Üç gün geçmişti… Ama Şervan için zaman ilerlememişti sanki. Aklı hâlâ o arabada kalmıştı. O birkaç dakikada… o öpücükte… Berfin’in dudakları hâlâ hissediliyordu dudaklarında. Nefesi… kokusu… sesi… Gözlerini kapattığında tek gördüğü oydu. O an… Berfin nefes nefese geri çekilmişti. “Şervan…” demişti titreyen sesiyle. Şervan ise hâlâ ona bakıyordu. Sanki bıraksa kaybolacak gibi. “Gitme…” dedi o an. “Senden ayrı kalmak istemiyorum.” Bu bir emir değildi. Bu… yalvarıştı. Berfin yutkunmuştu. “Babamla konuşup bu meseleyi hallederim Şervan… ama önce onunla konuşmam lazım.” Şervan sabırsızdı. Her zamanki gibi. “Hemen konuş!” dedi sertçe. “Bir dakika bile sabrım yok artık Berfin. Sadece benimle kal istiyorum… sadece benimle…” Berfin derin bir nefes aldı. “Tamam Şervan… konuşaca

