ZEYNEPTEN Kaynayan çorbanın altını kısarak minik minik doğradığım maydanozları içerisine ilave ederek bir kere daha karıştırdığımda izlendiğimi hissetmiş bakışlarım usulca geriye dönmüştü. "Kadir ne yapıyorsun orada geç yat hazır çorban zaten getiriyorum ben şimdi." Üzerindeki siyah uzun kollu penye ve bacaklarını saran gri eşofmanla karşımda dikilirken hafifçe başını salladığını görmüş tebessüm ederek önüme dönmüştüm. Hazırladığım çorbayı siyah porselen bir kaseye koyarak bir tepsiye yerleştirdiğimde bir yandan da aklımdan doktorun dedikleri geçiyordu. Uzun süren bir ameliyatın ardından bedenine saplanan kurşunlar çıkartıldığında geride yüksek bir enfeksiyon kalmış bir hafta boyunca hastanede kalmıştık. Ezra bulunmadan hiç bir şekilde tedavi olmak istememiş kimsenin dediklerini

