdin! Senin yüzünden ailesiz bile kaldı! Şimdi onu düşünüyor gibi davranıp kahraman mı olacaksın!"
Matthew alayla güldü. "Beni Ilgın affetti." Kaşlarını çattı. "Ilgın kendisini bana gönüllü verdi, senin gibi zorla birlikte olup ona tecavüz etmedim! Senin o s****i kopartıp eline verdireceğim. Siktir git buradan."
Gabriel dişlerini sıktı. "Sen Ilgın ile yattın mı?"
Ve,
Matthew daha fazla bu yüzsüze dayanamayarak Gabriel'e saldırdı.
**
Ilgın sevdiği adamın kaşına pamuğu bastırırken Raoul,"Oğlum herifi tanınmayacak hala getirmişsin!"diyerek gülüyordu.
"Orospu çocuğu."diye homurdandı Matthew.
Ilgın pansuman yapmayı bitirip adamın alnına bir öpücük kondurdu. "Cezasını çekecek."diye fısıldadı. "Sakin ol."
Raoul,"Savcı çağırmış diye biliyorum doku örneği almak için."dedi. "Siktik belasını."
Matthew istemsiz gülümsedi.
Ilgın yanındaydı.
İnanılır gibi değildi.
Raoul arkadaşının sırıtan yüzünü görünce güldü. "Ne oldu lan, Ilgın yanında diye ne bu mutluluk," kıza döndü. "Yemin ederim Ilgın üç yıldır bu dingili ilk defa böyle görüyorum."
Ilgın utandı. "Bende çok mutluyum."diye fısıldadı sadece.
Matthew derin bir nefes aldı. "Hâlâ inanılır gibi gelmiyor," güldü. "Sevgiliyle ailesi yüzünden buluşamadığım kız ile evleniyorum."
Raoul şaşırdı,"Hadi canım!"
Ilgın güldü. "Nikah şahidimiz olmak ister misin?"
Raoul heyecanla,"Şaka mı yapıyorsun? Tabii ki isterim!"diye şakıdı.
Sonra keyifle kumandaya uzanarak televizyonu açtı.
Gece magazinine bakacaktı biraz.
Açmasıyla karşısına iki arkadaşı çıktı.
"Şok! Şok! Şok! Birbirlerini unutamayan eski aşıklar Pisa da tekrar görüntülendi!"
Matthew,"ilk defa doğru bir şey söylediler."diyip güldü.
Ilgın ofladı. Eline telefonunu alıp sosyal medyadaki lanet yorumlara baktığında kanı çekildi.
"Gabriel'e acıyorum."
"Bu kız gerçek bir dolandırıcı."
"Gabriel üzümlü kekim, o kıza neler neler yapmana rağmen gitti. Kullandı seni."
"Matthew bu çirkinde ne buluyor?"
"Matthew bir şerefsiz, Ana'nın duyguları ile oynadı."
"Ana nasıl üzülmüştür."
"Matthew bir şerefsiz."
"Ben bunların iğrenç aşkının bitmediğini biliyordum. Güzelim İtalyan kızlar varken eli hamurunda Türk kızını ne yapacaksanız!"
"Bence çok yakışıyorlar. Evleneceklermiş onlar adına çok sevindim"
Bir yanıt.
'Böyle bir şeye nasıl sevinirsin? İkisi de eski sevgililerini kullandı. Umarım evlenemez ayrılırlar!'
Bir yanıt daha.
'Bu aşk sersemler. Herkese gelmeyen bir şey. Bırakın da istedikleri gibi yaşasınlar. Keşke ben de onlar gibi aşık olduğum insanı bulabilsem.'
Yanıt.
' Başkalarını mutsuz eden bir aşk mı? İstemem. Kalsın!'
Genç kız telefonun ekranını kapatarak gözlerini yumdu ve iç çekti.
Tüyleri diken diken olmuştu okuduklarıyla.
Başına ağrı girmişti.
Kaygıların oluşturduğu lanet baş ağrısı nasıl bir şey bilir miydiniz?
Şakaklardan enseye yayılan, yakıcı, baskıcı, kurtulması imkansıza yakın boktan bir ağrı.
Ilgın da bu vardı.
Eskiden cinsel takıntıları ortaya çıktığında olurdu.
Öğretmeni, bir arkadaşı vb birini görüp onunla ilgili cinsel iğrenç olduğunu düşündüğü şeyler hayal ettiğinde başına ağrı girerdi.
Çünkü Ilgın kimse ile cinsel bir şey yaşamak istemiyordu.
Ama istiyor gibi hissediyordu.
Sonra Matthew ile yakınlaşmaya başladığında ağrıları geri gelirdi.
Ama zihnini onun varlığına alıştırmış bundan kurtulmuştu.
Ve öpüşme.
Ilgın küçük bir öpücük için üç ay terapi almıştı.
Hemde ailesinden gizli.
Ailesi ağzına ederdi de ondan.
Ailesi geri kafalıydı.
Telefonu koltuğa bırakarak ayaklandı,"Ben biraz balkona çıkacağım."dedi ona merakla bakan iki erkeğe.
Matthew kafasını salladı. "Tamam."
Raoul arkadaşına fısıldadı. "Birden yine modu düştü."
Matthew iç çekti. "Oğlum kız tecavüze uğradı." Gözleri yine dolmuştu.
Matthew ağlayan bir erkek değildi.
Matthew en son sanırım yine Ilgın yüzünden ağlamıştı.
Ama bu son olan şeyi kaldıramıyordu.
Kızın başına gelenleri yediremiyordu.
Raoul ofladı. "Terapi falan aldırsak mi?"
Matthew kafasını salladı. "Konuşacağım. Ilgın telefonla bir şeyler yaptı, modu düştü birden." Uzanıp kızın telefonunu aldı.
Raoul kızdı. "Bırak lan kızın telefonunu."
"Dur be oğlum,"dedi Matthew göz devirerek.
Şifre.
Şifre ne olabilirdi?
Üç hakkı vardı.
Mantıklı atabilmek için üç hak.
Denedi. Kızın doğum günü tarihini denedi.
Hayır, bulamadı.
Kendi doğum günü tarihini denedi.
Ah hadi ama, zaten niye olsundu ki? Bu da değildi!
"Ilgın telefonun şifresi ne?"diye bağırdı. Belli ki üçüncüyü de bulamayacağı.
Ilgın homurdandı. "Dört tane sıfır."
Genç adam şifreyi girdiğinde ekranda çıkan yorumlar kısmıyla kaşlarını çattı.
Okudukça sinirlendi.
Okudukça öfke duydu.
"İnsanlar,"diyerek burnundan soludu. "Çok acımasızlar."
Raoul,"Bir şey mi yazmışlar?"diye sordu.
Matthew kafasını salladı. "Bir şey değil binlerce şey yazmışlar Raoul."
Ilgın balkonda öylece oturup nefes alırken karşı komşu balkona çıkıp birden ona bağırmaya başladı.
"Seni pis küçük adi sürtük!"
Ilgın neye uğradığını şaşırdı. "Gabriel yalnız değil duyuyor musun beni!!"
Matthew ve Raoul duydukları bağırışla hızla ayağa kalkıp kızın yanına koştular. Ilgın sinirle,"Ne diyorsunuz hanım efendi!"diye bağırdı.
Matthew kızın kolunu tutup kendisine çekti. Balkondan sarkan balık etli kadına bağırdı. "Gir içeri!"
Raoul arkadaşına arka çıktı. "Sizin gibiler yüzünden İtalya gelişmiyor!"
Kadın ünlü adamları görünce birden yumuşadı. "Hayranınızım!!!"
Genç adamlar göz devirip kızı tekrar salona çektiler.
Ilgın içeri girmesiyle dayanamadı ve göz yaşlarını serbest bıraktı.
"Matthew ben ülkeme dönmek istiyorum."dedi. "Ne olur ülkeme gideyim."