Bugün dersim geç başlıyordu ama ben Oğuz'u görebilmek için erkenden gelmiştim. Umarım onu görürdüm. Başımdaki bucket şapkamın yanı sıra güneş gözlüğümü de çıkarıp taktım. Bu şekilde beni görse bile tanıması çok zor olurdu çünkü yüzüm görünmüyordu. Tıp fakültesine doğru yavaş yavaş yürümeye başlayınca kalbim küt küt atıyordu. Bu yaptığım delilikti ama Oğuz için değerdi. Fakülteye girince etrafıma bakındım. O kadar büyüktü ki kaybolmaktan korkuyordum. Oğuz'u nerde bulabileceğimi bilmediğim için dakikalarca girişte heykel gibi bekledim ama onu göremedim. Beklediğim uzun bir sürenin ardından pes etmiş ve fakülteden çıkıp kendi fakülteme doğru yürümeye başlamıştım. Moralim çok bozulmuştu çünkü bugün Oğuz'u göreceğimi düşünüyordum ama bu olmamıştı. Oflayarak yürümeye devam edince kulağıma

