YAZARDAN Genç adam etrafını çepe çevre saran koruma ordusun umursamadan hıçkırarak ağlamaya devam ederken bakışları ise ellerini kızıla boyayan kandaydı. Sevdiğinin kanı. Evladının kanı. Nasıl bir imtihandı bu, neyle sınanıyordu. Hangi günahının bedelini hayatındaki en masum olanlar ödüyordu. Neden bir türlü dinmiyordu ardı arkası kesilmeyen hıçkırıkları? Sahi en son ne zaman ağlamıştı bu genç adam? Ne zaman böylesine sarsılmıştı yıkılmaz sandığı omuzları. Beş yaşında, yada altı hangisinde canı şuan olduğu gibi yanmıştı? Burnundan çektiği derin nefes beraberinde yumruk yaptığı elleriyle birlikte bakışlarını bir kez daha saatlerdir baktığı ameliyathane kapısına çevirdiğinde hışımla ayaklanmış ona bakan korumaların irkildiğini görsede umursamadan az ilerde oturan ve sessizce ağla

