Pembeler ve beyazlarla dolu yine harika bir sabahtı. Osaka’daki gezilerine Japonya’nın diğer şehirlerinden birkaçını gezerek devam etmişlerdi. Tokyo. Teknoloji alışverişi için harika bir yerdi. Animeye ilgileri yoktu ama bunun da bir önemi yoktu. İnsanı heveslendirecek kadar çok detay vardı. Tapınak gezileri, sokak lezzetleri ve akıp giden sokaklar. Nil yaşamaya doyamamıştı. Metin’de Nil’i yaşamaya doyamamıştı. Sonra Kyoto’da geleneksel Japonya’yla tanışmışlardı. Şinto tapınağı olan Fushimi İnari Taisha’yı gezmiş, İnari dağı boyunca uzanan binlerce torii kapısının içinden geçmişlerdi. “Okami bereket tanrısıymış,” demişti Metin. “Sayın Okami, biz bereketli bir çocuk talep ediyoruz,” demişti Nil de dua eder gibi. Duasını ellerini önünde birleştirip asyalılar gibi öne eğilerek yapmıştı.

