" Ezra bana söylemeden nasıl evlene bilirsin?" "Zeynep çiçeğim ben." "Yaaaaa inanmıyorum sana ya hani kardeştik biz? Hani anlatırdık her şeyimizi bir birimize. Bu muydu sende ki kıymetim? Ben kardeşim dediğimin evlendiğini aptal bir magazin dergisinden mi öğrenecektim." Haklı sitemiyle hızlıca kendimi açıklama çabasına girdiğimde karşı taraftan duyduğum titrek nefesle onunda benim gibi ağlamak üzere olduğunu anlamam uzun sürmemişti. "Zeynep’im ben haber veremedim. İnan o kadarı aklımın ucundan bile geçemedi......" söyleyeceğim kelimeler boğazıma ilmek ilmek takılırken zorlukla tamamladım cümlelerimi. "Zeynep'im ne olur gönül koyma bana bendeki yerini biliyorsun değil mi? Ben . Benim elimde olan bir şey değildi. Çok hızlı gelişti." "Ezraaaa görüşelim. Ne olur ne oldu bilmiyorum a

