SELINDEN
İkimizde gördüğümüz şeyle dona kaldık. Karşımıza da Mert ve yanında tanımadığımız bir adam vardı buraya kadar herşey normaldi ama ortada iki tane daha kız vardı. Yan tarafa baktığım da Ece iyice sinirlenmişti ve kızlara saldırmamak üzere zor duruyordu.
Gözlerimi etrafa çevirdiğim de bar sandalyesinde oturan Baran yanında da esmer bir pomba vardı. Tüm vücudumu saran sinir ve kıskançlık hissi beni deli ediyordu. Mert bizi hala görmemişti.
"Selin ben yanlış görmüyorum dimi benim nişanlımın yanında bi kız var!!"
"Evet ama sakin ol tamam mı"
"Nasıl sakin olayım Selin nişanlımın yanında bir kız var hemde sarmaş dolaş." Ece'yi sakinleştirmeye çalışsamda bi anda bağırdı.
"MERT!"
Ece'nin bağırmasıyla Mert sıçradı ve etrafa bakınmaya başladı. Gözleri bizi bulunca hemen ayağa kalktı. Şaşırmış bir şekilde bize bakıyordu. Ece gözlerini bir dakika bile Merten ayırmıyordu. Bi anda Merte doğru yürümeye başlayınca bende arkasından gittim.
"Ece senin burda ne işin var."
"Bu soruyu benim sana sormak gerek dimi Mert senin bu kadınlarla ne işin var!"
"Ece biraz sakin olur musun lütfen "
"Mert'cim neler oluyor bu kim"
"Mertcim mi? Pardonda bu samimiyet nerden geliyor ve MertCim açıklar mısın ben kimim!"
"Esra bu şekilde konuşma! Tanıştırayım nişanlım Ece"
"Ben bi düzeltme yapayım o zaman eski nişanlım diyecektin herhalde dimi Mert"
"Bak Selin ben kendimi zor tutuyorum çok kötü şeyler olacak."
"Ece lütfen sakin ol hadi gidelim ben sana anlatıcam."
"Neyi anlatacaksın se-"
"Pardon da nereye gidiyorsun Mert o gitsin biz daha eğlenmeye başlamadık."
"Ben seni şimdi eğlendircem seni!" Deyip kızın saçına yapıştı daha ne olduğunu anlamadan Ece kızın saçına iyice asılmaya başladı.
"Yardım edin bırak beni"
"Daha demin konuşuyordun şimdi ne oldu ha"
"Bırak ya" Mert eceyi geri çekmeye çalıştığı zaman Ece yine esip gürledi.
"Sakın Mert dokunma bana sıra sana da gelecek."
"Ece bırak şu kızı"
"Daha hıncımı alamadım Selin bırak beni" Deyip saçlarına daha cok asıldı. Esra ecenin daha çok asılmasıyla çığlık attı.
Mert daha fazla dayanamadı Ece'yi belinden tutup çekti. "Mert beni bırak yoksa daha çok kötü olacak." Mert ece'yi kucağına alıp dışarı çıkardı. Esra da Mert ve Ece nin arkasından gicekken önüne geçtim.
"Sen nereye canım herhalde Ece nin verdiği ders yetmedi."
"Sen kimsin be çelik şuradan." Esra yanımdan geçecekken kolundan tutup durdurdum.
"Şimdi sana son kez diyorum arkadaşlarını da al ve burayı terk et fark ettiysen burdaki erkeklerin başı bağlı yani burdan size ekmek çıkmaz tatlım tamam mı şimdi al arkadaşlarını git!"
"Buna sen mi karar veriyorsun."
"Evet canım şimdi defolun!" Biz esra ile bakışırken yanımıza Baranın yanındaki esmer bomba geldi
"Bir sıkıntı mı var Esracım"
"Evet var!"
"Neymiş o"
"Siz en büyük sıkıntı sizsiniz."
"Allah Allah"
"Arkadaşını uyardım size burdan ekmek çıkmaz tatlım şimdi defolun!"
"Ya gitmezsek."
"Hemen gelicem tatlım bekle burada."
Barın kapısından güvenliklere seslendim.
"Pardon bakar mısınız?" Beni duyup hemen döndüler. Ve koşarak yanıma geldiler.
"Buyrun Selin hanım bir sorun var?"
"Evet şurada görmüş olduğunuz 2 hanfendiyi dışarı çıkarır mısınız?"
"Hemen hallediyorum."
Telsizden bir kaç kişiyi buraya çağırdı. Esra ve esmer pomba bu yaptığımı beklemiyor gibiydi bende onlara sevimli bir gülümseme atıp onları izledim. Kapıdan iki güvenlik daha geldi. Kızların kolundan tutup dışarıya çıkarmaya çalışıyorlardı.
"Bırakın bizi ya gitmeyeceğiz."
"Bırak dedim sana."
"Baran birşey demeyecek misin?" Barana sorduğu soru ile tüm gözler ona döndü. Baran yanımıza doğru gelip beni belimden tutup kendine çekti.
"Bana birşey demek düşmez benim yerime kararı müstakbel eşim verdi."
Baranın öyle demesiyle gözlerimi ona diktim. Az önce o müstakbel eşim mi dedi evet dedi ay kalbime birşeyler oldu ya bi heycanlandım. Ama sakin ol Selin hala ona bakarken oda beni dikkatlice izliyordu. Zor da olsa güvenlikler o 2 yellozuda çıkarmıştı. Sonra yanımıza diğer ismini bilmediğim Baranın arkadaşı geldi.
"Siz neymişsiniz be yenge Ece yengem kızı yolar sende laf sokmak benim yengelerimin helal olsun."
"Tanıştırayım en yakın arkadaşım Burak."
"Memnun oldum burak ve beni böyle tanımanı istemezdim."
"İnan seni böyle tanımam daha iyi ilerde bir şey olur önceden önlem almış olurum.”Dediğine gülerken içeri Ece ve Mert girmişti. Ece ve Mert'in yüzü 5 karıştı Hemen Ece'nin yanına gittim. Sanırım kavga etmişlerdi. Ece'nin yüzü solgundu.
"Odaya gidelim Selin." Sesi kasılmıştı demek ki olay büyüktü."Tamam hemen çıkalım."
Ece'nin koluna girip onu bardan çıkardım. Asansör gelince binip odaya çıktık. Kapıyı çalıp içeri girdik.
"Neredesiniz siz ya"
"Naz sonra anlatsam olur mu?"
"Tamam da Ece iyi mi?"
"Değil ama iyi olacak."
Ece'yi yatağa oturtum. Sadece yere bakıyordu konuşmuyordu dışarda neler olduğunu merak ediyorum ama şu an sırası değildi. Yaklaşık 10 dakika boyunca Ece'nin bir tepki vermesini bekledik ama hiç birşey demeden oturuyordu.
"Kızlar bu gece burda kalalım."
"Zaten bizde öyle düşündük abla Naz ve benim için oda ayarlamıştık."
"Saat zaten geç oldu sizde odanıza gidin."
"Ece?"
"Ben varım yanında siz erken de kaltınız yorgunsunuzdur hadi odanıza."
"Bir şey olursa hemen arayın.”
"Evet yenge birşey olursa hemen arayın."
"Tamam ararım."
Elif ve nazı gönderdikten sonra Ece nin yanına gittim.
"Ece sen şimdi kalk güzel sıcak bir duş al sonra konuşalım." Sadece kafasını salladı ayağa kalkıp valizine gidince, "Sen git ben getiririm kıyafetlerini."
Hazır Ece de duşa girmişken bende odayı toparlayıp yatağı açtım. Pijamam yoktu o yüzden belki kızlar almıştır diye dolapı açtım ve doğru tahmin etmişim. Dolapta asılı toprak renklerinde şortlu gecelige baktım üstü askılıydı.
Eceyede pijamasını çıkardım. Banyo kapısına gidip Ece’nin pijamalarını verdim. Üstünü giyip çıktıktı bende hemen arkasında girip üstümü değiştirdim sonra yüzümdeki makyajı çıkardım. Saçlarımı salaş bir topuz yapıp odaya geri döndüm. Yatağa oturup eceye döndüm.
"Anlatacak mısın? "
"B.beni dışarıya çıkardı ben onu o..o kızla görünce sinirlenmiştim. İlk başta o kızın kim olduğunu sordum ama cevap vermeyip geçirmeye çalıştı. Bende en sonunda bağırarak sordum o da eski bir arkadaşı olduğunu söyledi bende dedim ki sen eski arkadaşlarınla böyle sarmaş dolaş mı takılıyorsun dedim. O da ne alakası var dedi bende o zaman beni Sedat ile böyle görsen ne yaparsın dedim deliridi. Bnde daha çok üstüne gidip sen benim ismimin Sedat ile yan yana gelmesini istemiyorken şarmaş dolaş olsam ne yaparsın dedim. O...o da bana hep kıyaslama mı yapacaksın dedi senin bu yersiz kıskançlık krizlerinden bıktım dedi."
"Sonra sen böyle yaptıkça bu ilişki yürümez dedi biz seninle evlenicez ama sen hala yanımda kimi görsen çıldırıyorsun. O öyle değince şuradan birşeyler gitti bi an boşluğa düştüm Selin. Bu kız mert'in benden önceki nişanlısı herşey çok güzel giderken esra merti aldatıyor. Mert böyle birşey beklemiyor tabi sonra o günde biz mertle karşılaşıyoruz. Selin ben çok mu kıskançım"
"Hayır değilsin hem seven kadın sevdiği adamı bu dünyadan bile kıskanır."
1 saat sonunda Ece nin ağlaması dinmişti. Şimdi yatakta mışıl mışıl uyuyordu. Bende Ece’nin yanına biraz uzandım. Gözlerimi dinlendireyim derken baya baya uykuya dalmıştım.
Uykumun en güzel yerinde kapının yumruklanmasıya uyandım. Yan tarafa baktığımda Ece de kalkmış uykulu gözlerle bana bakıyordu. "Ne oluyor ya?"
"Bilmiyorum sen burada bekle ben bakayım." Üstüme sabahlığı giydim. Kapıyı açtığımda Mert ve Baranın beklemiyordum.
"Sizin ne işiniz var buradaki
"Çekil Selin Ece nerde?"
"İçerde ama sanane bundan hadi git."
"Selin!"
"Ne Selin! Sen onu Ece’nin kalbini kırmadan önce düşüncektin."
"Baran sıra senin kardeşim haydi.”Ne olduğunu anlamadan Baran beni sırtına aldı. Aralık kapıdan içeri Mert gidip kapıyı arkasından kapattı.
"Ya siz ne yapıyorsunuz indirbeni Baran indir!"
"Selin rahat dur!"
"İndir beni bu pisliğe kuzenimi yem etmem." Baran beni yere indirmeyince bende baranın sırtını ısırdım. Bir anda ani refleksle beni yer bıraktı.
"Kedi misin kızım sen"
"Sus ya" Deyip kapıya vurdum.
"Mert aç kapıyı! K apıyı aç Mert!” diye bağırdım. Kaç dakikadır kapıya vuruyorum ama açan yoktu.
Kapıya vururken yanımızdan iki tane adam geçti tabi ben üstündeki pijamamı unutmuştum. Adamlar beni süzerek gittiğinde Baran sinirlenmiş olmalı ki beni tekrar sırtına alıp asansöre bindik. Kaçıncı kata geldiğimizi bilmiyordum. Ama ben durur muyum asansöre bindiğimizden beri sürekli konuşuyordum.
Bir odanın önünde durup anahtarla kapıyı açtı. "Ya indir beni!” Diye tepinmeye başladım. Baran hızlıca beni yere indirip duvara yasladı. Üstüme eğilip aramızdaki mesafeyi azalttı. "Bence de artık susman gerekmiyor mu?"
Resmen sesim içime kaçmıştı. Üstüme daha da eğilip. "Hayırdır daha demin bülbül gibi ötüyordun şimdi ne oldu yada hırçın kedi mi demeliyim?” Konuşamıyorum çünkü dudaklarımız birbirine değecekti.
Baran üstümden çekildi. "Ben Banyo ya gidiyorum ve sende bu gece bu odada kalıyorsun yatak orda saat daha geç olmadan yat." Baran gidince hızla yatağa girdim. Uyumak en iyisiydi.
Bölüm Sonu...