♫ Kavga♫

1027 Words
Katie bağırarak,"Ve son oyun!"dedi kameralara doğru. "Kızlarımız gelsin!"arka tarafa döndü. "Güzelim sende kalk bakayım,"Ilgın 'a baktı. "Adamların gözlerini kapatacağız, senin elini tanımaya çalışacaklar." Ilgın oflayarak ayağa kalktı ama bunu insanlar fark etmesin diye o kadar gizli yaptı ki onu izleyen Matth dışında fark eden yoktu. Yanından geçerken adama gurup fısıldadı. "Lütfen beni bulma." Matthew şaşkınlıkla kaşlarını kaldırdı. Ilgın kızların yanına geçip getirilen tezgaha elini koyarken içinden dua ediyordu. İlk Gabriel gözlerini kapattı. Elleri tutarken Ilgın sinir krizi geçiriyordu. Gabriel lanet olsun ki yine faka basmıştı! Neden bu kadar umursamaz biriydi ki? Neden hiç önemsememişti onu? Ah hadi ama Ilgın, Gabriel seni önemsemeseydi dışarda kalmana göz yumardı. Matthew gibi. Gözünü açtığında yanındaki kadının Ilgın olmadığını fark eden Gabriel dişlerini sıktı. Kendisine çok kızıyordu. Ilgın öfkeyle ona baktı. "İnanamıyorum sana."dedi. Gabriel ofladı. "Güzelim tüm eller birbirinin aynısıydı!" "Sus Gabriel ya. Şimdi bulurlarsa diğerleri kızma." Katie kahkahalarla,"Hey,hey,hey."diyerek araya girdi. "Sakın kavga etmeyin. Siz İtalya'nın en uyumlu çiftisiniz!" Matthew alayla güldü. Gabriel sinirle adama baktı. Matthew öldürerek bu falsoyu yok etmeye çalıştı. Katie güldüğünü kaçırmamıştı. "Hadi sıra sende aşkım."dedi. Adamın yanına giderek kafasını kaldırdı ve yüzüne baktı. "Aşkım sen kaç boyundasın maşallah ya," Matthew kadının elini dudaklarına götürüp centilmen bir halde öptü. "Bir doksan Signora." "Hadi gel güldüğüne göre sıra sende." Tezgaha doğru çekerek gözlerini bağlattı ve kızların yerlerini değiştirdi. Matthew biri yardımı ile yan yan gidip kızların eline dokunurken birden duraksadı. Bulmuş muydu? Kesinlikle bulmuştu. İyice okşadı eli. Uzun zaman olmuştu bu eli tutmayalı, hissiyatı hâlâ aynıydı. Yüzündeki hafif tebessümden haberi yoktu. Ilgın yutkundu. Ah, özlemişti. Erkeklerin elleri çok hoşuna gitmezdi ancak Matthew'in eli dünyanın en seksi erkek eli olabilirdi. Gabriel homurdandı. "Neden bu kadar çok oyalanıyor?" Matthew cevap verdi. "senin aksine Gabriel, ben eskiden binlerce kere tuttuğum eli tanımaya çalışıyorum." Ilgın gözlerini yumdu. Gabriel bu lanet programın teklifini neden kabul etmişti ki? Onu küçük düşürmek için mi? Ya da kendisini? Ya da Matthew'i? Matthew kesinlikle küçük falan düşmemişti. Biraz daha genç adam kızın elini tutarsa eğer dizleri titremeye başlayacaktı. Matthew kızın yanından geçerken söylediği cümleyi görmezden gelerek,"Bu."dedi. "Eminim." Katie mutlulukla dudağını ısırdı ve Ilgın'a gidip kızı Matthew'in ellerine bıraktı. El ele yavaşça sahnenin ortasına geçtiklerinde Matthew gözündeki siyah bandı çekti ve bum! Doğru bilmişti. Ilgın Türkçe fısıldadı. "Neden buldun beni?" Matthew değişik aksaanı ile Türkçe cevap verdi. "Çünkü olması gereken bu." "Değil,"dedi Ilgın gözleri dolarken. "Tüm İtalya'nın önünde kesinlikle olması gereken bu değildi." Elini hızla çekti adamın elinden. Gabriel'e döndü. "Katie, üzgünüm ama ben daha fazla bu rezalete devam etmeyeceğim. Yaptığınız şeyi anlamayacak kadar salak değilim. Programdan ayrılıyorum." Gabriel kıza sinirle baktı. "Ne yapıyorsun sen?"diye hırladı. Ilgın yutkundu ve öfkeyle,"Olması gerekeni!"dedi. Sonra da mikrofonu çıkarıp programdan çıktı. ** Gabriel ara sokağa girdikleri gibi sersem sevgilisinin boğazına sarılarak duvara yapıştırdı. Ilgın şaşkınlıkla kala kaldı. "Sen ne yaptığını biliyor musun!"diye hırladı yüzüne doğru. "O siktiğimin lanet programına neden çıktığımı ya da tüm bu siktiğimin şeylerine neden katlandığımı?" Ilgın boğazındaki baskı yüzünden zor konuştu. "B-bilmiyorum." "Senin yüzünden!"diye bağırdı Gabriel. "Tam üç yüz bin Euro borçlandım!" Kızı biraz çekip sırtını tekrar duvara yapıştırdı. "Ben bile çenemi tutup susmuşken sen susamadın!" Ilgın zorla yutkundu."Nefe-nef-nefes ala-alamıyorum." Gabriel biraz daha sıkıp kızın gözünden yaşlar akınca aniden bıraktı. Ilgın birden yere düşerek öksürük krizine girdi. Hunharca öksürüyordu. Gabriel sinirle,"Çok sinirliyim Ilgın!"diye bağırdı. "Sen mi ödeyeceksin dört yüz bin Euro'yu! Senin paran mı var sanki!" Ilgın gözünden akan yaşları silerek,"Özür dilerim."dedi. "Bilmiyordum." Öksürdü. Matthew ve arkadaşları genç çiftin olduğu ara sokağın önünden geçerken bir anlık kafasını çevirip oraya bakınca yerde öksüren kızı gördü. "Bir dakik-"diye mırıldandı arkadaşlarına. Raoul durup arkadaşının baktığı yere döndü. "O Ilgın mı?" Matthew bu cümle ile durmayı keserek hızla girdi ara sokağa. Gabriel kafasını çevirip onları görünce,"Ayağa kalk."diye homurdandı. "Geliyor beyinsiz sürüsü." Matthew yerden kalkan kıza bakıp telaşlı bir şekilde,"Sen iyi misin?"diye sordu. Ilgın yutkunarak kafasını salladı. "İyi-" sesi tam çıkmayınca boğazını temizledi. "İyiyim teşekkür ederim." Matthew korkmuştu. "Neden yerdeydin?" Bakışları kızın vücudunda gezdi. Bir şeyi yok- dur bir dakika. Boğazı neden kıpkırmızıydı? "Emin misin?"diye sertçe sordu ve öfkeyle Gabriel'e baktı. Gabriel gülümseyerek kızı kendisine çekti. "Ayağı takıldı düştü." Ilgın ağlayacaktı. Gözleri dolarken gizlemek için Gabriel'e sarıldı. "İyiyim Matthew."diye fısıldadı. Gabriel kızın saçlarını öperek,"Sen arabaya git ben geliyorum."diyince kafasını sallayarak arabaya ilerledi. Asla arkasına bakmadı. Ama eliyle ağzını kapatıp kaçan hıçkırığını sakladı. Matthew kız gittiği gibi sordu. "Sen vurdun mu bu kıza?" Çok sinirliydi. Ellerini yumruk yapmış sağ bacağı stresle hafif bir şekilde sallanıyordu. Gabriel güldü. "Ne diyorsun ya sen?" Arkasındaki şaşkın Raoul ve Luciano'ya baktı. "Alın şu arkadaşınızı sert kavga edeceğiz yoksa." Matthew bağırdı. "Boğazını mı sıktın sen onun!" Ana arabada beklemekten sıkılmış dışarı çıktığında sevgilisinin bağırma sesiyle oraya koştu. Ve karşı karşıya gelen iki adamı görünce eliyle yüzünü sıvazladı. "Sikeyim."diye homurdanarak koştu. Gabriel onlara koşan kızla gülümsedi. "Seni ne sikim ilgilendirir?"diye sordu. "Ana!"diyerek kıza baktı. "Sen de mi geldin?" Matthew arkasını dönerek onlara yaklaşan kızla küfür etti. "Seninle Gabriel,"dedi öfkeyle. "Bunu sonra tekrar konuşacağız." Sonra da dönerek sevgilisinin koluna yapıştı ve geldikleri yöne doğru hızla ilerledi. ** Ilgın odasında boğazındaki morluklara bakıp hüngür hüngür ağlarken Gabriel salonda kızı dinliyordu. Ne zaman susacaktı ki? Titreyen elleriyle boğazına dokundu. Fondöteni süngere döküp boğazına sürerken canı çok acıyordu. Kendisine olan öz saygısını yitirmişti. Çünkü Ilgın, Gabriel olmazsa bir hiçti. Parasızdı. Kimsesizdi. Yoktu. Gabriel ona şiddet uygulasa da gidemiyordu. İtalya'yı bilmiyordu bile, nereye gidebilirdi ki? Keşke üniversitesini bitirebilseydi. Böyle her şey daha zordu. En azından bir mesleği olurdu ve kendisine şiddet uygulayan lanet adamın yanında kalmak zorunda olmazdı. işi bitince göz yaşlarını silerek salona ilerledi. Korkuyordu. Gabriel pişman mıydı acaba? Biraz bile pişman olması genç kız için bazı şeyleri daha da kolaylaştırırdı. En azından yanında dururken bu kadar boktan hissetmezdi. Gabriel sonunda susup gelen kıza,"Bak iz bile kalmamış."dedi üzgün olmadığı her halinden belliydi. Genç kız alayla güldü. İz kalmamış sanıyordu. İz vardı. Hemde tüm boynu mosmor, yer yer yaraydı. Ilgın,"Gabriel beni dövdüğünün farkında mısın?"diye fısıldadı. Gabriel sustu. Kıza öfkeyle baktı,"Dünyanın hali ortada. Her ne kadar çok satan bir şarkıcı da olsam dört yüz bin Euroyu nereden bulacağım Ilgın ben? " Ilgın Türkçe bir şekilde,"Siktiğimin pezevengi."diye homurdandı. Gabriel anlamadı. "Ne?" "Özür diledim."diye yalan söyledi Ilgın. Gabriel birden gülümsedi. "Heh,"dedi. "Aramız soğumasın, tamam yanlış bir hareketti. Yapmamam gerekiyordu." Gabriel asla ama asla özür dilemiyordu. Çünkü Gabriel her ne kadar yanlış bir şey olduğunu bilse de yaptığını yanlış görmüyordu.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD