Emmy aynaya bakarken kendini değil, düzeni görürdü.
Her şey yerli yerindeydi:
Saçı düzgün, yüzü sakin, gözleri yorgun ama berrak. Beyin cerrahları böyle bakardı dünyaya—fazla duygudan arınmış, fazla korkudan uzak. İnsan kafatasını açan biri, kendi içini kapalı tutmayı öğrenirdi.
O sabah da farklı değildi.
Hastaneye gitmeden önce banyoda durdu. Ellerini yıkadı. Aynaya baktı. Gülümsedi. Kendine değil—güne.
Ve aynada, gülümsemeyen biri vardı. Emmy önce gözlerini kırptı. Yorgunluk. Uykusuzluk. On iki saatlik ameliyatlar bunu yapardı insana. Ama ikinci kez baktığında, o hâlâ oradaydı.
Kadın.
Emmy’nin arkasında değil.
Yanında.
Aynanın içinde.
Uzun saçları vardı. Siyah değil—ışıksız. Sanki ışığı emiyordu. Gözleri Emmy’ye değil, doğrudan içine bakıyordu. Ne öfke vardı yüzünde ne de tehdit. Sadece… merak.
Emmy arkasını döndü. Kimse yoktu. Tekrar aynaya baktı.
Kadın gülümsedi.
Dudakları kımıldamadı ama Emmy bir ses duydu. Kulaklarında değil. Kafatasının içinde.
“Seni seçtim.”
Emmy’nin kalbi hızlandı. Eli lavabonun kenarına gitti. Nefesi bozuldu ama panik yoktu. Panik, kontrolsüz insanların işiydi.
“Halüsinasyon,” dedi kendi kendine.
“Stres.”
Kadın başını eğdi.
“Hayır.”
“Sen çok zekisin. Kendine yalan söyleme.” Emmy aynayı kapattı. Işığı söndürdü. Banyodan çıktı.
Ama kadının sesi onunla geldi. Ameliyathane parlaktı. Fazla parlak. Işıklar beyni açarken insanın ruhunu da soyuyordu. Emmy masanın başındaydı. Ellerindeki titremeyi bastırmıştı. Konsantreydi. Hep olduğu gibi.
Hasta gençti. Beyin kanaması. Riskli ama yapılabilir.
Neşteri aldı.
Ve tam ilk kesiği atarken, camın yansımasında onu gördü.
Ameliyat lambasının metal yüzeyinde.
Kadın bu kez beyaz giymişti. “Ne kadar güzelsin,” dedi Lilith.
“Sadece yüzün değil. Kararların.”
Emmy’nin eli bir an durdu.
“Kesintisiz devam,” dedi asistana.
Ses tonu sakindi. Profesyoneldi.
Ama içinden bir çığlık yükseliyordu.
“Ben Lilith’im,” dedi ses.
“Ve seni seçtim çünkü sen çok iyisin.”
Emmy’nin nefesi daraldı.
“Git,” diye fısıldadı.
“Benimle konuşma.”
Lilith güldü. Bu bir kahkaha değildi. Daha çok bir memnuniyet sesi. “İyiler en çok kırılanlardır.”
“Ve en güzel silahlar… hep senin gibilerden yapılır.”
Emmy kesiyi tamamladı.
Kan aktı.
Ve ilk kez, bir ameliyat ona kâbus gibi geldi.