LARA
Hakan sabaha kadar isyan etmiş Eren şerefsizin yüzünden bahçeden dışarı bir adım atamamıştım. Eğer evden çıkmış olsam babama hiç vakit kaybetmeden yetiştirirdi. Gece sokakta sesinin yankılanarak bütün evlerin ışıklarını yanmasını istemezdim. Yıllardır milletin ağzına sakız oldum bir de üstüne namusumu dile dolanmasına katlanamam. Senelerce bu mahalle arasında ah dili olsa da konuşsa defalarca asfalta kazınan bedenim babam dediğim adamın gür çıkan sesi ile hakarete uğradığım. Aşağılanıp kemiklerim kırılırcasına kadar dayak yiyerek sokağa fırlatılışım babamın korkusundan kimse bana yardım elini uzatmazdı. Bu yüzden kimse eve girip çıkmaya cesareti gösteremez zaten o cadı ile muhatap olmak isteyende yoktu. Bazen yaşadıklarım aklıma geldikçe mahallede yürürken insanların yüzüne bakamıyordum başımı öne eğmiş kaldırım taşlarını izledim ama insanlar acıyarak bakmaları içim cız ediyor. Beni gördüklerinde insanlar kendi aralarında fısıldaşıp dururlar Hakan ‘ın annesi Kadriye teyze oğlu ile ilişkimizden haberdardı fakat böyle bir ailenin kızını oğlunu yakıştıramadığını açık dile getirmese bile ifade etmekten kaçınmadı. Hakan annesinin düşüncelerini dile getirdim elimi sıkıca tutmuş söylenenlere kulak tıkadı. Çocukluk aşkım bir tek mahallede ondan başka kimse benimle konuşmaz oynamazdı. Günahım suçum yokken insanlar doğrudan bu ailenin kızı diye parmakla gösterildim. Suçum ne onu da bildiğim yok en ufak hatam ne bilim her adımım yaptığım şey ile cezalandırılırdım. Hep o kadının yüzünden okula bile başlamadığım sıra annemi kanserden kaybettim. Babam annemin toprağı soğumamışken bu kadınla evlendi aramızda fazla yaş farkı olmayan oğlu ile birlikte eve kuruldular. Ondan sonra hayatım zindana döndü iki dudağının arasında nefesim her an nefesimi kesebilir. Bana yaptıklarını anlatma bitmez derin iç çekerekken birde şerefsiz oğlu ondan farksız fakat büyüdükçe bakışları değişmeye başladı. Gözlerindeki iğrenç imalı bakışı pis pis gülüşü midemi bulandırıyor başlarda anlamamıştım gün geçtikçe bakmakla yetmedi. Taciz etmeye yeltendi defalarca elinden kurtuldum Hakan ne de hiç kimseye söyleyemedim. Babam dahil söylesem bile asla bana inanmazdı sonrasını kestiremiyorum. Tek kurtuluşum okulumu bitirmek gerçi okumak isteyişime taş koyu verdi saolsun lisedeki öğretmenim araya girmiş gelişi güzel babamın gözünü korkuttu. Böylelikle üniversiteyi kazanmış buralardan gittiğime sevinmiş bir daha geri dönmem derken. Maalesef öğretmenimin tayini doğuya çıktığından babama engel olamayacağı işine gelmiş fırsattan istifade fırtınasını estirip yurt taksitini ödemeyeceğini tehdit ederek beni geri getirdi. Amacının ne olduğunu biliyorum okulumu bitirmemi istemiyor son senem isterse ateşlerde yaksın asla vazgeçmeyeceğim….
Hazırlanıp çantamı alarak odadan çıktım aşağı indiğimde bahçede kurulu kahvaltı masası babam her zaman ki yerini almış. Gazetesini okurken göz ucu ile gelişimin farkında bana baktı.
“ sabahın bu vakti nereye gidiyorsun? “
“ okul kaydımı alacağım “
“ okulu falan unut “
“ son senem bırakmamı isteyemezsin “
Gazetesini sertçe masaya savurmuş ayağı kalktı
“ sen bana karşı gelip sesini mi çıkartıyorsun? “
“ bu zamana kadar sözünden dışarı çıkmadım okumak dışında bir isteğim olmadı. Gel dedin geldim son senem engel olma “
Olduğu yerden hızla yanıma geldi kaldırdığı elini yüzüme indirdi. Yana yatan yüzüm alev almış gözlerim doldu akıtmak için bekliyor bu sefer ağlamayacağım yaşlarımı geri gönderdim.
“ istediğini yap bana engel olamayacaksın hayatımı zehir ettin. Bir kez daha mahvetmene izin vermeyeceğim sana yük olmam endişe etme iş bulur kendi masrafları karşılarım “
Bir kez daha havalanan eli yüzüme ateş gibi indi kor gibi yanıyor alışkındım. Eve hapsetmek gidişime engel oluşuna direnip elinden kurtulup kapı dışarı attım bedenimi hızlı koşar adımlarla evden giderken ardımdan sarf ettiği sözler. İnsan öz evladına özellikle bir kız çocuğuna o sözleri yakıştırır mı? ne kahpeliğim kaldı ne de köpek oluşum. Hızlıca durağa doğru ilerken gözlerimden süzülen yaşlarımla ardımdan sözleri işittikleri insanlar duraksayıp bakmaları daha ne kadar dayanabilirim?
Rektörlükte oradan oraya evrak işi sürüklenip durdum sonunda işlerimi bitirmek üzereydim. Kayıt oluştururken son sınıfların staj yapması gerektiğini söylediler fırsat ayağıma gelmiş tepmek olmaz. Son sınıf olduğumdan birde üstüne derecemin yüksek olması göz önünde bulundurarak staj yapacağım firma ile görüşme sağlamaları işimi kolaylaştırdılar. Bu kadarını beklemiyordum elime adresi tutusturup ilk görüşme için beklediklerini iletmişler rektörlükten çıkarak. Adrese gittim plazanın önünde durdum ağzım bir karış açık koskoca Karahan Holding adından çok sık söz ettiren Türkiye ‘nin gözde şirketlerinden. Burada çalışmak gerçekten özel ve hayallerin ötesinde içeri adım atmış bana verilen kağıdı göstererek güvenliklerden geçtim. İçeri girmek hiç kolay olmadı burada kadroya girmek nerede ise imkansız gibi eğer başarırsam hayatımın dönüm noktası olur. Peki başaramazsam elime gözüme bulaştırırsam offf düşünmek bile istemiyorum. Ön mülakatı geçmiş finans bölümü staj için kabul edildim staj maaşı stabil ama iş performansıma bakılarak artıracaklarını ve yarın ilk iş başı yapacağımı söyledi. Sevinç çığlıkları atmamak için kendimi zor tuttum oradan ayrılıp güle oynaya yollara düştüm eve dönerek keyfimi kaçırmak istemiyorum sadece staj yaparak para kazanmam. Aklımdan geçenler daha fazla çalışıp para kazanırsam o evden giderim düşüncesi ile part -time iş arayışına girdim. Gün batıma kadar her yere cv bırakıp çıktım son durağım lüks bir Restoran oldu. Görüşme yaptım başta kabul etmedi alttan üsten girip şansımı denedim zorladım düşünür gibi yapıp sonrasında deneme süresi vererek akşamları ve hafta sonları full çalışarak garson olarak işe başlamamı istedi hem de bugünden itibaren başlamama izin verdi…
Bu gün kedi gibi dört ayak üstüne düştüm saat nerede ise gece 12 vuruyor. Evi aramasam da mesaj attım durumu izah ettim sonrasında telefonumu sessize almıştım defalarca aramış kesin uyumamış beni beklediğine eminim kopacak kıyameti iple çekiyordur. Sokağa giriş yapmış yolda yürüyorum
“ ştt.. “
Etrafıma baktım köşede çalıların arasına gizlenmiş sevdiceğim benim gelişimi beklemiş. Kimseye yakalamak gibi niyetim yok etrafıma dikkatlice bakınarak yanına gittim. Kollarının arasına sıkıca sarmış boynuma dudağını bastırdı hem de öyle böyle değil başımı döndürecek kadar şiddetli dudağını boynumda gezdirirken. Elleri rahat durmamış kalçalarıma inip avuçladığında kendimi toparlayıp kendimden uzaklaştırabildim.
“ ne yapıyorsun? “
“ ne yapmışım bebeği? Hasret gideriyorum özledim “
Diyerek belimden kavrayarak kendine çekip bastırdı ellerimi göğsüne koydum aramızda mesafe bıraktım
“ ne ara bu şekilde özlem giderir oldun? “
“ haydaaa özledim diyorum kızım anlasana “
“ Hakan sınırları aşıyorsun “
“ aramızda sınır mı vardı da ben mi bilmiyorum? “
“ vardı en azından böyle davranmıyordun “
“ nasıl davranıyor muşum? “
Sırnaşmaya devam etti
“ hem karım olacaksın sınırda neymiş? “
Kendimden bir kez daha uzaklaştırdım
“ farkındaysan evli değiliz o zamana kadar sabreder sınırların dışına çıkmazsan sevinirim “
“ iyi be amma da naz yaptın şurada özlem giderek dedik yemediğim laf kalmadı “
“ sen kafayı buldun ondan mı böyle davranıyorsun? “
Sarhoş mu diye kontrol ettim ama alkol kokusu gelmiyordu
“ sarhoş değilim hem sana yakınlaşmak için kafayı mı bulmam gerekli? “
“ Hakan sen bu değilsin “
“ nasılmışım? Söylesene “
“ tavırların benim tanıdığım Hakan ‘nın dışında davranışlar sergileyerek kelimeler sarf ediyor bilmediğim bir şey mi dönüyor? “
“ ben bildiğin o Hakan ‘ım asıl sana bir haller olmuş koşarak kollarıma geliyordun. Şimdi mesafeli yaptığım söylediğime takılır olmuşsun “
“ benim değiştiğim söylenemez sana koşarak geliyorsam huzur bulmaya geliyorum. Sırnaşıp oynaşmaya gelmedim hiçbir zaman “
“ iyi değin gibi olsun ama şunu söyleyeyim bu tavırların hiç hoşuma gitmedi “
Birde trip atıp yanımdan çekip gidişini izledim Allah aşkına neler oluyor? Hiç böyle tavır takılmazdı ilişkimiz saygı ve sevgi çerçevesi dışına çıkmazdı. Gel gör ki kurdurmuş gibi haline anlam veremez düşünceler içinde evin önüne geldiğimin farkına vardım. Derin soluk alarak bunun üstüne beni içeride beklediğini belli eden salon ışığının açık olması. Kapıdan içeri adım attım salonun kapısının önünde beliren babam kaşlarını çatmış elleri arkasında kollarının kıpırdadığını görebiliyorum. Kesin cezamı vermek için sabırsızlanıyor
“ neredeydin bu saate kadar? “
“ bahsetmiştim iş buldum çalıştığımdan bu saate kaldım”
“ sana verilen sınırları aşıyorsun sabah gitme dedim sözümü çiğnedin “
“ ilk defa kendi kararlarımdan dönmek istememem suç mu? “
Dibime kadar girmiş tokat attı yere kapaklanmamla
“ benim sözümden çıkmayacağını kaç kere söyleyeceğim “
ardında sakladığı kemeri savurdukça savurdu sırtımı kavurdukça kavuruyordu. Bu sefer yalvarmayacağım kemeri sırtımı kamçılarken
“ bir kere ya bir defa karşımda durmasan yanımda olsan bu çok mu zor? Ben sana ne yaptım bana olan öfkenin sebebi ne? bilmek istiyorum kızınım ben senin kızın dışarıdaki her hangi biri değil istersen öldür ama asla kararımdan vazgeçmeyeceğim baba bu sefer bana engel olamayacaksın “
Şiddetine dik durmuş istediğini yapmasına engel olmadan yaşlarımı akıtarak sözlerimin üzerine duraksadı. Tek kelime etmedi bir süre öylece sessiz kalıp beni olduğum yerde bırakıp gitti….